Asikurtlar©

MASKELER DÜŞMEYE DEVAM EDİYOR

MASKELER DÜŞMEYE DEVAM EDİYOR
28 Eylül 2015 - 19:56 'de eklendi ve 4040 kez görüntülendi.

Medya, anayasal bir hak olan haber alma hakkını insanlar ile buluşturan ve kamuoyunu aydınlatan bir araçtır. Ancak medyanın bu varoluş amacı, medya unsurunun ortaya çıktığı ilk zamanlardan beri hem ülkemizde, hem de diğer dünya ülkelerinde siyasi ve ticari kimlikli sebeplerden dolayı mecrasından saptırılmak istenmiş ve başarılı da olunmuştur.

Türkiye’de, özellikle son on üç yıllık AKP iktidarı döneminde yaşanan birçok siyasi ve toplumsal gelişme, medyayı daha çok sorgulanan bir unsur haline getirmiştir. Gezi Parkı olaylarında medyanın tutumu, özellikle de AKP iktidarının muhatabı olduğu 17-25 Aralık “Yolsuzluk ve Rüşvet” operasyonu sürecinde ortaya çıkan ses kayıtlarından iktidar-medya ilişkisi ile ilgili olanları, bu anlamda bir mihenk taşı olmuştur.

Her iki süreçte, AKP iktidarının Türk medyası üzerinde kurduğu korku imparatorluğunu ayrıntılarıyla göstermiştir. Böyle bir ortamdan geriye kalan dar bir alanda; baskılara, tehditlere ve tekliflere boğun eğmeyen, doğru bildiğinden ödün vermeyen, memleketimiz ve milletimiz için daima doğruları ve gerçekleri haykıran medya kuruluşları, yazar ve aydınlar, bin eğrinin içinde bir doğru kalmak ifadesinin vücut bulmuş halini temsil etmektedirler.

Türk milliyetçiliğinin yıllardır susmayan ve susturulamayan sesi Ortadoğu Gazetesi’nin atlıyı atından indiren yazarı Yıldıray Çiçek, şüphesiz ki bin eğrinin içindeki bir doğru ifadesine verilebilecek en güzel örneklerden bir tanesidir. Yıldıray Çiçek, aynı zamanda Ülkücü Hareketin 1980 sonrası dönemde yetişen en önemli yazar, fikir adamı ve kanaat önderlerindendir.

O, AKP İktidarı döneminde, Türklüğe karşı başlatılan haçlı seferlerinin en stratejik cephelerinden biri olan ve dalkavuklarla dolu bir maskeli baloyu andıran medya dünyasında, kimi zaman Atsız’ın “er” kişiliğinin, kimi zaman Necdet Sevinç’in çelikleşmiş iradesinin, kimi zaman S. Ahmed Arvasi’nin aydınlığının, daima elif gibi dosdoğru duruşun ve Türk için, Türk’e göre, Türk tarafından anlayışının görkemli bir hali ve köhnemiş medya dünyasında parıldayan bir yıldızın adıdır.

 

Bunların yanında, Yıldıray Çiçek’i önemli kılan bir başka özelliği de; kadrolu Türk düşmanlarınca büyük bir çoğunluğu ele geçirilmiş, köşe başları isimsiz vatan ve millet düşmanları, isimsiz münafıklar, BOP’cular, PKK seviciler, ikinci cumhuriyetçiler ile dolu olan Türk medyasında, Türklüğe ve Türkiye’nin tek kurtuluş çaresi, yıkılamayan tek kalesi olan MHP’ye kim düşmanlık yapıyorsa, bir kılıç ustası edası ve kılıçtan keskin kalemiyle onlara haddini bildirmesi ve bu kişilerin maskesini düşürmesidir. Yani demem o dur ki Yıldıray Çiçek, kimi zaman 1919’ların mütareke medyasına bile rahmet okutan işgal altındaki günümüz Türk medyasında, yazarların Kürşad’ıdır!

 
Yıldıray Çiçek, medya dünyasında verdiği bu kutlu mücadeleyi, bir süre önce ikincisi yayınlanan “Medyada Düşürülmüş Maskeler” adlı kitaplarında topladı. Birinci kitap, 2005-2010 yılları arasında Ortadoğu Gazetesi’ndeki köşe yazılarında, davulu kendi omzunda ama tokmağı başkalarının elinde olan sözde aydın, yazar ve yorumcuların düşürülen maskelerini gözler önüne seriyor. Bir süre önce çıkan ikinci kitap ise, 2011-2015 yılları arasında yine Ortadoğu Gazetesindeki köşe yazılarında düşürülen maskeleri okuyucuya sunuyor.

 
“Medyada Düşürülmüş Maskeler 2″ kitabında, ilk kitapta olan birçok ismin maskesi yine düşmeye devam ederken, maskesi düşenler arasına yeni isimlerde katılıyor. Yıldıray Çiçek’in bu yeni eseri; işgal altında bulunan ve milletimizin gözlerine mil çekmeye çalışan iş birlikçi yandaş medya dünyasına karşı gerçekleri ve doğruları haykıran ve medya üzerinden yapılan operasyon ile milli refleksleri alınan insanlarımızda yeniden milli bilinç ve milli direnç oluşturacak bir destan aynı zamanda.

 
İş birlikçi ve yandaş medyanın, yıllardır milletimiz üzerinde yaptığı hipnozun halen daha etkisinden kurtulamayanlar için”Medyada Düşürülmüş Maskeler-2” kitabı, milli bir ilaçtır. Kitaptaki her bir köşe yazısı, hem Türkiye’nin ve Türk siyasetinin, hem de medya dünyasının özgürlük, güvenirlik ve tarafsızlık açısından AKP döneminde düşürüldüğü işler acısı halin bir manifestosu. Kitaptaki köşe yazılarını okudukça, gerçekler görülmesin diye gözünüzün önüne çekilen perdenin kalktığını hissedeceksiniz.

 

 

Kitaptaki köşe yazılarının altında yazılma tarihleri de mevcut. Yazıların yazılma tarihlerine dikkat edip, yazılarda bahsedilen olayların bugünkü durumuna baktığınızda, Yıldıray Çiçek’in ve Türk milliyetçilerinin nasıl haklı çıktığını göreceksiniz .”Medyada Düşürülmüş Maskeler-2” kitabı; gazetecilik ve yazarlık kimliği altında iktidar için kiralık kalem ve tetikçilik görevi yapanların, bu uğurda nasıl bir karaktersizlik örneği sergilediğini, değer ve kavramların içini nasıl boşalttığını ve dönüştürdüğünü, bu kişiler için doğru ve yanlışın iktidarın menfaatleri ölçüsünde önem taşıdığını deşifre ediyor.

 

Kitapta, AKP muhalifi bilinen ama yazıp çizdikleriyle AKP’ye durduk yerde prim yaptıran ve aslında AKP ağzıyla sözde AKP muhalifliği yapanları da bulacaksınız. Bu anlamda da, kumaşını bildiğiniz kimi gazeteci ve yazarlar hakkında daha detaylı bilgiler öğrenecek, hakkında olumlu düşüncelere sahip olduğunuz kimi isimlerin maskesinin ardında ki gerçek yüzü görecek, kimi kiralık kalemleri ilk defa tanıyacak, kimi isimlerin ise, dönemin şartlarına göre nasıl bir anda saf değiştirdiğini ve menfaatin nelere kadir olduğuna şahitlik edeceksiniz. Bazı medya kuruluşlarının da, Türk milleti aleyhindeki amaçlara nasıl hizmet ettiğini anlayacaksınız.

 

 

”Medyada Düşürülmüş Maskeler -2” kitabının, tıpkı ilk kitapta olduğu gibi, yansıttığı en ibretlik tarafı; iş birlikçi medyada kapitalist ücretlerle kalem oynatan eski tüfek komünistlerin, sözde İslamcı kimliğe sahip olan ama Müslümanlığa yapılmadık ihanet bırakmayanların yanında olan İslam’dan bihaber İslamcıların ve aslında liberalliği her dönemin adamı olmaktan ibaret olan, birbirine zıt ve birbirinden farklı gibi görünen yazar ve aydınların, söz konusu Türklük ve MHP düşmanlığı olduğunda nasıl aynı çizgide buluştuklarının tüm çıplaklığı ile görülmesidir.

 

 
Yıldıray Çiçek’in bu önemli eserinde, Abdülkadir Selvi’den Hüseyin Gülerce’ye, Ahmet Altan’dan Hüseyin Yayman’a, Ahmet Hakan’dan Emin Pazarcı’ya, Ahmet Takan’dan Hasan Cemal’e, Ahmet Taşgetiren’den Ruşen Çakır’a, Alev Alatlı’dan Şamil Tayyar’a, Sevilay Yükselir’den Serdar Turgut’a, Mümtazer Türköne’den Mehmet Barlas’a, Sebahattin Önkibar’dan, Yiğit Bulut’a, Rahmi Turan’dan Soner Yalçın’a kadar farklı cenahlardan bilinen birçok yazar ve gazetecinin çelişkilerini ve ikiyüzlülüklerini ortaya koyarak maskelerini düşürdüğünü gördüğünüzde, eminim ki bahsi geçen isimlerden bazıları hakkında düşüncelerinizi yeniden gözden geçirecek ve Türkiye’de bir ”medya ihaneti” yaşandığınızda anlayacaksınız.

 

 

Kitabı okuduğunuzda, iktidarın ve asırlık Türk düşmanlarının değil, milletimizin ve devletimizin menfaatlerini savunan milli bir duruş sergileyen medyaya sahip olmanın, Türkiye’nin içine hapsedildiği cendereyi kırma noktasında ne kadar önemli bir gereklilik olduğunu ve düşürülen her maskenin Türk milletinin bekası için düşürüldüğünü fark edeceksiniz.
“Medya Düşürülmüş Maskeler -2” kitabındaki köşe yazıları, çözüm süreci denilen ihanet ve yıkım süreci ile 17-25 Aralık Rüşvet ve Yolsuzluk Operasyonu sürecinin gerçekleştiği dönemi de kapsaması ve bu süreçlerde yaşananlarla ilgili de ibretlik manzaraları göz önüne sermesi, kitabı ayrıca önemli kılmaktadır.

Yıldıray Çiçek’in, Türk milliyetçiliği penceresinden bakarak, ince bir zekâ ve usta kalemi ile tarihe düştüğü bir not olan, hafızayı canlandırma ve diri tutma özelliği taşıyan ” Medyada Düşürülmüş Maskeler -2” adlı eseri, hem bizlerin günümüzü, hem de bugün içinde bulunduğumuz buhranlı dönemi, yıllar sonra yeni kuşakların doğru okuyabilmelerine ışık olacak eşi bulunmaz bir kaynaktır.

 

 

Böylesine önemli bir eseri, dostu düşmanı tanımak ve tanıtmak adına hem okumak hem de okutmak milli bir görevdir. Kaleminin mürekkebine, vatan ve millet sevgisini, doğruluğun hikmetini ve Ülkücülüğün idealistliğini katarak bu eseri ortaya çıkaran Türk’ün cesur ve yiğit kalemi Yıldıray Çiçek’ten Türk milletine ışık olacak daha nice güzel eserleri okuyabilmek dileğiyle…

Fatih ERGİN

Etiketler :
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER