SON DAKİKA

METAL YORGUNLUĞU?

Gündem Yazıları

Maksat Hasıl Oldu

Bu haber 19 Nisan 2017 - 12:40 'de eklendi ve 20 kez görüntülendi.

Referandum sonuçlarıyla birlikte Türkiye yeni bir döneme girmiştir. Daha hızlı karar alabilen, yüklerinden kurtulmuş, yetkisini ve gücünü doğrudan milletten alan bir hükümet sistemi ortaya çıkmıştır. Bu süreçte en hayati rolü hiç şüphesiz MHP oynamıştır. Akıl ve izan sahibi herkesin görüp kabul ettiği bu gerçek, Türk milletinin büyük bölümünden takdir toplarken, bazı kesimleri de çılgına çeviriyor. Meydanı boş bulduklarını zannedip kin kusuyorlar. MHP Genel Başkanı sayın Devlet Bahçeli grup toplantısında hem referandum sonuçlarını değerlendirdi, hem de bu zavallılara unutamayacakları bir ders verdi.

PRANGALAR SÖKÜLDÜ

Sayın Bahçeli konuşmasının başında 16 Nisan referandumunu ve MHP’nin rolünü şu sözlerle değerlendirdi:
“Milliyetçi -Ülkücü Hareket başladığı bir işi yarım bırakmamış, verdiği sözlerin altında kalmamıştır. Taahhütlerimizin gereği yapılmıştır. Bu ülke için ettiğimiz yeminler tutulmuştur. Türk milleti onayına sunulan anayasa değişikliklerini hür iradesiyle, yüzde 51,4’lük çoğunlukla kabul ve tasdik etmiştir. Bu gelişme azımsanamayacak, küçümsenemeyecek bir başarıdır. Artık sistem tartışmaları son bulmuştur. Artık fiili karmaşa sona ermiştir. 11 Ekim 2016’da neyi öngörmüşsek, takip eden gün ve aylarda neyi hedeflemişsek birer birer hayata geçmiştir. Türkiye’nin ayağındaki prangalar sökülüp atılmıştır. Milli bekamıza sahip çıkılmıştır. Milli ve tarihi haklarımıza onay verilmiştir. Birlik ve dayanışma ruhu öne çıkmıştır. Kardeşliğimiz perçinlenmiştir. Bağımsızlığımız pekişmiştir. Cumhuriyetimiz gücüne güç katmıştır. İstikbalimizin önündeki pürüzler kaldırılmış, milli iradenin ufkuna gerilen sis perdesi yırtılıp atılmıştır.”

KAZANANLAR VE KAYBEDENLER

Her seçimin bir kazananı, bir kaybedeni olur. Sayın Bahçeli bu referandumun kazananları ve kaybedenlerini şöyle sıralamıştır:
“Kazanan Türk milletidir. Kazanan demokratik seçimini yaparak hayır veya evet diyen tüm vatandaşlarımızdır. Kazanan Türkiye’dir. Kazançlı çıkan bayraktır, devlettir, vatandır, milli namus ve haysiyettir. Kaybedenler kulübü ise oldukça karışık, kalabalık ve karmaşıktır. 16 Nisan’da; FETÖ yerle bir olmuştur. “Evet çıkarsa bittik” diye feveran eden PKK hapı yutmuş, sonu görünmüştür. PYD-YPG kaybetmiş, HDP dağılmış, DHKP-C darbeyi yemiştir. CHP ise yine baltayı taşa vurmuştur. Müzmin muhalifler, MHP’nin çevresinde dolaşıp itibarsızlaştırmak için hazırlık yapan, fırsat kollayan, hava koklayan siyasi miskinler, fikri meflûç hale gelen aymazlar birden bire buharlaşmışlar, eriyip gitmişlerdir.”

ÇILGINA DÖNENLER

Sayın Bahçeli ortaya çıkan “evet” sonucuyla ilgili bir tespit yaptı ve bu sonuçtan rahatsızlık duyup MHP’yi hedef yapan zavallılara da bazı hatırlatmalarda bulundu:
“16 Nisan, 80 milyon Türk vatandaşının demokrasi zaferidir. 16 Nisan milli bir uyanıştır. Bunu görmek, bunu bilmek, bunu kabullenmek ahlaken mecburiyettir. Bu zaferi gölgelemeye, lekelemeye, yıpratmaya kalkışanlar ise mahşeri vicdanda ebediyen mahkûm olacaklardır. Maalesef kaos lobisi yine ar damarı çatlamışçasına faaliyettedir. Yerli ve yabancı odaklar 16 Nisan’ı karalamak için son kozlarını oynamaktadır. Milli irade evet deyince rüzgarla sallanan kavağa dönen, ardından da kadavraya dönüşen MHP hasımları nereye varmak, bize ne söylemek istiyorlar? MHP’li kardeşlerimin ne kadar oy verdiği, nasıl tercihte bulunduğu konusunda bu zatların elinde bizim bilmediğimiz sihirli bir ölçü aleti mi vardır? Pensilvanyalı hainle kimin hatıra fotoğrafı varsa, kimler bir zamanlar diz dize, yanak yanağa ise şimdilerde MHP’ye en çok saldıran alçaklar onlardır. Bunlar evet kararının sandıktan çıkmasından dolayı çılgına dönmüşlerdir. Bunlar hükümet etme sisteminin meşru yollardan değiştirilmesinden dolayı kudurmuşlar, kuyruklarını kıstırmışlar, kalan son nefesleriyle de MHP’yi taşa tutmuşlardır. Ne var ki attıkları taşlar ters tepecek, kafalarına inecektir. Kazdıkları kuyuya yine kendileri düşecektir.”

DIŞARIDAKİLER BOŞ DURUR MU?

İçeridekiler saldırır da dışarıdakiler durur mu? Sayın Bahçeli, açıklamalarında onları da unutmadı ve şu değerlendirmeleri yaptı:
“Türkiye’de yeni bir dönem başlamıştır. Avrupa ülkeleri ister kabul etsin, ister reddetsin ülkemizde hükümet etme sistemi 16 Nisan itibariyle değişmiştir. Bu yeni dönemi savsaklamak, yargılamak, anlam ve değerinden saptırmak beyhude bir gayrettir. Batı 16 Nisan öncesinde boş durmadı. Anlaşılan 16 Nisan’dan sonra da hız kesmeyecek, milli iradeyle hesaplaşmak için her imkânı kullanacaktır. Ancak Türk milleti oynanan oyunun farkındadır. Yazılan pis senaryoların fazlasıyla bilincindedir. Ve de yanlış hesap yapan varsa, şüphesiz Türk milletinin azamet ve iradesi tekrar varlığını çok kudretli şekilde gösterecektir.”

ÜLKEMİZİN ÖNÜ AÇILDI

Her zaman olduğu gibi CHP yine ipe un seriyor, yine zihin bulandırıp kargaşa çıkarmaya uğraşıyor. Sayın Bahçeli, bu beyhude çabalar için şunları söyledi:
“CHP’nin zorlaması, 16 Nisan’ı sabote etmeye çabalaması müflis ve yenik bir anlayışın tezahürüdür. Sandıkta sonuç alamayanlar, şanslarını masa başında denemektedir. Demokrasiden umudunu kesenler sokağa oynamaktadır. Kabul etseler de, etmeseler de 16 Nisan’da milletimiz damgayı vurmuş, evet demiştir. Böylelikle siyasi Nevruz gününü ilan etmiştir. Fiili durum bitti mi? Bitti. Sistem değişti mi? Değişti. Maksat hasıl oldu mu? Oldu. O halde mesele bitmiş, düğüm çözülmüş, ülkemizin önü açılmıştır.”

GÜN EL ELE VERME GÜNÜ

Artık önümüze bakmalı, bundan sonrasına odaklanmalıyız. Nitekim, sayın Bahçeli’de sözlerini bu değerlendirmeyle tamamladı:
“Siyasi cepheleşmeleri bitirmeliyiz. Yapay anlaşmazlıkları çözmeliyiz. Karşımızda mevzilenen yedi düvele karşı aynı şuur ve hedefle tepki göstermeli, bir ve beraber olmalıyız. Ayrılıkta hayır yoktur. Gün milli bekamız ve parlak istikbalimiz için aynı safa girme günüdür. Birlikte olursak başarırız. Beraber davranırsak tezviratı ve saldırıları püskürtürüz. 16 Nisan halkoylaması siyasi partilere ayrı ayrı mesaj da vermiştir. Biz bu anlamlı mesajı yorumluyor, çıkardığımız sonuçlar çerçevesinde hareket etmeye hazır ve kararlı olduğumuzu bu vesileyle beyan ve ilan ediyoruz. Uzlaşmadan kaçmak Türkiye’ye kötülüktür. Kucaklaşmaktan sakınmak Türk milletine haksızlıktır. Bir olalım, zalimlere birlikte direnelim. Güçlü olalım, Türkiye’yi yıkmak isteyenlerin oyunlarını teker teker bozalım. Unutmayalım ki biz Türk milletiyiz.”

Orhan Karataş

Orhan Karatasorhan@asikurtlar.com

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.