Asikurtlar©

Kontrgerilla Bozuntuları!

Kontrgerilla Bozuntuları!
24 Ağustos 2015 - 20:59 'de eklendi ve 4346 kez görüntülendi.

Mahallenin müzmin paçozlarındaki “kahramanlık merakı” sürüyor. 3 yıllık bir aradan sonra uçaklar Kandil’e doğru havalandığından beri herkes nasıl bir milli kahraman, nasıl bir kontr-terörist, nasıl bir kontrgerilla sormayın!.. Ortalık kahramanlık manşetleriyle yıkılıyor!
Havuz medyası, bugüne kadar terörü muhalefetin ve çapulcuların azdırdığını, Doğan medyası ise aynı işi iktidarın ve akillerin yaptığını savunuyor.
Biri ötekini, eli kanlı teröristlere karşı fazla liberal, öteki berikini aşırı demokrat olmakla suçluyor.
Biz de eline Mehmetçik kanı bulaşmış herkese aynı sözü söylüyoruz: “Alayınız katilsiniz!..”
Bu arada devletin valileri de boş durmuyor. Ağrı valisi geçtiğimiz gün, “PKK 40 genç kızı dağa kaldırdı” deyince Star gazetesi PKK’yı ilk kez duymuş gibi “Irz Düşmanı PKK” diye manşet atıyor. Yeni Şafak buna “Namus Şantajı” manşetiyle eşlik ediyor.
Biz Ağrı Valisinin şahsında devletin kulağını ne zaman çınlatmışız peki? En son 14 Nisan 2015’te Tarık Toros’un programında…
“Muhtarlardan tulum oy isteniyor. Muhtar artık pazarlık yapmak zorunda kalıyor. 250 oy sana vereyim, 250 tane de AKP’ye versem olmaz mı? diyor… Bu şekilde AKP-HDP sarmalına sokulmuş olan bir kitle, nasıl demokratik bir seçime girecek?..”
Biz bu sözleri, 2014 yılı başında yani Türkiye 3 seçimli bir sandık maratonuna girerken Ergani’deki MHP seçim bürosunun açılışında da söylemiştik. Yani tam zamanında söylemiştik. Testi kırıldıktan, ülke siyaseti PKK tarafından bloke edildikten, namus gittikten sonra değil…
Son seçimlerden önce de davet edildiğimiz Bugün TV’de bu ırza tasallut meselesini yine bir yıl kadar önce yaptığımız araştırmalara dayanarak dile getirmiştik:
“Muhtar köyün bütün oylarını HDP’ye vermezse ne olacak? Köy yakılacak veya muhtarın çocuğu dağa kaldırılacak!.. Ya da kızını kaçıracaklar!.. Bakın burada namus da tehdit altındadır.”
Hem sahadaki gözlemlerimize göre konuşuyorduk; hem de PKK’dan kaçmayı başaran “Dilaram” kod adlı teröristin yazdığı “Özgürlüğe Kaçış” kitabında anlatılanları okumuştuk.

AKP hükümetinin 2009’da Oslo’da masaya oturduğu, 2013’te barış süreci başlattığı bu ırz düşmanlarını, aslında biz ta 1978’den beri tanıyorduk.

Valilerin görevi, namus kirlendikten sonra durumu rapor etmek değil, milletin ırzını ve namusunu korumaktır.
“Biz neden milliyetçiyiz veya neden MHP’nin bugün Türkiye’de iktidar olması gerektiğine inanıyoruz? Çünkü milletimizin ırzı da namusu da haysiyeti de şerefi de, devletimizin itibarıyla birlikte tehdit altına girmiştir. Biz bunun farkında ve şuurundayız!..”
Bu sözler de bizim köşemizin dışına çıkarak ekrandan milletimize seslenme imkânı bulduğumuz anda ilk söylediğimiz cümlelerden…

Şimdi, bizi terörden nemalanmak ve kandan beslenmekle itham edenlere bir çift sözümüz var:
“Kan dökülmeden, kızlarımızın ırzına geçilmeden, terör dağdan şehre inmeden, şehirler tahrip edilmeden bunları yuvasında bitirelim, ‘kandil’ini söndürelim” demek mi kandan beslenmektir?
Yoksa arada bir PKK’yı paslı bıçak, orduyu da neşter gibi kullanarak, karşılıklı olarak dökülen kanın üzerinden siyaset yapmak mı kandan beslenmektir?
Varlığını ve servetini Erdoğan’ın Türkiye iktisat elitini dönüştürme siyasetine borçlu olan ve dün söylediğini bugün inkar eden şahsiyetsiz rantiyecilerin Türk Milliyetçilerine verebileceği bir siyaset dersi yoktur.
Allah’ın izni ve Sayın Genel Başkanımızın onayıyla bu akşam 21.00’de, Habertürk’ün konuğu olacağım. Davet, daha önce de bir programına konuk olduğumuz Sayın Didem Arslan’dan geldi.
Başarılı programları ve müspet halleriyle omurgasızlardan ayrılan değerli sunucuya götüreceğimiz emanet bir selam da var üzerimizde…

Programda muhtemelen yıllardır üzerimizde biriken elektriği boşaltabileceğimiz medya destek trolleri de olacak. Orada gerekeni, bize yakışanı elbette konuşacağız.

Ancak tabii ki bunu, bin yıldır hakkı yenmiş bir milletin, yüz yıldır örselenen bir cumhuriyetin, 46 yıldır göz ardı edilen bir siyasi partinin 13 yıldır zulüm gören, 5 yıldır her dediği doğru çıktığı halde sözü dinlenmeyen bir liderinin bütün elektrik yükünü bir anda boşaltarak yapmayacağız.
Yani şimşek gibi çakmayacak, yüreğimizdeki yıldırımları kimsenin kafasına gözüne atmayacağız.
Kimseye “Milletin ırzı, namusu şimdi mi aklınıza geldi lan kontrgerilla bozuntuları” demeyeceğiz!
Kim, neyi hak etmiş olursa olsun!.. Biz, kendimize yakışanı yapacak; her zamanki gibi sadece milletimize gerçekleri anlatacağız!

Şükrü Alnıaçık

Etiketler :
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER