Asikurtlar©

Mankurt Olmadığımıza Göre…

Mankurt Olmadığımıza Göre…
14 Mayıs 2016 - 9:21 'de eklendi ve 4329 kez görüntülendi.

 

 

Eski Çin, yeni İngiliz, bir süredir de Amerikan bölgesel savaş taktiği olan “düşman unsurları birbirine kırdırma” hamlesi, son zamanlarda AKP tarafından da benimsenmiş görünüyor.
Milletleri kendi içinde bölmek ve birbirine kırdırmak olarak özetleyebileceğimiz bu taktik, Çinliler tarafından mankurtlaştırma, boyları birbirine düşürme ve taht kavgası olarak uygulanırdı.
19. Yüzyılda İngilizler, etnik ve dinsel renklilik konusunda rakipsiz bir coğrafya olan Hindistan’da büyük tecrübeler kazandılar.

20. Yüzyılda Kahire valisi Mac Mahon ve İngiliz harita Albayı Lawrence tarafından yayılan Arap
Milliyetçiliği de bu tecrübelerin Ortadoğu’ya aktarılmasından başka bir şey değildi.
Günümüzde ABD ve İsrail, nüfuzlarını kullanarak etnik grupları çarpıştırmaya devam ediyorlar.
Hiçbir etnik grubu sahipsiz bırakmaya gelmiyor. ABD’nin Körfez Savaşında Kürtleri, vatandaşı oldukları Irak devletine karşı nasıl kullandığına yakından şahit olduk.
Bu kullanım şekli, Saddam yönetiminden çok uzak bir NATO ülkesi olan Türkiye için bile ciddi bir tehdit olarak önümüzde duruyor.
“PYD’nin ne olduğu” konusunda ABD’nin kullandığı “tecahül-ü arif” sanatı, yavaş yavaş bir karikatüre dönüşüyor.

Bütün bu bol verimli, az zayiatlı savaş stratejileri de birilerine ilham veriyor!
Farkında mısınız? Son zamanlarda ekranlarda ne kadar çok “MHP programı” yapılıyor?
Aynen ipek kuşağındaki kılıcı yerlerde sürünen Çinli piyadelerin kösele zırh kuşanmış Türk süvarilerle baş edemeyip, Türklere karşı kendi kardeşlerini kullanması gibi AKP kanalları da Ülkücüleri birbirine kırdırarak bir kaos tablosu çizmeye, MHP’yi gözden düşürmeye çalışıyor.
Ülkücüleri bir türlü ekrana çıkarmayan, bir sürü ihtisası kendinden menkul yağcıyı “siyaset uzmanı” diye saatlerce ekranda tutan TV kanalları, MHP’lileri iki kısma ayırıp saatlerce tartıştırıyor.

Akşam Habertürk’te sunucu: Bu yoğunluğun sebebini soran bir MHP’li hatibe, istihza ile gülerek: “biz buna sıcak haber deriz!” diyor.
Olağan Kurultayı 18 Mart 2018’de yapılacak olan MHP, nasıl oluyorsa birden bire tüm medyanın ilgisini çeken bir “sıcak haber” oluyor!..
Peki bundan MHP yarar mı görüyor? Hayır!.. Bu ekran bolluğunu fırsata çevirmek mümkün; ancak camia bu olan bitenden hiçbir yarar görmüyor.

Hatta kitle o kadar gerilmiş durumda ki iki saatlik programdan geriye Cemal Enginyurt- Yılma Durak kavgası kalıyor!
Bazı arkadaşlar da birdenbire, “Kraliyet Leydi Akademisinin Oxford doktoralı diksiyon hocası” oluyor!
Cemal Enginyurt’un partisini savunmak adına “yalan” bir beyana “külliyen yalan” demesi “kabul edilemez bir hakaret” oluyor da…
Yılma Durak’ın “MHP, 1999’da Apo’yu kurtarmak için DSP ve ANAP’la koalisyona girdi” demesi nedense hakaret olmuyor!..

Bence bazı arkadaşların, bir an önce bu cinnet halinden çıkıp; kendi konumlarını ve bakış açılarını ciddi bir şekilde kontrolden geçirmesi gerekiyor!
Kulüp tutar gibi aday tutabilirsiniz!.. Ama MHP milli takımdır!
Milli takım söz konusu olduğunda kulüp renklerini unutmalısınız.
Evet Cemal Bey, mizacı gereği belki biraz sert konuşmuştur; ama sözleri “kırmızı-beyaz”dır!
Partiyi savunmuştur. Teşkilatı savunmuştur, hakkı, hakikati, yani bizi savunmuştur. “Sen adam mısın?” sözü ise Yılma Durak’a yakışmamıştır.
Aslında “MHP’den uzaklaşmayı, başka partilerde siyaset yapmayı” hatırlatan isimlerin orada olması,
MHP ve kurultay tartışmalarına katılması, büyük hatadır.
Oradaki mevcudiyetleri: “Muhaliflerin MHP’den ayrılmaya meyilli gibi gösterilmesi” yönünde bir “Alo Fatih” kurgusu olmalıdır.
Zaman içinde farklı mevziler almış, parti değiştirmiş olanlara, hariçten gazel okutulmuştur.
Derdi olan, kendini aklayıp kurtaracak şekilde ezbere konuşmuş; hariçten okuduğu gazel de elbette “zatına mahsus” olmuştur.

MHP’nin kurultay tartışmaları, MHP’den gitmiş olanların, bu gidişlerini meşrulaştırma platformu olmamalıdır..
Hiç kimse kendi firarını meşrulaştırmak için MHP hakkında yalan haber üretmemeli; bize iftira atmamalıdır.
“Yalan”a gösterilen “külliyen yalan” tepkisini de “büyük hakaret” diye manşet yapmamalıdır. Çünkü bu da “külliyen iftira”dır!..
Ekrana çıkanlar, her fırsatta Ülkücülüğün erdemini örnekleyerek; milletimizin MHP özlemini tasvir ederek, bir kardeşlik tablosu çizmeli ve avcının tuzağına düşmemelidir.

Kürşat marşıyla yetişenler, Kürşat’ın çağrısını duymalı, Tarih bilinciyle Ülkücü olanlar, Tarihte neler yaşadığımızı hatırlamalıdır.
Hint fakiri değiliz, afyon yutmuş Çin köylüsü değiliz. Cahil bedevi değiliz, dara düşmüş peşmerge hiç değiliz.

Kafamıza ıslatılmış deve derisi bağlanmadığına, güneşte kurutulmadığına, saçlarımız içeri doğru çıkıp da beynimizi sulandırmadığına göre…
Yani “mankurt” olmadığımıza göre…
Ülkücüler, sonu esaret olan kardeş kavgalarından şiddetle kaçınmalı…
Esas hedefin “MHP’nin başarısı” olduğu asla unutulmamalıdır!..

Şükrü Alnıaçık

Etiketler :
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER