SON DAKİKA

Mecliste Niye Olmasın

Bu haber 03 Ekim 2013 - 10:33 'de eklendi ve 12 kez görüntülendi.

Orhan Karataş

Türkiye’de siyasetin beslendiği ve her türlü istismara açık iki alan vardır. Bunlardan birincisi insanların ekmeği, diğeri de inancıdır. Bu kadar yanlışa, bu kadar yetersizliğe, bu kadar teslimiyete ve bu kadar ihanete rağmen, AKP’nin bugün hala ayakta kalması bu iki konudaki akıllara durgunluk veren istismarına bağlıdır. Aksi halde AKP’nin bu sicille bırakın hükümet olmasını, siyasette kalması bile mümkün değildi. Zira, AKP’nin yanlışlarının, yetersizliklerinin, teslimiyetinin ve bu millete ödettiği ağır bedellerin çok daha azına sebep olanlar siyasetten silindi gittiler.

Toplum mühendisliği

Ekmek ve inanç istismarı daha önceki dönemlerde de yapılmış ve sonuç alınmıştır. Ancak, AKP’nin yaptığı çok farklı bir şey. İkisini birbirini tamamlayacak şekilde götürüyor, nerelerde hazırlandığı malum olan bir toplum mühendisliği ile de hazmettiriyorlar. İnsanları kömür ve makarna ile göbeğinden bağlıyorlar, sonra da türbana sararak uyuşturuyorlar. Kömür, makarna ve türbanla alınan oy ülkenin ve milletin faydasına kullanılsa hiçbir itirazımız olmayacak. Ancak, bu kutsal değerler ayrışma, çatışma, kutulaşma ve bölünmenin yoluna mayın olarak döşeniyor. AKP’nin 11 yıllık varlığının, icraatının ve sicilinin kısa ve öz izahı budur.

Övüne övüne anlatacaklar !

Tarihin en ağır ve en yıkıcı paketini, tam da beklediğimiz ve tahmin ettiğimiz gibi, yine türbana sararak getirdiler. Emin olunuz ki, AKP’nin propaganda ekipleri şu anda ülkenin her yerinde, Türkiye Cumhuriyeti’nin PKK’ya verilen tavizlerle birlikte nasıl tarumar edildiğini değil, kamusal alana da türbanı nasıl soktuklarını övüne övüne anlatıp, afyonlama yapıyorlardır. Göreceksiniz bundan sonra başta sayın başbakan olmak üzere, bütün AKP sözcülerinin malzemesi bu olacaktır. Demokrasiden dem vururken PKK’nın fiili durum oluşturmasını nasıl kabul ettiklerini, dayatmalarını nasıl hayata geçirdiklerini, milleti nasıl ayrıştırıp kutuplaştırdıklarını, kendilerinden olmayan, kendileri gibi düşünmeyenlere her türlü baskı ve zulmü nasıl reva gördüklerini değil, türbanı nasıl özgür bıraktıklarını anlatacaklardır. İşin acı tarafı türbana sarılan teslimiyet, kayıp ve ihanet sadece PKK’ya verilenle sınırlı değildir. Suriye’de AKP’nin yardım ve desteği ile akıtılan Müslüman kanını da, İsrail’le kurdukları kirli işbirliği de bu türbanla örtüyorlar. Hırsızlığı, yolsuzluğu, talanı, yalanı da buna ekleyince analarımızın, bacılarımızın bu tertemiz örtüsünün nelere alet edildiği daha net ve daha ibret veren biçimde ortaya çıkıyor.

MHP’nin hizmeti

Bizim türbanla da, türbanlıyla da hiçbir zaman bir meselemiz olmamıştır ve olamaz. İnsanların ekmeği ve inancına her türlü saygıyı göstermek, önünü açmak ve yardımcı olmak, milliyetçi, ülkücü her insanın olmazsa olmazıdır. Nitekim, her zaman böyle olmuştur. Bugün Cumhurbaşkanlığı köşkünde eşi türbanlı bir Cumhurbaşkanı oturuyorsa, bunun yolunu MHP açmıştır. Bugün okullarda Peygamber efendimizin hayatı öğretilebiliyorsa, Kuran-ı Kerim seçmeli ders olarak okutulabiliyorsa, bu MHP’nin önergeleri ve katkılarıyla mümkün hale gelmiştir. MHP bugüne kadar her zaman ve her yerde türbanın istismarını değil, hizmetini yapmıştır. 28 Şubat baskısının en yoğun olduğu dönemlerde bile Kuran Kurslarının açık kalması MHP’nin direnciyle mümkün hale gelmiş, AKP iktidara geldikten sonra uzun yıllar bu düzenlemenin arkasına saklanarak istismarını sürdürmüştür. MHP’nin sicilinde, “okullara peruk takıp gitsinler” diyen bir yetkili yoktur, ama AKP’nin en zirvesinden böyle bir teklif gelmiştir. MHP’nin geçmişinde türbana sarılmış bir ihanet yoktur, ama AKP’nin sicili bunun örnekleriyle doludur. AKP’nin seçilmişlerinin arasında bugüne kadar bir türbanlı göremezsiniz, ama MHP daha birkaç gün önce açıkladığı belediye başkan adayları arasında bir türbanlı hanımefendiyi de göstermekte en küçük bir sakınca görmediği gibi, bunun istismarını yapmamıştır.

Mecliste niye olmasın?

AKP’nin türban üzerinden oynadığı son oyun, yine MHP Genel Başkanı sayın Devlet Bahçeli’nin bir hamlesiyle boşa çıkarılmıştır. Bugün Türkiye’nin konuşması, tartışması ve direnmesi gereken şey, PKK ile kurulan ihanet ortaklığıdır. Bundan daha önemli, bundan daha acil bir meselemiz olamaz. Ülke bir varlık yokluk noktasına getirilmiştir. Ancak, yukarıda da belirttiğimiz gibi, AKP yeni bir türban istismarıyla PKK ile kurduğu ortaklığı ve bu yolda açtığı paketi milleten kaçırmaya çabalamaktadır. Sayın Bahçeli’nin meclisin açılış resepsiyonunda bir soru üzerine, “Köşk’te türban var, Başbakanlıkta var, Mecliste niye olmasın?” değerlendirmesi, AKP’nin oyununu ve planını bozmuştur. Zaten böyle olduğu içindir ki, yanaşma ve besleme takımı anında harekete geçmiş ve bu sözü gizlemek ve unutturmak için hemen gündem değiştirmeye çabalamışlardır. Oysa, mesela bırakın MHP’li ve ülkücü olmasını, bir zamanlar MHP’nin önünden geçmiş birisi çıkıp, türban konusunda ters bir laf etseydi, bunu nasıl büyütür, nasıl üzerine atlar, nerelere çeker ve nasıl kıyameti koparırlardı.

Sonuç değişmeyecek

Ne yaparlarsa yapsınlar, gerçekleri bu milleten artık gizleyemezler. İnanç istismarı ile bu milleti daha fazla afyonlayamayacaklardır. Diğer taraftan yandaşlar, akrabalar servetlerini katlarken, milyonların nasıl açlık ve sefalete mahkum edilip, bir torba kömüre, birkaç kilo makarnaya muhtaç hale getirildiğini millet artık fark etmiştir. AKP’nin istismar çabaları ve demokrasi masallarıyla PKK’dan medet umması sonucu değiştirmeyecektir.

Orhan Karatasorhan@asikurtlar.com

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.