Asikurtlar©

Liderin Ufkunu Yakalamak

Liderin Ufkunu Yakalamak
24 Ekim 2016 - 19:18 'de eklendi ve 4117 kez görüntülendi.

 

Şeytan Kerkük’te hortladı…
Dakok’ta, Fatiha merasiminde toplanan Türkmenler, koalisyon uçakları tarafından vuruluyor; onlarca Türkmen şehit ediliyor.
DEAŞ’ın uyuyan hücreleri Kerkük’te uyanıyor, Türkmeneli TV Haber Müdürü Ahmet Haceroğlu, bir keskin nişancı tarafından şehit ediliyor.
PKK, Sincar bölgesinde varlığını kuvvetlendirip, buradan Kerkük’e bir koridor oluşturma pozisyonu alıyor; dolayısıyla tehlike müşterekleşiyor.
Musul, Kerkük, Telafer, Tuzhurmatu Türkmenlerini ya göçe zorlamak ya da imha etmek üzere kurulu plan; ne acıdır ki ABD ve O’nun himayesindeki terör örgütleri tarafından uygulanmak isteniyor.
Türkmen kafası kesmek için de Haşdi Şabi denilen katiller sürüsü heyecanla bekliyor…
Türkmenler Telafer’in asıl unsuru.. Musul ve Kerkük’te öyle…
Mevcut Irak Anayasasına göre Kerkük ve Musul’un statüsü henüz belirsiz. Ama mevcut durumu fırsata çevirmek isteyen sözde Türkiye dostu Barzani, bir oldu bitti ile Kerkük’ü bir Kürt şehri yapmak istiyor.
Oysa Kerkük’ün Türk şehri olduğunun şahidi tarihtir, hoyratlardır, türkülerdir, ağıtlardır.
14 Temmuz 1959’daki Kerkük katliamından geriye kalan acıların Türkçe duygusu hissi ve feryadıdır.
Nene neşin ağlıysan
Gapıları bağlıysan
Neşin Türkmen kesiler
Evde meni saklıysan
diyen bir Türkmen çocuğun, Kerkük’ün geçmişinden, geleceğe giden uzun ince bir yoldaki Türkçe feryadıdır…
Türkiye’nin, Türkiye’de doğup, büyüyerek nefes alanların, Türkiye’yi yönetenlerin, Musul ve Kerkük meselesine, o ellerdeki yurtlarını vatan kılan soydaşlara ilgisiz kalması mümkün müdür?
Onların acılarını, feryatlarını yüreğinde hissetmeyenden bırakın Türk, insan bile olamaz!
Eğer, Kerkük, Musul, Telafer, Tuzhurmatu gibi Türkmen ellerinde, Türkmen milisleri oluşturarak, uzak vatan topraklarındaki Türk varlığının korunması şu ana kadar düşünülmedi ise, bu büyük bir eksikliktir.
Türk düşmanı canilere karşı, bizim olan o topraklardaki Türkmen soydaşlara yardım eli elbette Anavatan Türkiye’den uzanacaktır.
Aksini düşünmek Türk varlığına ihanet etmektir…
Esasen Türkiye’nin Musul meselesinde hem masada hem cephede olmak ısrarının altında yatan da budur.
Devletimiz, içte PKK, FETÖ ve IŞİD terörüne karşı amansız bir mücadele vermektedir.
Aynı zamanda silahlı kuvvetlerimiz Suriye ve Irak topraklarında sınır güvenliğimizi sağlama kararlılığı göstermektedir.
Bu kararlılık elbette Müslümanlar arasında kurgulanan bir mezhep savaşını engellemeye; aynı zamanda da Suriye ve Irak Türkmen’lerinin can ve mal güvenliklerini yerlerinde sağlamaya yönelik olmalıdır..!
Ülkemiz böylesine ciddi meselelerle, belki de bir 3. Dünya Savaşı tehlikesiyle karşı karşıyayken, ne yazık ki bir yönetim sistemi tartışmaları da devam etmektedir.
Şu an defakto Başkanlık uygulanmakta, bu durum da bir sistem tıkanıklığına sebep olmaktadır.
Anayasanın ihlal edilip, ülkemizin fiili durumlarla yönetilmek istenmesi her türlü tartışmayı beraberinde getirmektedir.
Bu durumu fırsata çeviren ABD, her hamlesi ve adımı ile Türkiye karşıtı oluşumlara açık destek vermeye başlamıştır.
Türkiye bir an önce ve her alanda ABD mengenesinden kurtulmanın yolunu bulmak zorundadır.
Bu karmaşık durumdan bir an önce kurtuluşun ilk kıvılcımını çakan MHP Lideri Sayın Devlet Bahçeli’nin, TBMM’de olursa orada, olmazsa millete giderek milli irade vasıtasıyla sistem tıkanıklıklarının giderilmesi teklifi elbette Türkiye’nin önünü açacak bir tekliftir.
Öyle ya; hukuk tepeden tırnağa uygulanırsa o devlet hukuk devleti olur.
Ne yazık ki bu konuda da, sırf muhalif bir tavır takınma adına Türkiye’nin yarınlarına bigâne kalan kafalar, kafa kafaya vermiş, aynı ağızdan bu mühim meseleyi “Erdoğan’ın Başkan yapılacağı” gibi basit bir mesele haline getirmek üzere seferber olmuşlardır.
MHP Lideri Sayın Bahçeli’nin “Bizim ne dediğimizi anlamakta direnenlerin kafalarında bir sorun yoksa niyetlerinde bir bulanıklık var demektir” ifadesi aslında durumun özetidir.
Oysa büyük ülkülerin sahibi ve savunucusu olabilmek için berrak kafalara, iyi niyete ve “Önce Ülkem” düsturuna sahip olmak gerekir!
Kerkük’ü, Musul’u, Türkmendağı’nı, Kırım’ı, Doğu Türkistan’ı kısaca dünya barışının yegâne umudu olan Büyük Türk Birliği Ülküsünü; küçük hesapçı, iktidar fırsatçısı, bulanık, art niyetli, ayrılık körükçüsü, mezhep saplantılı, materyalist kafalarla birlikte düşünmek ne kadar doğru olur dersiniz!
Doğru olan liderin ufkunu yakalamak ve o ufuk çizgisinde, sarsılmadan, sendelemeden, düşmeden yürümeye devam etmektir…

Mazhar Gündoğ

Etiketler :
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER