Asikurtlar©

Kuran elde değil kalpte ve gönülde olmalı!

Kuran elde değil kalpte ve gönülde olmalı!
07 Mayıs 2015 - 20:29 'de eklendi ve 4070 kez görüntülendi.

“Uzun Adam” elinde Kur’an, meydan meydan geziyor!

“Kur’an ile yaşadım, Kur’an ile büyüdüm” diye, büyük laflar ediyor.
“Büyük lokma ye, büyük laf etme” demişler ama bizimkinin hem büyük yediği, hem büyük konuştuğu ülke gündeminden hiç düşmez.
Büyük lokmaya karışamayız da(!), büyük konuşmaya diyeceklerimiz var tabi.
Hele de,Kur’an kullanıldığı zaman!
* * *
Mübarek(!), sanki hafızlık sınavına girecek. Muhalefet liderine “Kur’an okumasını bile bilmez” diye laf çakıyor. Dersin iktidar, muhalefeti imamlık sınavına hazırlıyor. Hâlbuki iktidar ve muhalefet, küresel projelerde imam- müezin birlikteliğinde çalıştılar.
İstismarın böylesini Emevi sultanları bile yapmadı!
Muaviye, savaşta yenileceği zaman, askerlerine Kur’an dağıttı, sonrada onları mızrak ucuna taktırdı. Ali’ye karşı çevirdi. Ali taraftarlarına “siz Kur’an’a karşı mı savaşıyorsunuz?” diyerek, Allah’ın kitabını kendine kalkan yaptı.
Şimdi yaşadıklarımız farklı mı?
Kur’an ha mızrakta, ha seçim meydanında…
İnanın hiçbir fark yok.
* * *
Kur’an elde değil, kalpte ve ruhta olmalı!
Kur’an, ahlak olmalı Müslüman’da.
Peygamberimizin ahlakını sorarlar ailesine, o da “Siz Kur’an okumuyor musunuz? O’nun ahlakı Kur’an’dı” buyurur.
Sevgili Peygamberimiz de, “Ben Kur’an ahlakını tamamlamak için gönderildim” buyuruyor. Bir başka hadislerinde ise “İslam ahlaktır” buyurur.
Kısacası dinden maksat ahlak iken, eldeki Kur’an ile insanlara sataşmak ne kadar ahlaki, takdirlerinize bırakıyorum.
* * *
Kur’an okumasını bilmeyen de Müslüman’dır. Ama bakara süresiyle dalga geçenleri, balkonlarında millete selamlatan Müslüman olur mu?
Bak işte bunu bilmiyorum!
Bilmediğim için hüküm veremem!
Domuz etini serbest etmek mesela Müslüman işi olabilir mi? Yahut zinayı suç olmaktan çıkarmak…
Bunları yapanı savunmak, bu icraatlara imza atanı müdafaa etmek, insanda din iman bırakır mı, iyi düşünmek gerekir, derim.
* * *
Bitmedi;
Müslüman öldüren katilleri eğitmek-donatmak haçlı işi iken, koltuk uğruna bu işleri üstlenmek mesela, kişiyi Müslüman yapar mı?
Bir Müslüman’ı nahak yere öldüren, ebedi cehennemlik iken, milyonlarca Müslüman öldürenlere dua etmek, kalpte iman bırakır mı?
Onların mataralarına su koymak, onların tedavilerini sağlamak, onlara zerre miktarı bile olsa destek vermek, zerrenin hesabını soracağını beyan buyuran Kur’an’ın elde olması, o kişiyi kurtarır mı?
Üsler tahsis edip, sınırsız lojistik destek vermeyi saymıyoruz bile!..
* * *
Eldeki Kur’an;
“Çalma!” der.
“Haram yeme!” der.
“Sana ait olmayanı eritme!” der.
“İsraf etme!” der.
“Can yakma!”der.
Der de, biz ne deriz, biz ne yaparız?
Kimseye değil, kendime söylüyorum!
* * *
Asıl olan Kur’an’ın okumasını bilmek değil, Kur’an’ın mesajını anlamaktır. Yezit, Kur’an okunmasını bilmediği için mi Peygamber evladını doğradı?
Eğer Kur’an’ın okunmasını bilmek öncelik olsaydı, Allah, okuma bilmeyen ümmi birine “oku” diye emretmezdi.
Allah, sevgilisinin okuma bilmediğini bilmiyor muydu da, ilk emrini “oku” diye verdi?
Biliyordu.
Öyle ise “oku” emrinden maksat, bizim anladığımız manada bir okuma değil. İçindekilere iman etmeden düz okumak, hiç değil. Mekke’nin bütün gâvurları Arapça bilir, Arapça okurlardı. Niye onlara “Müslüman” denmedi?
Okuma bilen onca insan varken, okuma bilmeyene “oku” emri ile yaratıcı ne mesaj veriyor acaba?
Öyle ise olay, okuma olayı değil.
Olay, iman olayı ve ahlak olayı…
Olay, hak ve adalet olayı…
Olay, Allah’ın muradını anlama ve kavrama olayıdır.
Bunlar hani nerde?
* * *
Hem anladık işte, Kur’an’ı okuyorsun!..
Ölülerin arkasında okuyarak ta bunu birçok defa ispatladın!
Tamam!
Eyvallah!
Ama değil okumak, meydanlarda hatim bile indirsen, yinede başkan olamayacaksın!
Devletin ve milletin ruhuna, okuyamayacaksın!
Bu devlet ve millet, ebediyen yaşayacak. “Başkanlık” adı altında bir “kumpas” ile tarihin çöplüğüne atılamayacak kadar büyük çünkü.
Bu millet ölüme beş kala, bir uyanır ama pir uyanır!
Eldeki Kur’an da seni kurtarmaz!
Fakat kalp ve gönüldeki Kur’an, her yerde kurtarır. Okuma bilsende kurtarır, bilmesende.
Yeter ki, sözde değil, özde inanalım.

 

Yusuf Karaca

Etiketler :
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER