SON DAKİKA

KAPANDAKİLER

KÖŞE YAZILARI

TÜRK MİLLETİ

Gündem Yazıları

Köşk’e Kim Çıkacak?

Bu haber 12 Nisan 2014 - 11:49 'de eklendi ve 12 kez görüntülendi.

Yakında yeni cumhurbaşkanımızı seçeceğiz.

Daha adaylar belli değil ama oyumu şu kriter belirleyecek:

– Yolsuzluk yapan beni yönetemez. Buna ilaveten yolsuzlukları örten, kapatan, hukukun işleyişine engel olan, bu konuda işbirliği yapan da Köşk’e çıkamaz. Ancak ve ancak hukukumu, özgürlüklerimi koruyan ve buna itina eden kişiye oy veririm.

Konuşulan iki aday var: Başbakan ve mevcut Cumhurbaşkanı.

Kusura bakmasınlar, yukarıda açık ve net biçimde belirttiğim ölçüye uyuyorlar mı, tartışılır.

Benim cumhurbaşkanım benim hukukumu korumalı. Önüne gelen kanunları denetlemeli, gerekirse Meclis’e iade etmeli, değilse Anayasa Mahkemesi’ne götürmeli. Yetkisi var.

30 Mart öncesine bakalım, Cumhurbaşkanı 30 noktada itiraz ettiği HSYK kanunu’nu onayladı. Tutukluluğu 10 yıldan 5 yıla düşüren yasayı da aynı biçimde kabul etti, ardından “İnsanları kesenlerin, dillerini kesenlerin 7 yıl sonra tahliyesi vicdanları rahatsız ediyor. Bunu giderecek düzenlemeler yapılmalı” dedi. Oysa, kendisine kanunu onaylaması halinde kimlerin tahliye olacağı listelenmiş halde sunulmuştu.

Ağızlarıyla kuş tutsalar

Geçelim.
Cumhurbaşkanı, iki maddesine şerh koyup internete sansür yasasına da geçit verdi. O gün ekranlara çıkan iktidar sözcüleri (gazeteci veya milletvekili, fark etmiyor) bununla site kapatılmayacağını, sadece şikâyete konu olan haberin linkinin kaldırılacağını söyleyip durdular.

Sonra ne oldu? Yetkiyi alan TİB, bırakın linkleri kaldırmayı siteleri kapattı, kafadan koparttı. Amaç buydu zaten. Üstelik bugüne kadar herhangi bir yatak odası görüntüsü de düşmemişti bu sitelere, bireysel bazı şikâyetlerin gereği yapılmıştı.

Twitter yetkilileri 14 Nisan’da Ankara’ya gelip temaslarda bulunacaklarmış. Şuraya yazıyorum, ağızlarıyla kuş tutsalar yaranamayacaklar! Ne kadar ciklerlerse ciklesinler 🙂

Siyasal iktidar, muhalif hiçbir mecraya veya kuruma göz açtırmıyor, açtırmayacak. Son üç aydaki yalpalamalara bakın, net görürsünüz.

Neyse ki hâlâ olup bitenlere müsaade etmeyecek kurumlar var.

Esasen, daha önce cumhurbaşkanını TBMM seçiyordu. Bir problem yoktu. 2007’deki 367 inatlaşması, iki turlu halk oylamasını tetikledi. Fevri, acele karar verilmiş, sonradan pişman olunmuş bir çözümdür ama yapacak bir şey yok.

Halk, seçeceği cumhurbaşkanının “hukuku, demokrasiyi ve özgürlükleri” gözetmesini beklemeli. Başka bir şey değil.

Onun için, kriter budur. Adayların aksi yöndeki vaatlerinin tutulabilir tarafı yoktur.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.