|
Karpuz Gibi Yatarak Büyüyenler |
|
Perşembe, 09 Şubat 2012 17:44 |
|

Fikri Atılbaz
İnsanlar savundukları konularda haklılıklarını ortaya koymak için kendi görüşleriyle çelişkiyi bile göze alır. Bunu yaparken düştükleri durumu fark etmezler ya da fark etseler de göz ardı ederler.
Ülkemizde yıllardır milliyetçilik karşıtı görüşler hep sol tarafından dillendirilmiştir. 1967'den 1980 yılının eylül ayına kadar milliyetçilik karşıtı fikirler silahın namlusuna sürülen mermi olmuştur. Ve bu mermiler nice masum gencin böğrüne, sırtına girmiş, o gencecik yiğitlerin toprağa düşmesine sebep olmuştur.
O yıllarda meydanlarda, sokaklarda, okullarda kıyasıya süren kavgalara katılmayan, büyümek ve gelişmek için karpuz gibi tarlaya yatan bir akım daha vardır. İçinde adına milli deyip de milli olamayan bu akım kendini İslam elbisesi altında saklayan; ancak bir türlü İslami olamamıştır.
XXXXXXX
Bayraksızlığı marifet sayan Komünistlere nazire yaparcasına bayraksızlığı Peygamberimizin de bayrağı yoktu hayasızlığına bağlamışlardır. Komünistler proletarya adına, beynelmilelcilik adına vatansızlığı savunmalarına karşılık, 1 metrelik seccadeyi götürdükleri her yer vatanım anlayışıyla vatansızlaşmışlardır.
Gerçek manada hiçbir zaman Milli ve İslami olamayan bu akım, İstiklal Marşını kabul etmeyen, vatansız olan ve bir milletin sembolü olup o milleti temsil eden bayrağı kabullenmeyen akım olmuştur.
Silahların patladığı, kurşunların havada dans ettiği o yıllarda kendilerini gizlemeyi başaran, haktan yana görünüp Ülkücülere karşı içten içe kin besleyen nefretin adresi yine bu akım olmuştur. Her ne kadar yeşil görünseler de içlerinde akıl almaz bir kızıllık taşıyan bu akımdır. Düşünce dünyası bulanıkların bugün buluştukları, bir arada oldukları, aynı kulvarda koştukları net bir şekilde ortaya çıkmıştır.
XXXXXXX
Ne kadar gayri milli zihniyet varsa işbirliği yapmaktadırlar. Türk milletini etnik mezarlık olarak görenler 3 değil, 5 değil tam 36 etnik köken üzerinde fikir birliği yapmışlardır. Say desen 6'da takılıp kalanlar rakamlarla oynamayı sevdiklerinden bir anda 36 rakamına ulaşmışlardır.
1980 öncesinin meydan kaçkınları bugün medya lalesi olmuşlardır. Bu medya laleleri bugün milliyetçilik hakkında uzman görüşlerini açıklıyorlar. Kendilerini tartmadan, değerlendirmeden gözlerindeki merteği görmeden milliyetçilere saldırıyorlar.
Milliyetçilere devletin varlığı ve bekası üzerine kurulduğunu, Müslümanlıkla sorunlu olduğunu söyleyen kendilerine dindar diyen dinciler mevcut. Bu düşünce tarzıyla ne kadar boş olduklarını ortaya koyuyorlar.
XXXXXXX
1980 öncesi köşe bucak saklananlar bugün her yerde görünmektedirler. 1968 kuşağı denilenlerle birlikte yola devam etmektedirler. Milliyetçilik için Müslümanlıkla sorunları var diyenler, bugün dinsiz zihniyetle işbirliği içindedir. Kendi din kardeşine mezhep farklılığı yüzünden sırt çevirenler bugün hak olma özelliğini yitirmiş Hıristiyanlık ve Yahudilikle oynaşmaktadırlar.
Yaptıklarının doğruluğuna inan bu baylar nasıl bir tablo çizdiklerini görememektedirler. İslam gerçeğini kendi yorumları içinde çarpıtıp, Haçlıya hizmet malzemesi yapan bu zihniyet milliyetçileri Müslümanlıkla sorunlu olarak gösteriyor. İslam'ın anlam dünyasında şekle takılıp kalan, vatan sevgisinin imandan olduğunun bilincinde olmayan bu imansızlar gerçek samimiyeti nerede bulacaklar.
Milliyetçiliğe düşman olan bu zihniyet diyalog batağında hiç de hoş görünmemektedir. Kendileriyle problemli olan bu çarpık zihniyetin Kuran-ı Kerimi anlayarak okumasında fayda olacaktır. Zira yoldan çıktıkları görünmekte ama hangi yola saptıkları tam bir netlik kazanmamıştır.
Sağlıcakla kalın!
|