SON DAKİKA

Korkma Milletim

Bu haber 11 Kasım 2013 - 12:00 'de eklendi ve 16 kez görüntülendi.

Orhan Karataş

MHP’min Türk milletiyle birlikte milli değerleri korumak ve yaşatmak için başlattığı açık hava toplantıları Ankara’daki tarihi mitingle tamamlandı. Bir defa daha gördük ki, istisnasız Türkiye’nin her metrekaresinde Türk milleti milli değerleri korumak ve yaşatmak için kararlıdır ve sarsılmaz bir imanla bu değerlerin arkasında durmaktadır.

Onur duyduk

Ankara, Türk düşmanlarına, yıkım ustalarına, ihanetin beslemelerine unutamayacakları bir ders verdi ve uykularını kaçırdı. Tandoğan meydanı ay-yıldızlı bayraklarla coştu, “Ne Mutlu Türküm Diyene” nidalarıyla inledi. Meydanı dolduran muhteşem kalabalığın ekseriyetini gençlerin oluşturması ümidimizi ve yarınlara olan güvenimizi çok daha arttırdı. Türk milletinin bir ferdi olmaktan bir defa daha onur ve gurur duyduk. Varsın AKP yanaşmaları, kalleşliklerine devam edip, Tandoğan’ı görmezden gelmeye, karartmaya devam etsinler. Türk milleti her şeyin farkındadır ve gününü beklemektedir.

Al sancak ilelebet dalgalanacak

Her zaman söylediğimiz bir şey var: Hain hainliğini, bölücü bölücülüğünü yapıyor. Peki biz ne yapıyoruz? Bizim ne yaptığımızı işte bu mitingler göstermiştir. Sayın Devlet Bahçeli’nin veciz ifadesiyle kuruluş ilkelerimize nankörlük yapan köksüz ve yönsüzlere Bursa’dan itiraz edilmiş; Bayrağımızı indirmeye çalışan terörist heveslere İzmir’den duruş gösterilmiş; Vatanımız üzerinde hesap yapan fanatizmin ve fenalıkların esiri olmuş bölücülere Adana’dan mesaj verilmiş; Birliğimizi bozmaya çabalayan yerli ve yabancı melanet emellere Erzurum’dan seslenilmiş; Türkçemizin itibarıyla oynamaya kalkışan dilsiz şeytanlara Konya’dan meydan okunmuş; Kardeşliğimizi yıkmaya yeltenen fesat ve nifak yuvalarına Elazığ’dan uyarılarda bulunulmuş;

Demokrasiyi linç etmeye teşebbüs eden milli irade vurguncularına, manda hasreti çeken millet hasımlarına İstanbul’dan yüklenilmiş; Kurtuluşumuzun emanetlerini felç etmeye kararlı olan işgal ve esaret yanaşmalarına, yabancılarla düşüp kalkan çürük kalplere Samsun’dan diklenilmiş ve yeni bir kurtuluş meşalesi yakılmıştır. Ve Ankara’dan “Türkiye” denilerek meydanlar doldurulmuş, yeri-gök inletilmiştir. Baskılara, tutsaklıklara, kuşatmalara karşı çıkılmış, anormal boyutlara ulaşmış karanlığın, karmaşanın, kaosun ve kutuplaşmanın boyutları deşifre edilmiştir. Sayın Bahçeli’nin Tandoğan meydanından haykırdığı şu sözler yüreklere su serpmiş ve Türk milletine teminat olmuştur: “Korkma milletim, korkmayın milletimin fertleri; bu şafaklarda yüzen al sancak ilelebet dalgalanacaktır. Yurdumun üzerinde tüten en son ocak sönmeden, en son millet evladı rahmeti rahmana kavuşmadan Türkiye’ye halel gelmeyecektir.”

Hayati uyarılar

Türkiye bir planlı ve sistemli bir şekilde bir şekilde felakete sürükleniyor. İşte tam bu noktada sayın Bahçeli’nin Ankara Tandoğan meydanından bu ülkede yaşayan istisnasız herkese, özellikle de bölücü ihanetin hedef aldığı Kürt kökenli kardeşlerimize çok hayati bir değerlendirmede bulunmuştur. Herkesin bir defa daha okuması, dinlemesi ve üzerinde mutlaka düşünmesi gereken bu değerlendirmenin bazı bölümlerini hatırlatmak istiyorum:

Kardeşlikten ödün verilmemeli

“Kökeni ne olursa olsun, her Türk vatandaşı Türkiye’nin bölünmesi halinde nelerin olacağını iyi düşünmelidir. Bölünmeye mesafeli, teröre tepkili Kürt kökenli kardeşlerim artık seslerini yükseltmeli, nerede durduklarını netleştirmelidir. İmralı canisinin ve PKK terörünün kanlı planlarına, bölünme ısrarlarına tepki göstermelidir. Bu kardeşlerim, AKP’nin, BDP’nin ve HDP’nin tezgâhlarına ve tuzaklarına düşmemeli, kardeşlikten ödün vermemelidir. Diyarbakırlı İstanbul’da yaşıyorsa, Bingöllü Ankara’da iş yapıyorsa, Şırnaklı Antalya’da ikamet ediyorsa, Siirtli Konya’da ekmeğini kazanıyorsa, Mardinli İzmir’de evlenip yuva kurmuşsa bu millet olmamız sayesindedir. Bazı haddi ve seviyeyi aşan, asla hoş görmediğimiz münferit örnekler dışında; Türk milletinin hiçbir ferdi ötekileştirilmemiş, ayrımcılığa muhatap kalmamış, yabancı görülmemiştir.

Herkes eşittir Türkiye

Biz fermanlarla, iradey-i seniyelerle, anayasalarla, kanunlarla, kararnamelerle, genelgelerle, zamanı geldiğinden ayrılıp dağılmak üzere bir araya gelmedik, zorlamalarla millet olmadık. Bu vasıtalarla da küsmemiz ve birbirimizden uzaklaşmamız mümkün değildir. Hüzünlere direnerek, kışkırtmalara direnç göstererek, çilelere katlanarak, bir elin parmakları olduk ve yumruk gibi sımsıkı bütünleştik. Kaynaşmamızın ve kavuşmamızın bakiyesi olarak Türk milletine can verdik. Diyarbakır’dan yanık yanık seslenen uzun havayla Ankara’da duygulandık. Aydın’daki zeybekle Van’da oynadık, Elazığ’dan çalan davulun sesiyle Çankırı’da halay çektik. Yozgat’tan tellerine vurulan bağlamanın sesine Batman’dan katıldık. Şanlıurfa’ya özgü damak lezzetini İstanbul’dan tattık. Muşlu gelini Nevşehir’de karşıladık, Samsunlu damadı Tunceli’de alkışladık. Bursa’dan uğurladığımızı askerimizi Hakkâri’ye emanet ettik, Hakkâri’den çıkan yoksul ve işsiz kardeşimizi Mersin’de bağrımıza bastık. Biz içiçe geçtik, aynı kültür havuzundan, aynı tarih çeşmesinden, aynı sevinç membaından beslenerek büyüdük ve Türkiye olduk. Bunun için herkes eşittir Türkiye dedik. Biz kardeşlikte söz kestik, Türk milletinde buluştuk. Irk tasnifi yapmadık, kafatası ölçümü gibi ilkelliklere hiç tevessül etmedik.
Gün bu gündür

Bu halde aramızı bozmaya çalışan gafillere nereye kadar sabır ve vakar göstereceğiz? Artık yeter demek için neyi bekliyoruz? Kürt kökenli kardeşim, gün bu gündür; vatana ve millete sahip çıkmak için vakit kaybetme. Sen, bu necip milletin eşit ve onurlu bir mensubu olduğunu sakın unutma. Türk milleti imha olursa, bu topraklarda kimseye hayat hakkı tanınmayacak, göçmen, sığıntı ve marjinal hale düşmek herkes için kaçınılmaz olacaktır. Türk milleti kırılır ve birbirine düşerse bu topraklarda Ezan bile okunamayacaktır. Unutulmasın ki milletin ismi Türk’tür, Başbakan’a, küresel planlara ve bölücü çevrelere rağmen Türk kalacaktır.”

Orhan Karatasorhan@asikurtlar.com

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.