"Yeni Osmanlıcılık" maskesi ABD üretimidir!

BOP maskesi arkasına gizlenerek Türk Milleti'ne sunulan "Yeni Osmanlıcılık" anlayışı ABD'nin Ortadoğu Bölgesi'ni kontrol altına alabilmek için AKP eliyle kullandığı Türkiye'de, Türk Milleti'ni aldatmak için tasarladığı bir projedir. AKP'nin iktidar olması ve ABD'nin Ortadoğu'yu işgal etmeye yönelik oluşturduğu Büyük Ortadoğu Projesi (BOP) ile birlikte Türkiye kendi kimliğinden ve kendi öz değerlerinden uzaklaştırılan, samimi olmayan ve sonu tehlikelerle dolu bir değişim sürecine doğru sürüklenmeye başlamıştır.

Yeni Osmanlıcılık ve Yeni Türkiye Oyunları
Bu değişim süreci özünde bölünmeyle sonuçlanacak bir yolda ilerlemektedir. Bu yolda Türk Milleti'nden gerçeği gizlemek için kullanılan tanımların başında "Yeni Osmanlıcılık yada Yeni Türkiye" tanımı gelmektedir. Bugünlerde AKP tarafından üzerinde durulan ve Türk tarihinin en aydınlık dönemlerinden biri olan Osmanlı Devleti'ne atıf yapılarak sunulan bu iki kavram, ilginçtir ki CIA Türkiye masası eski şefi Graham Fuller tarafından ortaya konmuştur. Ayrıca bugün Dış İşleri Bakanlığı koltuğunda oturan Ahmet Davutoğlu'da "Stratejik Derinlik" isimli, 2001 tarihli çalışmasında benzer kavramları andıran tanımlamalarda bulunmuştur.

Görünüş itibarıyla Türkiye'nin dış politikasını ilgilendiren kavramlar olarak değerlendirilse de aslında bunların merkezinde yer alan konu Türk Milleti'nin yapısı ve Türkiye'nin milletleşme olgusudur. Dış politikada sözde Osmanlı zamanına atıf yapılan ancak gerçekte Ortadoğu için ABD adına Türkiye'nin maşa olarak kullanılacağı bir alanda koşullar değerlendirildiğinden, Türk Milleti'nin yapısının da sorgulanması ve mevcut algılamanın ortadan kaldırılarak, yeniden bir tanımlama yapılması gayesi temel hedef olmuştur.

Asıl Hedef Kürt Devleti Kurmak
BOP'da eşbaşkanlık görevine layık görülen Başbakan Erdoğan bu sürecin ilerlemesinde baş aktör konumundadır. Özellikle Başbakan'ın iktidara geldiği günden bu yana sürekli 36 etnik yapıya vurgu yapması, Türk Milleti yerine Türkiyelilik kavramını kullanması, bin yıldır beraber yaşamış, birbirleriyle etle tırnak olmuş insanları ısrarla farklı kimliklerle tanımlama gayreti de bu amaca hizmet etmektedir.

Yine bin yıllık Türk tarihinin en büyük ihanet oyunu olan Kürt Açılımı da bu kavrama hizmet etmek amacıyla yürürlülüğe konulmuştur. Irak işgali ile birlikte, Barzani'nin başında olduğu aşiretin, devlet olma yolunda tüm olanaklara kavuşturulması ile AKP tarafından başlatılan Açılım sürecinin birbirinden ayrı düşünülmesi eksik ve yanlış bir değerlendirme olacaktır. Çünkü BOP'un ana hedeflerinden biri sözde Kürt devletinin kurulmasıdır.

Osmanlıyı Yıkanlar "Yeni Osmanlıcık" Diyor!
"Yeni Osmanlı" anlayışının, Osmanlı'nın hiçbir değeriyle uzaktan yada yakından bir bağı bulunmamaktadır. Osmanlı, özellikle II. Abdülhamit döneminde Yahudilerin bugünkü yaşam alanı olan Kudüs ve çevresine yerleşmek istediklerinde, yüklü miktarda para ve Ermeniler üzerinden batıdan yapılan baskıları azaltma sözü de vermelerine rağmen Yahudilerin bu isteği geri çevrilmiş, İslam dini için kutsal olan Kudüs'ün, şehit kanlarıyla kazanılan toprağın elden çıkarılmasını engellemişti. Ancak bugün "Yeni Osmanlıcılığı" savunan AKP iktidarı Yahudilerin devleti olan ve kurulduğu günden bu yana Müslümanları hunharca katleden İsrail için füze savunma sistemini Türkiye'ye kuruyor, ABD tarafından hayata geçirilen ve Müslümanları yok etme projesi olan BOP aracılığı ile de İsrail'in çıkarına olacak ne kadar koşul varsa hepsini yerine getiriyor...

AKP'nin tanımladığı "Yeni Osmanlıcılık" anlayışının amacı Türk Milleti'nin en parlak dönemlerinden birini yaşadığı ve özlem duyduğu Osmanlı üzerinden, duyguları ve hissiyatları istismar ederek, Türkiye'nin geleceğini ABD eliyle yok etmektir. Çünkü ABD, Irak'ın kuzeyinden başlayarak, Türkiye, İran ve Suriye'yi içerisine alan ve Başbakan Erdoğan'ında ifade ettiği gibi "Diyarbakır'ın merkez olduğu" BOP'da bir Kürt devletinin kurulmasını arzulamaktadır. Bunun için Barzani idaresini özerk hale getirmişler, Irak'da yaşayan Sünni ve Şii gruplara yapmadıkları yardımları Barzani'ye yapmışlar, Barzani için ağır silahlarla donatılmış bir ordu oluşturmuşlar ve bölgenin petrol kaynaklarının önemli bir bölümünü de yine Barzani'ye bırakmışlardır.

Ülkemizi yıllardır meşgul eden ve toplum vicdanında derin yaralar açan, millet kavramını tümüyle yok etme amacı taşıyan Kürt açılımı projesi de ABD'nin Barzani için oluşturduğu şartların bir sonucudur. Türk Milleti'nin yeniden tanımlanmak istenmesi, Osmanlıya atıf yapılması ancak Osmanlı millet sisteminde dahi olmayan kavramlarla bu sürecin ilerletilmek istenmesi bütünüyle Türkiye'nin bölünmesine hizmet etmektir.

Büyüyoruz Yalanıyla Ülke Bölünmek İsteniyor
AKP'nin küresel güç olacağız yalanıyla ortaya koyduğu, iç ve dış siyaseti de bu ölçüde oluşturduğu "Yeni Osmanlıcılık" anlayışı gerçekte; Türkiye büyüyor, geçmişte kaybettiği topraklara geri kavuşuyor, küresel güç oluyor yalanlarıyla bizleri bölünmeye götürecek, yeni yüzyılın Truva atıdır!

Bugün BOP maskesi arkasına gizlenerek Türk Milleti'ne sunulan "Yeni Osmanlıcılık" anlayışı milli bir ülkü olarak ortaya çıkan bir fikir değil, ABD'nin Ortadoğu Bölgesi'ni kontrol altına alabilmek için AKP eliyle kullandığı Türkiye'de, Türk Milleti'ni aldatmak için tasarladığı bir projedir. Asla unutmamak gerekir ki, ABD'nin topluma Osmanlı ismini kullanarak aşılamaya çalıştığı ortam tümüyle aldatıcıdır. ABD'nin bizim iyiliğimizi bizden daha çok düşünmesi hiç mantıklı olur mu? Unutmamak gerekir ki, I. Dünya Savaşı yıllarında yurdumuzu, İstanbul'u işgal eden kuvvetler arasında ABD'liler de bulunuyordu. Bu durum yıllardır gizlenmek istendi. Geçmişte Osmanlı'yı işgal eden, bölünmesinde büyük pay sahibi olan ABD'nin, bugün bizlere Osmanlı'nın adını kullanarak yönelmesi karşısında uyanık olmak durumundayız.

En Büyük Hedef Misakı Milli'dir
Türk Milleti ve Türkiye Cumhuriyeti'ni korumak, yaşatmak ve büyütmek her vatandaşın görevidir. Ancak bu yolda ortaya konacak yöntem tümüyle milli dayanaklı olmalıdır. Bu hedef zaten Osmanlı'nın son döneminde "Misakı Milli" kavramıyla ortaya konmuşken ve akabinde kurduğumuz Türkiye Cumhuriyeti bütün planlarını bu yönde oluşturulmuşken, şimdi bundan vaz geçerek, Müslümanları evsiz, ailesiz, yurtsuz ve hürriyeti elinden alınmış bir şekilde ortada bırakmak isteyen ABD'nin projesi olan Yeni Osmanlıcılık anlayışını benimseyerek milleti yeniden tanımlama arzusunda olmak, en hafif tabirle Türk Milleti'ne yapılacak en büyük ihanet olacaktır.

Tarihin Türk Milliyetçileri'ne Yüklediği Büyük Sorumluluk
Sürecin böylesine ilerlediği bir zamanda uyanık olması gerekenler Türk Milliyetçileri'dir. Uğruna mücadele verdiğimiz Türk Milleti sahte kavramlarla ve sinsi aldatmacalarla milli kimliğini kaybetmeye doğru yönlendirilmişken, AKP'nin gerek milliyetçi söylemlerde bulunması, gerekse Ülkücü Hareket'in geçmişinde devleşen şahsiyetlerini kirli ağızlarında anmaları kimseyi aldatmamalıdır. AKP'nin siyasi yaşamına başladığından beri edindiğimiz tecrübeler bizlere milli konularda hiçbir hassasiyetlerinin olmadığını kanıtlamıştır. Türk Milliyetçileri'ne "faşist, kafatasçı" diyen bir zihniyetin, bizim değerlerimizi ağzına alıyor olması kimseyi aldatmamalıdır. Karşımızda küresel güçlerin hizmetinde olan ve aldığı görevi yerine getirebilmek için giremeyeceği kılık, kullanmayacağı söylem ve takmayacağı maske bulunmayan bir siyasi oluşum, AKP bulunmaktadır.

Hal böyleyken, Türk Milleti'nin içerisine düşürüldüğü kumpastan çıkaracak inanç ve şuura sahip olmak gerekir. Tarihin bizlere yüklediği yeni sorumluluklardan birisi de bu olmuştur. Milli kimliğimize, millete olan inancımıza kast edenlere karşı sarsılmaz bir duruş sergilemek gerekir. Şanlı tarihimiz ve şerefli geçmişimize ait değerleri kullanarak küresel güçlerin önünü açanlara karşı "Milli Mücadele Ruhu" ile durmak asli vazifemiz olmalıdır.

"Ne Mutlu Türk'üm Diyene" sloganı mücadele ruhumuzun ilhamıdır. Türk Milleti'nin doğrudan kimyasını bozmak isteyen güruha karşı aşılmaz bir set oluşturmak, milletimizi olanlar karşısında aydınlatmak öncelikli görevimiz olmalıdır.

İsmail ÖZDEMİR/ORTADOĞU

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile