SON DAKİKA

Medyada Görülmeyen MHP Mitingleri Milli Vicdanlarda

Bu haber 12 Kasım 2013 - 9:25 'de eklendi ve 8 kez görüntülendi.

Doç.Dr.Ruhi ERSOY

Ana akım medya başta olmak üzere, İktidarın yan kolu olanlar da buna dahil, 9 Kasım 2013 Cumartesi Tandoğan’daki Türkiye gerçekliğini görmedi. Söz konusu bu gerçekliğin, elbetteki malum medya organları görmedi diye ortadan kalkacak hali yok. Nedir bu gerçeklik önce ona bakalım, sonra da yakın geçmişten bazı hatırlatmalarda bulunalım:

Küresel çevrelerle paralel siyaset üreten ve varlığını uluslararası dengelere ve ilk zamanlarda iç dinamiklerdeki kenara itilmiş kitleye borçlu olan AKP ve Erdoğan. Gerçekliği 11 yıllık iktidarın sonunda yıpranmış gerçeklik algısı ortaya çıkmış, Küresel çevrelere verdiği sözler sonucu ana gövdeyi oluşturan ve devletin kurucu unsuru olan Türk Milletini yok saymış ayaklar altına almış ve neredeyse tarih sahnesinden de silmek istemektedir. Öte yandan kendisinin dışa bağımlılık katsayısı arttıkça içte kendisine bağımlı şirketler, medya kuruluşları ve bunlar üzerinden menfaat temin edilen kitleleri oluşturmuş bir iktidar artık kendi içinde de tartışmalı hale gelmiştir. Yani “İmaret (aşevi) kapısında başlayan dostluklar kazan küçülünce kavgaya dönüşür” sözü eyleme geçmeye başlamıştır. Arınç-Erdoğan kavgası bunun ilk kıvılcımı olmakla beraber, Abdullah Gül, Tayip Erdoğan mücadelesi de kendisini 10 Kasın törenlerindeki konuşma metinlerdeki üslup farkında göstermiştir. Başbakan Atatürk dememiş sürekli Gazi Mustafa Kemal vurgusuyla Cumhuriyet sonrası süreç, ATATÜRK ifadesiyle sembolleştiği için yok sayılmıştır. Cumhurbaşkanı da sürekli ATATÜRK vurgusu yaparak yok sayılan Türk Milleti’nin gazını almaya çalışmıştır. Her ne kadar bir konuşma metninden bu kadar anlam çıkartılamaz dense de bütün açısından bakıldığında gerçeklik ortadadır. Cumhurbaşkanı 10 Kasım töreninde ATATÜRK vurgusuyla AHMET KAYA’ya verilen devlet nişanı ve devlet nişanından çıkartılana TC. ve Atatürk siluetinin açığını kapatmaya çalışmıştır. Tekrar başa dönecek olursak. Toplumsal gerçeklik olarak Türk Milletinin MHP mitingleriyle meydanlara inmesi Barsa’da başlayıp Ankara’da şimdilik son bulan Milli Değerleri Koru ve Yaşat temalı mitingler, artık adının sanının ülkesinin bayrağının tartışma konusu yapıldığını gören ana gövde devletin kurucusu ve sahibi Türklerin MHP ve Devlet Bahçeli’yle harekete geçtiği görülmektedir. Bu gerçeklik ise medya tarafından gösterilmemektedir. Hatırlayalım lütfen, doksanlı yılların başın RP’nin yükselişini de medya yok saymıştı, o medya Tayip Erdoğan’ın İstanbul’a Belediye Başkanı seçilmesi ihtimalini bile vermiyordu. Yine O medya 1999 seçimlerinde MHP’yi baraj altı gösteriyordu. Unutulmasın ki hakim güç kimdeyse sermaye ilişkili medya onun sesi soluğu olmayı kendine vazife edinir. Bu işi İlke ve ahlak anlayışıyla 57. Hükümetteyken bir tek Devlet Bahçeli yapmamıştır. Rivayet odur ki; dönemin İhlas Holdin Başkanı TGRT sahibi rahmetli Enver ÖREN “Devlet Beyciğim emirlerinize amadeyiz” dediğindeki ona verilen cevap ve beden dili olayın tanıklarının belleğinde kalıcı bir iz bırakmıştır. Son tahlilde Türk Milleti ayaktadır, diridir ve çok fazla gürültü çıkartmadan sandıkta iktidara ve küresel çevrelere yeni bir ders vermek için sabırsızlıkla beklemektedir. AKP ve CHP tahterevallisinin kurulup yok sayılan MHP’nin nerede olduğu 30 Mart akşamı kendisini gösterecek ve o yorumcular acaba biz neyi gözden kaçırdık demeye o zaman başlayacaklardır.

Söz konusu malum çevrelerin ezberini bozup bu sonucu almanın yolu, Liderin vizyonuyla ortaya konulmuş ve on aydır ülkenin ve ülkücülerin gündeminde olan mitinglerin coşkusundan alınan inanç ve iman doğrultusunda, her birimizin üzerimize düşeni yerine getirip ülkücülerin dışındaki kitleye de MHP’nin iktidar inancını ve Liderinin vizyonu doğrultusunda ve bu ülkeyi yönetecek potansiyelini aktarmayı vazife bilmektir.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.