Sarkozy Siyasi İhtirasına ve Diasporaya Yenildi!

Mustafa Ertekin

 

Ermeni diasporasının sahnelediği "soykırım" adlı hayal oyununun Paris sahnesinde bu kez Fransız siyasetçileri rol aldı.

Yaklaşan Fransız seçimlerinde iç siyaset malzemesi yapılan "soykırım" oyunundan beslenmeye kalkan Sarkozy sadece beş yüz bin ermeni oyu uğruna Fransız tarihine kara bir leke daha sürmüştür.

Bir anlamda da kendi tarihinde yer alan karanlık olayları da (Cezayir, Ruanda gibi) tescil etmiştir.

Tarihi bir kesitten siyasi sonuç çıkarıldığı açıkça belli olan bu kirli oyunun aslında Türkiye açısından kıymeti yok.

Türk devletinin şanlı tarihinde hesabını veremeyeceği hiçbir karanlık nokta elbette yoktur...

Ancak müttefikimiz olan Fransız senatosunun diasporanın oyununa boyun eğmesi tarihi bir trajedi olmuştur.

Diasporanın oyuncağı olan Marsilya milletvekilinin başrol aldığı "iftira" sahnesinde Sarkozy'nin "ihtiraslı figüranı" oynayıp, senatörlere arkadan sufle yapması Fransa için utanç vericidir. Bir devlet başkanına yakışmamıştır.

Dış mihraklar tarafından sistemli bir şekilde vizyona sokulan "ihanet" senaryosu ihanet şebekelerini sevindirirken, tarihi gerçeklerin siyasi kararlar ile kirletilmesi karşısında AB'nin sessiz kalması bu utancın köklerinin nerelere dayandığını göstermektedir.

Türk Devletinin her platformda "çözümü tarihçilere bırakalım" önerisini ret eden Ermeni diasporasının yalandan siyasi sonuç çıkarma oyununa fiğüranlık yapan Fransa ile ilişkilerin eskisi gibi olması artık mümkün gözükmemektedir.

Türkiye'nin tarihçileri göreve davet etmesi tarih içindeki kesitleri değiştirmek değil, bu iddiaların tarihçiler tarafından, olaylarla birlikte araştırılmasını sağlayıp diasporanın iftiradan "siyasi sonuç" çıkarma oyunu gözler önüne sermektir.

Böylece "3 T PLANI" diye bilinen "tanıtım, tazminat ve toprak" hayali kuran Ermeni diasporasının yalanları ortaya çıkarmak istemektedir.

Bugün Fransa'da sahnelenen oyun "büyük turp'un" sadece ucudur. Bu kirli oyunun muhtemelen arkası da gelecektir.

Çünkü Büyük Ermenistan hayali kuran Ermeni diasporasının sözde soykırım yalanı ile amaçlanan mesnetsiz iddialardan siyasi sonuç çıkarma çabası görülmektedir.

1915 tarihinde yaşanan olayları sebepleriyle değerlendirmekten kaçınan önyargılı ülkeler aslında Osmanlı döneminden beri Anadolu'da haritaları değiştirmeyi amaçlayan Emperyalist oyuncuların taşeronu olmayı sürdürmektedir.

Böyle bir hayalin sürmesi densizliğin boyutunun 2015'e kadar süreceğini açıkça gösteriyor.

Sözde Ermeni soykırımı yalanı ile başlayan süreç bu propagandanın Fransa'da sahneye konması diasporayı kullanan merkezlerin aslında 2015'de yani tehcirin yüzüncü yılında siyasi sonuç elde etme hayali kurduklarını gösteriyor.

Tarihi kesitlere bakınca savaş yıllarında uygulanan "Techir kanunu" aslında Ermeniler için güvenlik ve koruma sağlayan bir güvence olduğu görülüyor.

Ancak günümüze kadar sürdürülen kara propaganda sayesinde (Fransa'da olduğu gibi) mesele mecrasından çıkarılmak isteniyor. Tarihi kesitlerden ders almak yerine "karanlık siyaset" üretmek oyunun boyutunu gözler önüne sermektedir.

Şimdi sahnelenen oyun 1915 den beri Emperyalizmin Osmanlı devletini yıkma ve paylaşma politikasının uzantısından başka bir şey değildir.

Karanlık odaklar o dönemde başaramadıklarını bugün yeniden denemek gibi bir yanılgı içindedir.

Fransa ve Sarkozy'nin siyasi ihtiraslarına yenilip tarihi kesitleri çarpıtma çabası belki gerçeği değiştirmeyecek ama zalim oyun her yıl yeniden sahnelenecektir.

Bu sebeple, Türk Devleti sakin ve dik duruşunu sürdürmelidir. Sakin olup hukuk ve meşru platformlarda haklılığını anlatmaktan yılmamalıdır.

Zaten bu anlamda Türk hükümeti dış işleri harekete geçmiştir.

Meselenin krize dönüşmesi yerine haklılığımızı anlatacak her yol denenmelidir ki Siyasi ihtiraslarına yenilen Fransa ve Sarkozy gibiler üç beş oy uğruna insanlık tarihine leke sürmeye bir daha yeltenemesin…

Dünya'ya Fransa'nın tarihini Cezayir'i, Afrika'yı, Ruanda'yı anlatalım ki utançları katmerleşsin…

 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile