SON DAKİKA

Maç

Bu haber 24 Eylül 2013 - 11:40 'de eklendi ve 7 kez görüntülendi.

Orhan Karataş

Beşiktaş ile Galatasaray arasında oynanan lig karşılaşmasında bir defa daha gördük ki, AKP ülkenin her metre karesini bir maç alanına çevirmiştir. Ekonomiden siyasete, yargıdan üniversitelere, iş dünyasından medyaya kadar istisnasız her alanda karşılaşmalar yapılıyor. Bu maçlar öyle kuralı olan, saygı ve centilmenliğe dayanan bir yapıda değil. Bir tarafın diğer tarafı tamamen yok etmesine veya eksiksiz biçimde kontrole alıp sindirmesine dayanıyor. Gerginlik, çatışma ve bölünmeyle sonuçlanıyor.

İktidar sarhoşluğu

Sosyolojinin değişmez bir kuralı vardır. Her örgütlenme beraberinde karşı örgütlenmeyi de doğurur. Siz ele geçirmek, kontrole almak ve yıkmak için örgütlenirseniz, birileri de direnmek, durumu korumak, ayakta kalmak ve yaşatmak için örgütlenir. Türkiye’nin şu anda yaşadığı durum, kelimenin tam anlamıyla budur. AKP’nin Cumhuriyetle hesaplaşmak, kendi gibi düşünmeyen, kendinden olmayan her şeyi yok etmek için kurduğu yapı, beraberinde bir karşı direnci de oluşturmuştur. Gezi olaylarının ortaya koyduğu tabloyu izah ederken ilk hareket noktası burası olmalıdır. Hiçbir siyasi alt yapısı olmayan, hiçbir hesaba dayanmayan bir hareketin bu kadar yayılması, aslında AKP için bir ders ve kendini gözden geçirme fırsatı oluşturmuştur. Gezi öncesinde AKP’de iktidar sarhoşluğuna dayalı olarak, “bu ülkenin yüzde 50’si bize hangi beklentilerle, hangi korkularla, hangi hesaplarla oy veriyor?” değerlendirmesini doğru yapmak yerine, “bu ülkenin diğer yüzde 50’si bizim gibi bir partiye nasıl oy vermez? Bize oy vermeyenler, zaten her türlü zulmü de, baskıyı da, hakareti de hak etmiştir.” anlayışı hakimdi. Gezi olayları iktidar sarhoşlarına, bu ülkede kendileri gibi düşünmeyen, kendileri gibi yaşamayan, kendilerini hiçbir şekilde onaylamayan bir kesimin de olduğu gerçeğini hatırlattı. Hatırlatmakla da kalmadı yüzlerine tokat gibi çarptı.

Taraftarlar kendi aralarında kamplaştı

Bu tokat aslında sadece AKP’nin kendine gelmesi için değil, ülkenin varlığı ve birliği için de hayati önemdeydi. “Bütün Türkiye’nin hükümetiyiz” söyleminin altının doldurulması için bir fırsat oluşturabilirdi. Gelin görün ki, AKP bu durumdan ders çıkarmak ve olumsuzlukları ortadan kaldırmak yerine, tam tersini yaptı. Kendi tabanını angaje tutmak için kendilerinden olmayanları her imkanı kullanarak tahrik etti. Bu durum gerginliği ve olayları daha da büyüttü, uzattı ve keskinleştirdi. Ne acıdır ki, bu anlayışın sonucunda yeni ve derin bölünmeler yaşandı. Takım taraftarlığı gibi siyasi, sosyal, ekonomik anlamda her kesimden insanları bir araya getiren yapılar bile çatladı ve ayrıştı. Bugün aynı takımın taraftarlarının kendi içlerinde kamplaştıklarını hayretle görüyoruz ve tamamen AKP’nin eseridir. Kaldı ki, diğer alanlarda bu durum çok daha kaygı verici boyutlara ulaşmıştır.

Arınç’ın itirafı

Beşiktaş-Galatasaray karşılaşmasının son dakikalarında yaşananların temel sebebi tam olarak budur. Maç içinde yaşananlar sadece bahanedir. Olaylar tribünlerde çok önceden başlamış ve gerginlik büyümüştür. Son dakikadaki tablo bir patlama noktasıdır. Nitekim, hükümet adına açıklama yapan sayın Bülent Arınç’ın söyledikleri de bizim tespitimizi doğrulamaktadır. Arınç’ın, “Sahaya atlayan, önüne geleni tahrip eden, polisi korkutmaya çalışan acı, çirkin ve korkunç bir olay yaşadık. Bugün bazı açıklamalar yapılacak, bazı kararlar alınacak. Bu barbarlığın yaşanmamış olması gerekirdi. Yaşananlar spora olan ilgiyi köreltmenin ötesinde, dünyaya karşı itibarımız zedelemiştir. Orada 80 bine yakın taraftar kitlesi var. Bunların yüzde 95’inin bu işlerle işi yok. 3-5 bin kişi böylesine provokatif bir eylem için içeri sızmış. Sızmaları için de gözler kapanmış. Kapasiteden fazla seyirci içeri alındığına göre bu konunun yargı yoluyla mutlaka takip edilmesi lazım. Yaşanmış olan olay, fevkalade önemlidir. Dolayısıyla artık statlarımızda bu tür olayların yaşanmaması için radikal tedbirler alınmalı ve uygulanmalı. Özellikle Melo’nun davranışından yola çıkarak bu çirkinliğe hak verilmemeli. Sorumlular bulunmalı ve temizlenmeli.” Sözleri doğrudur, fakat eksiktir. Yapılan tespite tamamen katılıyoruz. Ancak, hükümetlerin görevi tespit yapmak kadar, tedbir de almaktır. Bu sözler, aynı zamanda bir yetersizliğin, ülkeyi ne hale getirdiklerinin de itirafıdır.

AKP ayrışmanın soyadı oldu

İşte eseriniz sayın Arınç. 11 yıllık iktidarınızın ülkeyi getirdiği nokta işte budur. Futbol karşılaşmalarında bile ayrışma, çatışma ve bölünme ne acıdır ki sıradan hale gelmiştir. “Provokatif eylem” diyerek, “içeri sızmışlar” bahanesi üreterek sorumluktan kurtulamayacağınız gibi, bu iç yakan gerçeği de değiştiremezsiniz. AKP, bu ülkede gerginliğin, çatışmanın ve ayrışmanın soyadı haline gelmiştir. İktidar yetkililerinin açıklama ve yaklaşımları, mesajın doğru alınmadığını, hala aynı kafada devam edildiğini, haliyle bundan sonra da değişen bir şey olmayacağını ve bu durumun çok daha tehlikeli noktalara doğru gideceğini göstermektedir. Polis sayısını arttırarak, yeni TOMA’lar alarak, gaz ve tazyikli suyu yayarak, üstü kapalı tehditler savurarak çözüm geliştirdiklerini zannedenler, yanıldıklarını anladıklarında iş işten geçmiş olabilir. Bütün beklentimiz ve ümidimiz, Türk milletinin bu hazin gidişe ilk fırsatta el komasıdır.

Orhan Karatasorhan@asikurtlar.com

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.