Bölücüyü Destekleyen ABD'nin Bedava Hizmeti!

Terör örgütü PKK'ya karşı Türkiye'ye istihbarat desteği sağlayan ABD, bir başka taraftan da Kürdistan'ın kurulması için ne gerekiyorsa onu yapmaktadır. Barzani'yi Irak'da bir güç haline getirende, PKK'ya geçmişte ciddi silah ve para yardımında bulunanda ABD'nin kendisidir.Türk Milliyetçilerinin en güvenilir haber sitesi olan EtikHaber'de geçtiğimiz gün yayınlanan bir haberde MHP Adana Milletvekili Seyfettin Yılmaz'ın son aylarda en çok tartışılan konulardan birisi olan, ABD'nin Irak'dan çekilmesi sonrasında İncirlik Üssü'ne konuşlandırılan Predatorlar ile ilgili Milli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz'a verdiği soru önergesi ve cevabı gözüme çarptı.

Sayın Yılmaz bu konuyla ilgili hiç konuşulmayan, basının da üzerinde durmadığı "ABD'den istenilen Predatorler için herhangi bir ücret ödenecek midir? Ödenecekse bu ücret ne kadardır? İHA'lar için ciddi önemde olan bakım masrafları göz önünde bulundurulduğunda, bakım masrafları hangi ülke tarafından karşılanacaktır? Eğer Predatorlar için ABD'ye herhangi bir ücret ödenmeyecekse bunun karşılığında ne teklif edilmiştir?" sorularını Milli Savunma Bakanlığı'na sormuş.

Soruların böylesine çarpıcı ve düşündürücü olmasına karşın Milli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz'ın verdiği cevap daha da ilginç ve de düşündürücüdür. Bakan Yılmaz, ABD ile Türkiye arasındaki Irak'ın Kuzeyi'nde 2007 yılından beri istihbarat paylaşımı yapıldığını, ABD'nin Irak'dan çekilmesinden sonra 4 adet Predator tipi İnsansız Hava Aracı'nın İncirlik'e konuşlandırıldığını, bu hava araçlarının uçuş güzergâhlarını Türkiye'nin belirlediğini, hava araçlarının hareketlerinin radarlar tarafından izlendiğini belirtmiş ve tüm bunlar için de geride bıraktığımız yılın Kasım ayında ABD ile mutabakat imzalandığını açıklamış ve İHA'ların masraflarının ABD tarafından karşılandığını söyleyerek, Türkiye'nin bu destek için herhangi bir mali sorumluluk altına girmediğini söylemiş. Yani ABD bize kıyak geçmiş, Predatorlar'ı "beleş" vermiş...

ABD bu hizmet için Türkiye'den ne talep etmiş, karşılığında ne istemiş Bakan Yılmaz bu konuya hiç değinmemiş. ABD gibi bir ülkenin, milyonlarca dolarlık hava araçlarını Türkiye'nin emrine koşulsuz ve şartsız vermiş olması zaten imkânsızdır. Ayrıca attığı her adımda kendi çıkarını düşünen ve kendi menfaatine olmayan hiçbir girişimde bulunmayan bir ülkenin böyle bir şey yapması mümkün değildir. ABD'nin bir şey almadan veren bir ülke olmadığını dünyada bilmeyen yoktur.

Türkiye'ye terörle mücadele konusunda böylesine masum ve destekçi bir tavır takınan ABD, 2007 yılından bu yana ülkemize istihbarat desteği sağlıyorsa, dünyanın en gelişmiş insansız hava araçlarından elde edilen görüntü anlık olarak bizlere iletiliyorsa geride kalan 5 yıllık süre zarfında neden bu kadar şehit verdik o zaman?
PKK terör örgütüyle mücadelede bizlere destek olan (!) ABD, bunun en somut örneğini 2007 yılında göstermiştir.

Irak'ın Kuzeyi'nden sınırlarımızı geçerek Hakkâri'nin Dağlıca bölgesinde 12 askerimizi şehit eden hainlerin, aynı saldırı sonrasında 8 askerimizi ele geçirmeleri hala hafızalarımızdadır. PKK'dan imza karşılığında askerlerin teslim alınması ve ABD'li askeri yetkililer tarafından Diyarbakır'a getirilmesi sebebiyle terörle mücadelede Türkiye'nin iyiliğini ABD'nin ne kadar düşündüğünü, bizlere ne büyük katkılar yaptıklarını o dönem bu vesile ile görmüş olduk! Türk askerinin şerefinin iki paralık edildiği bu vahim olayı engelleyemeyenler, PKK'nın terörist başı Abdullah Öcalan bayrağını asarak teslim tutanaklarının oluşturulduğu masa başındaki fotoğraf karesinin bir parçası olmuştur.

ABD'nin arzuladığı tek gerçeklik bölgede onun istediği dengelerin oluşmasıdır. Bunun için ortaya koydukları BOP'un hayata geçmesi adına kurgulanan plan ne ise onu uygulamaktadırlar. Terör örgütü PKK'ya karşı Türkiye'ye istihbarat desteği sağlayan ABD, bir başka taraftan da Kürdistan'ın kurulması için ne gerekiyorsa onu yapmaktadır. Barzani'yi Irak'da bir güç haline getirende, PKK'ya geçmişte ciddi silah ve para yardımında bulunanda ABD'nin kendisidir.

Türkiye teröre karşı kamu düzenini sağlamak, milletin ve vatanın bölünmez bütünlüğünü korumak için mücadele verirken, ABD'nin Türkiye'nin bütünlüğünü tehdit eden şer odaklarına her türlü destekte bulunuyor olması asla unutulmamalıdır. BOP haritalarından da gördüğümüz gibi ABD, Türkiye'nin bölünmesini planlarken, PKK'da aynı hedefe ulaşmayı istiyor. Hal böyleyken ABD'nin terörle mücadele konusunda Türkiye'ye "beleş" hizmetler veriyor olmasının ardındaki gerçeklik hem samimi değildir hem de düşündürücüdür.

İsmet Yılmaz, İHA hizmeti karşılığında ABD'ye Türkiye'nin ücret ödemediğini söylemiş ama imzalanan mutabakatta para yerine ABD'ye ne verilmiştir, bunun sorgulanması gerekir. Mesela ABD bunun karşılığında AKP'ye, Suriye konusunda hizmet etmeyi mi teklif etmiştir? Yada Libya örneğinde olduğu gibi Müslümanların vatansız veya hürriyetleri elinden alınmış bir şekilde yaşamaya mahkum olmalarını sağlamak için AKP'nin başında olduğu Türkiye'den bu sürece daha aktif katkıda bulunmasını mı istemişlerdir?

ABD ile yapılan mutabakat ve şartlarının toplumla paylaşılması artık zorunlu hale gelmiştir. Özellikle Uludere'de yaşanan olay dahi bazı şüpheler uyandırdığından, AKP hükümeti olan biteni millete açıklamalıdır. Korkacak bir şeyi olmayan, bu mutabakatın memleket yararına olduğuna inanarak altına imzasını atanlar için bunu açıklamak zor olmasa gerek.

Aksi bir durum varsa ilerleyen zamanlarda her şey öyle yada böyle tüm çıplaklığıyla gün yüzüne çıkacaktır. AKP, Habur'da yaşananlar yada Oslo'da MİT-PKK görüşmelerinde olduğu gibi yeni bir rezalet vakasıyla daha karşılaşmamak istiyorsa vakit kaybetmeksizin Türk Milleti'ne gerçekleri anlatmalıdır.

İsmail ÖZDEMİR/ORTADOĞU


Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile