Asikurtlar©

KUTSAL METİNLERDE TAHRİFATA YELTENENLER

KUTSAL METİNLERDE TAHRİFATA YELTENENLER
20 Şubat 2016 - 19:47 'de eklendi ve 4178 kez görüntülendi.

Kuran’ı Kerim’den önce gönderilen kutsal kitaplar insanlar tarafından tahrif edilmişti. İnsanlık âleminin son kertesine kadar âdemoğullarına doğrulukta ve ilahi hükümde şahitlik edecek bir kitap gerekiyordu.

Kuran-ı Kerim doğrulukta, ahlakta, Allah nezdindeki hak hükümde kıyamete kadar tanıklık etmesi için indirildi.

İster ideolojik isterse de objektif bir bakış açısıyla bakalım, Kuran-ı Kerim’in ahlak kaidelerini siyaseten tatbik eden ve benzerlerinin yanlışları karşısında doğruluğa şahitlik eden tek bir siyasi parti vardır.

O da MHP’dir…

***

Türkiye’de seçmeni kandırmayan, gittiği şehrin etnik ve mezhebi atmosferine göre renk değiştirmeyen, adı bağış yapmak dışında akçeli işlerle anılmayan tek lider de Devlet Bahçeli’dir.

Her konuda haklı çıktığı halde her konuda haksızlığa uğrayan kişinin de Sayın Devlet Bahçeli olması kader midir nankörlük mü bilinmez fakat kendisinin bir önceki grup toplantısında “Haklı çıkmak yetmiyor” ifadesini kullanması haklıyken haksız muamelesi görmekten duyduğu memnuniyetsizliğin beyanı olmuştur.

Evet, MHP’nin 1 Kasım seçimlerinde düşüşe geçen oy oranlarını kıstas olarak alırsak haklı çıkmak yetmemiştir. Fakat diğer yandan bakarsak MHP sayesinde AKP çözüm ihanetinden vazgeçip kerhen de olsa terörle mücadele etmeye başlamıştır.

Anayasa’ya Türkiye vatandaşlığı ibaresini koyacağını deklare eden CHP ise Anayasa’nın ilk 4 maddesine çift elle sarılır hale gelmiştir. Düne kadar teröristlerle şeref masaları kuran AKP’ye ve çözüm minderinin kaçak güreşçisi CHP’ye ilahi bir tebliğ ulaşmadığına göre onlardaki bu zoraki değişimin tek mantıklı izahı Devlet Bahçeli önderliğindeki MHP’nin devamlı nispette haklı çıkmasıdır.

***

MHP’nin haklı çıktığı halde oy kaybetmesi, milletvekili sayısının yarıya düşmesiyse fani dünyanın geçici neticeleridir. Kalıcı olan, tarihe adını yazdıran ise doğrulukta istikrar sağlamak ve dürüstlükle yâd edilmektir. MHP bunu başarmıştır.

Şöyle düşünelim:

Türkiye’nin yüzde 99’u Müslüman’dır. Yüzde 99’u Müslüman olan Türkiye’de AKP gibi bir parti son seçimde yüzde 49 alarak iktidar oldu. AKP’liler Kuran-ı Kerim ayetlerini bakara-makara diyerek alaya alan, siyasi liderlerine peygamberlik

atfeden, ona dokunmayı ibadet sayan, Kuran’dan pasta yapıp yiyenler olduğu halde her iki Müslüman’dan birisi AKP’ye oy verdi.

Oysa her Müslüman’ın Allah katından geldiğine iman ettiği Kuran-ı Kerim dosdoğru olmayı, harama meyletmemeyi, yetimin hakkını gözetmeyi, hırsızlık yapmamayı emreder.

Müslümanlar Kuran’ı Kerim’in bu kaidelerine yüz çeviriyor diye suç Kuran’da mıdır?

Diğer bir deyişle…

Seçmen her tespitinde haklı çıkan MHP’ye oy vermedi diye suç Devlet Bahçeli’de midir?

***

MHP’ye genel Başkan olmaya kalkanlara bakarsanız suç Devlet Bahçeli’dedir. Bunlardan birisi “Devlet Bahçeli artık dinlenmelidir” diyor. Diğeriyse MHP’de paradigma değişikliğinden bahsediyor.

Oysaki haklı çıkan, tespitleri rakipleri tarafından tatbik edilen bir liderin dinlenmesi değil Türkiye’yi yönetmesi gerekmektedir. Çünkü Türkiye’nin yanlış yönetilmeye, karavana politikalara, tükürüğü henüz kurumadan yalamaya kalkan dönek siyasilere tahammülü kalmamıştır.

Paradigma değişikliği ise siyasi kariyeri boyunca partinden partiye transfer olan bir politikacı için mazur görülebilir fakat binlerce senelik Türk tarihinden feyiz alan ülkücü ideolojide, Türk-İslam ülküsünü materyalist sistemin döviz bürosunda paraya tahvil etmekten ve ilahi hükme şahitlik eden kutsal metinleri tahrif etmeye yeltenmekten farksızdır!

Bahadır Çoban

Etiketler :
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER