Asikurtlar©

Kolluk Görevi ve Siyaset

Kolluk Görevi ve Siyaset
24 Mayıs 2016 - 9:16 'de eklendi ve 4130 kez görüntülendi.

 

 

Biz Türkler, son zamanlarda her derde deva hazır fikirleri fazla tükettiğimizden olsa gerek fikir üretiminde sıfır seviyesine inmiş bulunuyoruz.
Benim ise sanatlı bir başlık üretmek bile hoşuma gidiyor. Taklitten o kadar nefret etmişim ki; hiçbir yazımın bir öncekine veya bir başkasınınkine benzememesine alabildiğine özen gösteriyorum.

Kimsenin açığını aramak, hatasıyla, yalanıyla uğraşmak benim yapıma uygun değil. Ancak gazetecilikte de böyle bir durum var. Sana saldırana sen de bir tane ekleştiriyorsun!
Eğer Ülkücüysen, ideolojine, partine, teşkilatına, liderine, milletvekiline, belediye başkanına saldırıldığında duramıyorsun.
Bu yüzden dünkü yazım sebebiyle gelebilecek saldırıları, ortak şuurla def etmek için bir yazıya daha tahammül göstermenizi istirham ediyorum.

Uykuyu hayata tercih edenler, kendilerini uyandıran anneleri bile olsa kızarlar… O yüzden konuya olan ilgimi biraz daha temellendirmek istiyorum.
Dün incelediğim konuda ilgimi çeken ve oradaki “kahramanlık” edebiyatının bana ters gelen yönü şuydu:
Siz 30 yıl boyunca “kahramanca” askerlik görevi yapacaksınız ve bu otuz yılın sadece 2 yılını kahramanlık yapılabilecek bir bölgede geçireceksiniz; sonra da o iki yılı anlata anlata bitiremeyeceksiniz.
Bu, bizim için anlaşılabilir bir durum değildir.

Biz olsak kahramanlığı bulmuşken iki yılda bırakmazdık… Üstelik töreye aykırıdır; varsa bile bir kahramanlık; bunu öyle ballandıra ballandıra da anlatmazdık.
Şimdi gelelim hakikate… Hakkari’deki askeri birlikler, sınıflarına bakıldığında:
Piyade, Komando ve Jandarma Birlikleri olmak üzere üçe ayrılıyor.
1- Piyadeler, ülke savunması için yurdun her yerinde konuşlanmış olan Kara Kuvvetlerine bağlı Taktik Birlikler…
Hakkari’deki birlikler Tümen seviyesinde ve başında bir Tümgeneral bulunuyor.
Tümene bağlı olarak, başında Tuğgeneral veya Albay bulunan Tugaylar var. Bu tugaylar da sabit ve misafir (kaydırılmış birlik) olarak iç güvenlik taburlarına komuta ediyor.

2- Kara Kuvvetlerine bağlı olarak görev yapan en etkin birlik, Hakkari Dağ ve Komando Tugayı…
Sonradan siyasete atılan ünlü komutan Osman Pamukoğlu, 1993-1995 yılları arasında bu birliğin komutanlığını yapmıştı.
Düşmanın karakollara kadar gelmesini, baskını, sızmayı, pusuyu beklemek yerine terörle mücadele etmeyi, yani hücumu tercih etmişti.
Jandarmanın görevi ise normal zamanlarda sınırı beklemek, kaçakçılığı ve diğer polisiye vakaları takip etmekti.

3- Hakkari’deki Jandarma Birlikleri, Hakkari İl Jandarma Komutanlığına bağlı olarak:

a) Hakkari İl Merkez Jandarma Komutanlığı
b) Hakkari Jandarma Özel Harekat Tabur Komutanlığı
c) Hakkari merkezdeki 118. Seyyar Jandarma Alay Komutanlığı (lağvedildi)
d) Yüksekova JÖH Tabur Komutanlığı
e) Hakkari İl Jandarma İleri Lojistik Komutanlığı
f) Yüksekova 21. Jandarma Sınır Tugay Komutanlığı
g) Şemdinli İlçe Jandarma Komutanlığı (Yarbay Sarızeybek 2 yıl burada komutanlığı yaptı.)
h) Yüksekova İlçe Jandarma Komutanlığı
i) Çukurca İlçe Jandarma Komutanlığı
j) Şemdinli İlçe Jandarma Komutanlığına bağlı Jandarma Asayiş Komando Bölüğü
k) Yüksekova İlçe Jandarma Komutanlığına bağlı Jandarma Asayiş Komando Bölüğü
l) Çukurca İlçe Jandarma Komutanlığına bağlı Jandarma Asayiş Komando Bölüğü
m) Çukurca İlçe Jandarma Komutanlığına bağlı Çukurca Jandarma Komando Taburu olarak sıralanıyor.

Askerlik Şubelerini, Orduevlerini ve Askeri Hastaneleri de sayarsak Hakkari’de, üst rütbeli bir subay tarafından komuta edilen askeri birlik sayısı, 25-26’yı buluyor.
Allah eksikliklerini göstermesin.
Şimdi dünkü konuyu neden uzattığımızı anlatabildim mi?

Siz Hakkari’deki 25 askeri birlikten, görevi kaçakçı takibi olan bir ilçe sınır taburuna sadece iki yıl, neredeyse her Türk gencinin ödediği vatan borcu kadar kumanda edeceksiniz!..
Sonra da batıya gelip bunu, bütün Hakkari’ye, hatta Olağanüstü Hal Bölgesine, hatta Ortadoğu’ya kumanda etmiş bir kahraman gibi anlatacaksınız.
Gençler vatan aşkıyla sitenize biraz fazla tıklayınca da bir milyon müridi olan bir şeyh edasıyla MHP’nin kapısına dayanacaksınız.
Reddedilince de 7,5 milyon seçmenin teveccühünü kazanmış bir siyasi lidere çamur atacaksınız!

Yok böyle bir kahramanlık bizim kitabımızda…
Böyle bir kahramanlığın olmadığını ve işin edebiyat kısmının hakikate galebe çaldığını, Osman Paşa da zaten, tekzip edilemeyen: “Hayal anlatıyor!” sözleriyle ifade ediyor.
Gelelim üretim meselesine… Yani bu kıssadan çıkacak bugünkü hisseye:

Dinin siyasete alet edilmesine ne kadar karşıysak, bizim için din kadar kutsallaşmış olan askerliğin, özellikle de terörle mücadelenin siyasete alet edilmesine o kadar karşı olmalıyız.
Çünkü Türk Milleti’nin dini duygularla aldatıldığı kadar askeri operasyonlarla da aldatılabildiğini son 1 Kasım seçimleri, 9 şiddetinde bir oy kaymasıyla hepimize göstermiştir!..
Şükrü Alnıaçık

Etiketler :
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER