SON DAKİKA

Kurban

Bu haber 20 Ekim 2013 - 10:51 'de eklendi ve 22 kez görüntülendi.

Yaradan’a bağlılığın zirve yaptığı müstesna bir günü, mübarek Kurban bayramını yaşıyoruz. Son birkaç bayramdır güzel ve mutlu şeyler yazma çabamız bir türlü sonuç vermiyor. İçinde bulunduğumuz hazin tablo her şeyin önüne geçiyor ve varlığımızı ve birliğimizi korumak ve bu yönde Türk milletini uyarmak her şeyden önce geliyor.

 

 

 

AKP’nin acelesi var

 

Bir seçim dönemi yaklaşmaktadır ve Türk milleti oynanan oyunu artık fark etmiştir. AKP bir daha iktidar görmesi çok uzak ihtimaldir. Sifonun ipini elinde tutanlar, beyzbol sopası tehdidiyle kesin sonuç almak için acele etmektedir. Bunun sonucu olarak ülkenin varlığına ve birliğine yönelik tehdit ve toplumsal ayrışma son dönemlerde çok daha hızlanmış ve tehlike sınırlarına dayanmıştır. Adına “demokrasi” dinelen paketin Türk milletinin ölüm fermanı olduğu bütün çıplaklığı ile ortaya çıkmıştır. Tesadüfe bakınız ki, Ergenekon kararlarının ardından Balyoz davasının Yargıtay süreci de tam bu sırada sonuçlanmış ve ülkenin varlığı ve birliği için mücadele edenlerin akıbeti daha da netleşmiştir. Bu davaların sonuçları hukuki yönden olduğu kadar toplumsal yönden de çok ciddi sonuçlar doğurmuştur. Zaten var olan toplumsal gerginlik ve bölünmeyi daha da arttırıp tehlikeli noktalara ulaştırırken, bölücü ihanet çevrelerini de cesaretlendirmiş ve beklentilerini yükseltmiştir. Nitekim, bölücü güruh yeni dayatmalarını sıralamakta gecikmemiş, İmralı canisine yaptıkları ziyaretle de bayramı çifte kutlamışlardır.

 

 

 

Önce eşitlediler

 

Daha önce defalarca bu davaların sonucunun, başta İmralı canisi olmak üzere, eli kanlı katillerin, vatan ve millet düşmanlarının önlerine yeni kapılar açılmasına ve serbest bırakılmalarına kadar gidecek bir sürece malzeme edilebileceğini yazmıştık. Ne yazık ki yanılmadık. Ömrünü terörle mücadelede geçirenlerle, 40 bin kişinin katline varan terörün başında bulunanlar, hukuki olarak olmasa da yargısal olarak eşitlenmişlerdir. İlker Başbuğ’la İmralı canisinin aldıkları ceza hemen hemen aynıdır. Önümüzdeki aylarda bu operasyonun daha da ileri götürüleceği ve bir sonuca bağlanacağı anlaşılıyor. PKK ve uzantıları bebek katilinin serbest bırakılması için AKP ile yaptıkları işbirliğinde üzerlerine düşen rolü kesintisiz oynuyorlar. Planı sonuca götürecek, yol haritasının son şeklini önce ilan etmiş, sonra da AKP’ye teslim etmişlerdir. Artık işlem tamamlandığına, maksat hasıl olduğuna göre, sıra toplu bir affa gelecektir. İlker Başbuğ ve Engin Alan, bu senaryoyu çok önceden tahmin etmiş ve resti çekmişlerdi.

 

 

 

Her yerde yıkım

 

AKP ile geçen 11 yılın yıkımı o kadar büyük ki, ihanete paralel olarak istisnasız her alanda ağır ve derin sancılar yaşanıyor. İç politikadan ekonomiye, terörden dış politikaya kadar sorunlar yumağına dönüşmeyen, gerilmeyen, bölünmeyen hiçbir şey kalmamıştır. Şehir merkezlerinde TOMA’larla güvenlik sağlanmaya çalışılırken, sınırlarımız kevgire dönmüştür. Neredeyse savaşın eşiğine gelmediğimiz bir tek komşumuz kalmamıştır. Suriye bataklığının başımıza açtığı belalar artık dünyayı bile endişelendirecek boyutlara ulaşmıştır. PKK’dan sonra El Kaide’de kapıya dayanmış ve tehditlere başlamıştır. Bu gidişten ve yaşananlardan memnun olan, sevinen ve mesafe kat eden sadece bölücüler ve ülke-millet düşmanlarıdır.

 

 

 

Bunlar iyi şeyler mi?

 

Yetersizlik, teslimiyet ve BOP sevdası sadece Türk milletini değil, bütün İslam alemini derinden etkiliyor. Dünyadaki bütün Müslümanlar tedirgin ve diken üstündedir. Irak’da başlayan işgal, zulüm ve ölüm, bütün Ortadoğu’nun, bütün Müslüman aleminin değişmezi oldu. Henüz sonuç tam sonuç alınamasa da, hesap ortadadır. Irak’da tarihin gördüğü en büyük felaketlerden biri yaşandı ve yaşanmaya devam ediyor. Bizim başbakanımız felaketi yaşayan Müslüman halk için sessiz kaldı, ama katliam yapanların ülkelerine sağ-salim dönmeleri için yüksek sesle dua etti. Tunus ve Mısır gerçekleri ortadadır. Libya’yı içimiz yanarak izliyoruz. Suriye, silah, bomba, çatışma ve ölümün adresi oldu. Buna bir de mezhep çatışmaları eklendi. Akıl sağlığı yerinde, namuslu ve vicdanlı birisi çıksın, buralarda iyi şeyler olduğunu, gerçek anlamda demokrasi geldiğini ve bundan sonra herşeyin daha güzel olacağını, AKP hükümetinin başından itibaren tutarlı ve doğru bir politika izlediğini söylesin de görelim. Söyleyemez. Söyleyenin de mutlaka bir yerinde sorunu vardır. Libya’ya, Tunus’a Mısır’a demokrasi geldiğini, buraların dünden daha iyi olduğunu, gelecekte benzer şeylerin yaşanmayacağını kim iddia edebilir? Daha da acı olanı bu ülkelerin belki de bir daha hiç huzur, birlik ve bütünlük göremeyecekleri gerçeğidir.

 

 

 

İçimiz kan ağlıyor

 

İçeride ihanet, gerginlik, ümitsizlik, çatışma ve bölünme endişeleri; dışarıda teslimiyet, güvensizlik ve yalnızlık. Ne kadar hain, ülke ve millet düşmanı varsa hepsi mutlu, hepsi ümitli. Her alanda yozlaşma, her alanda yetersizlik, her alanda talan ve her yerde yalan. İşte böyle bir ortamda Kurban bayramı kutluyoruz. Keşke böyle olmasaydı. Çok daha güzel şeyler yazmak, çok daha güzel şeyler paylaşmak imkanı bulsaydık. Yine de ümitsiz değiliz. Türk milletinin mutlaka bu girdaptan çıkacağını ve silkinip bu karanlık dönemi kapatacağını biliyoruz.

 

Türk ve Müslüman âleminin Kurban bayramını içtenlikle kutlarken, bu toprakları bize vatan yapan bütün şehitlerimize Allah’tan rahmet diliyorum.

Orhan Karatasorhan@asikurtlar.com

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.