|

Fikri Atılbaz
Halklar, etnik gruplar; Türkiye, Türkiyeli; mezhep ayrışmasında Sünni- Alevi ikilemi. Dikkat ederseniz biri haricinde üzerinde kavga çıkarılan kavramlar hep aynı, her hangi bir değişiklik yok.
1968'den sonra başlayan halklara özgürlük furyası bugün çoğulluktan kurtulup numaralandırılmış bir şekilde, 36 etnik grup. Dün Komünistlerin dile getirdiği halklar, bugün Başbakan tarafından etnik gruplar diye anılır olmuş.
1980 öncesi Komünist grupların kabul etmedikleri Türklük kavramı için söyledikleri Türkiyelilik kavramını bugün sayın Başbakan ve partisi Türk vatandaşı, Türkiye demek yerine Türkiyeli demektedir.
1980 öncesi Alevi-Sünni ayrıştırması yapıp çatışma çıkaranlar bugün aynı ayrıma devam etmektedirler. Ortaya çıkan tablodan geçim sağlamaya çalışan zihniyetin devamı Azeriler için onlar Şii derken bugün komşu ülkelerde meydana gelen mezhep çatışmalarında taraf olmaktadır.
XXXXXXX
Bugünün, 1980 öncesinden zihniyet olarak hiçbir farkı yok. 12 Eylül öncesi Komünistlerin hararetli bir savunucusu oldukları fikirleri, kavramları bugün İslami kisve altında Kürtçülerden destek alan bir zihniyet savunmaktadır.
Öncesi ve sonrası diye adlandırmak zorunda kaldığımız 1980 tarihi devlet hayatımızda bir milattır. Bu tarihten sonra üzerimizde oynanan oyunlar artmış adeta bir deneme tahtası işlevi yapmışız. Emperyalist devletlerin neler yaptığını, ülkenin başına ne gibi belalar getirdiği zaman geçtikçe çok daha iyi görülmektedir. Türk olan ne varsa yok edilmeye çalışılmasının asıl sebebi emperyalizmin yeni adı olan yeni dünya düzenidir.
XXXXXXX
Yazının başında belirttiğim gibi öncesinde ve sonrasında karşılaştırdığımız konularda kim fark var diyebilir. Öncesinde tartışılmaya açılmış olan kızıl bayrakçılar tarafından yıkılmaya çalışılan Milli Devlet, bozulmaya çalışılan Üniter Yapı; bugün aynı arzuyla demokratik gibi görünen yöntem ve söylemlerle kibarlaşmış şekliyle din maskesi kullananlar tarafından dönüştürülmek istenmektedir.
1.Meclis diye diretenlerle, ikinci Cumhuriyet diyenler arasında hiçbir fark yoktur. Aksine karşıt görünen bu zihniyetler İstiklal Mahkemelerinin insan hakları yönünde İskiliplisini, bölücüsünü, vatan hainini yargısız infaz ettiler noktasında buluşup bugün devlete en ağır saldırıları yapmaktadırlar.
Düşmana karşı teslim olanlara inatla savaşıp, işgal kuvvetlerini Misakı Milli sınırlarından atan, Cumhuriyeti ilan edip kulluktan hürriyete, millete geçiş yapan; tüm ayrılıkçı grupların kafasına balyoz gibi inen Mustafa Kemal Atatürk ve onun göğsünü gere gere, altını çizerek belirttiği Türklüğünden, Cumhuriyetin temel iradesi yapılan Türk Milliyetçiliğinden nefret edenler kızıl, yeşil olmalarına rağmen karpuz olup buluşmuşlardır…
XXXXXXX
Bunlar İstiklal Marşı okunurken oturanlar, kıpraşanlar, söylemeyenlerdir. Bunlar bayrağı bir milletin onuru, temsili olarak görmeyen bayraksızlar, vatansızlar topluluklarıdır.
Türkiyelilik aşkıyla yanıp tutuşanlar, etnik gruplara özerklik diyerek 1980 öncesi zihniyetin aynısını sürdürdüklerini ortaya koymuşlardır. Türk' karşı ortaya konulan düşmanlığın, savaşın son sürat devam ettiği görülmektedir. Bugün bu gerçek çok daha net görülmektedir.
Sağlıcakla kalın!
|