SON DAKİKA

Trump Ve Almanya

Gündem Yazıları

BEDAVA ÜLKÜCÜLÜK

Gündem Yazıları

KADER MAHKÛMLARINA AF

KÖŞE YAZILARI

“Kürt Sorunu Var” Diyende “Kürt Sorununu Tanimiyorum” Diyende Aynı Kisi

Bu haber 23 Ocak 2013 - 10:40 'de eklendi ve 15 kez görüntülendi.

Yıldıray Çiçek

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan geçtiğimiz haftalarda kamuoyuna duyurarak tekrar “PKK/Apo Açılımını” başlatmıştı. Bu açılıma karşı çıkan herkese, en çokta MHP’ye ateş püskürüyordu. PKK ile masaya oturmaktan , İmralı’daki alçakla görüşüp onunla barış yapmaktan bahsediyordu. Bunun için “(Öcalan’ın) Radyosu vardı televizyon ile değiştirecekler. Ben talimatı verdim…” diyerek Apo istemeden İmralı’ya televizyon gönderip jest bile yapmıştı. Bütün AKP’li yazarlar, yorumcular televizyon ekranlarına, gazete sayfalarına dağılmış büyük coşku içinde PKK açılımını savunuyor, AKP’li bakanlar ve milletvekilleri de PKK açılımını topluma kabul ettirmek için her türlü kelime cambazlığı yapıyorlardı.

Fakat şu son günlerde Recep Tayyip Erdoğan’daki söylem değişikliğini görebiliyor musunuz? Her zaman yaptığı taktiği yine uygulamaya başladı. PKK/Apo Açılımının işaret fişeğini o ateşlememiş gibi , PKK’ya ve BDP’ye ağır sözlerle saldırıya geçti. Çünkü anketlerde çöküşünü gördü, toplumun nabzını idare etme ihtiyacı hasıl oldu. Artık Başbakan Erdoğan’ın bu dönüşleri toplumda alay ve mizah konusu haline gelmiştir. “Yapıyor” ama “Yapmamış” gibi davranıyor.”Söylüyor” ama “Söylememiş” gibi davranıyor. Bu halden inanın bıktık, inanın tiksindik…

Gaziantep’te “Tutturmuşlar Kürt sorunu. Ben Kürt sorunu diye bir şey tanımıyorum. Kürtçülüğe hayır. Kürt kardeşlerimizi seviyorum ama Kürtçülüğü reddediyorum” diye esiyor-gürlüyor.

Ama 2005 yılında Diyarbakır meydanından “Geçmişte pek çok siyasi ve idari hata yapıldı. Kürt sorunu bu milletin bir parçasının değil, hepsinin sorunudur. Benim de sorunumdur. Sorunların parça parça adresi olmaz.” diye sesleneninde kendisinin olduğunu unuttuğumuzu sanıyor.

Gürcü kökenli bir siyasetçi olmasına rağmen Türk siyasi hayatında var olduğu günden bu yana Kürtçülük yapan Recep Tayyip Erdoğan’dan başkası değildir.

BDP’lilerle beraber organize edip , PKK’lı teröristleri Habur’da kahraman gibi karşılatmak Kürtçülük değil midir?

Türk Devleti’nin kurumlarını kullanarak ve Türkiye Cumhuriyeti’nin tek dil bütünlüğünü bozarak Kürtçe televizyon kanalları açmak Kürtçülük değil midir?

Kürtçülüğün sembolü haline gelmiş Barzani’yi AKP kongresine davet edip,onu “Türkiye seninle gurur duyuyor” sloganlarıyla alkışlatmak Kürtçülük değil midir?

Oslo’da, İmralı’da, Kandil’de PKK’lılarla pazarlık masasına oturup, PKK’nın taleplerini karşılayacağını söylemek,(AB)(D)ullah Öcalan’ı övgülere boğmak Kürtçülük değil midir?

“Kürdistan’dan gelen bilgiler bizi mutlu ediyor” demek Kürtçülük değil midir?

“Sayın Öcalan” demek Kürtçülük değil midir?

AKP ve Recep Tayyip Erdoğan’ın bugüne kadar yapmış olduğu Kürtçülük adımlarını burada tek tek sıralasak inanın sayfaların alması mümkün değildir.

AKP küresel bir projenin ürünüdür. Bu proje etrafında Kürtçülük yapması AKP’nin mecburi halidir. Aksini yapması zaten varlığını ortadan kaldırır.

Geçmişte “Kürt Sorunu vardır. Bu sorun benim sorunumdur” diyen Recep Tayyip Erdoğan’ın Kürtçülüğün İmralı’daki artığı ile pazarlıklara başladığını ihanet borsasına bildirdiği şu günlerde “Ben Kürt sorunu diye bir şey tanımıyorum. Kürtçülüğe hayır” demesine hiçbir Türk vatandaşı aldanmamalıdır. Klasik AKP oyunudur bunlar.

AKP “çözüm” diye diye Türkiye’yi çözecektir.

Türkiye’de terör sorunu ve teröristlere kahraman muamelesi yapan iktidar sorunu vardır. Türkiye’nin en büyük sorunu Recep Tayyip Erdoğan sorunudur dersek zaten büyük sorunları da özetlemiş oluruz.

Yıldıray Cicekyildiraycicek@gmail.com

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.