KENAN EVREN'DEN HESAP SORMA MASALI

12 Eylül 2010 referandumunda yargının yandaş hale getirilmesinin garanti altına alındığı bir dönemin sürecinde ve 2003 yılında Kenan Evren'i Kalender Orduevi'nde gizlice ziyaret edip "Paşam, bu ülkenin sizin gibilere ihtiyacı var" diyen Recep Tayyip Erdoğan'ın Başbakan olduğu bir ülkede, Kenan Evren'den 12 Eylül 1980 ihtilalinin hesabının sorulacağı gündem oldu, onu tartışıyoruz şimdi…

12 Eylül 2010 referandum dönemi "Hesap Sorulacak" diye , darbe mağdurlarını oyalayıp "Evet" oyuna dönüştürdüler, şimdi de "Hesap Sormaya Adım Atıldı" diyerek gündemi oyalamaya çalışıyorlar.

Alanında güçlü hukukçuların hepsi Kenan Evren'den hesap sorulamayacağını söylemektedir. Hukuk yönünde böyle bir gerçeklik olduğu gibi, Kenan Evren'in de AKP'nin kuruluş aşamasında ve politikalarını övmede gönül bağını göz önüne aldığımızda zaten bir hayalin tartışıldığını ibretle izlemekteyiz.

İlker Başbuğ'dan hesap sormak için bahaneler yaratabilirler ama Kenan Evren'den hesap sorulacak bahaneleri bile ortadan kaldırırlar.

12 Eylül 2010 referandumuna kadar Kenan Evren'le açılışlarda, düğünlerde, hastane köşelerinde buluşan, onu Çankaya Köşklerinde "sağlığınızla yakından ilgileniyoruz" diye ağırlayan, AKP'nin birçok politikasını ona övdürenler şimdi "hesap soracağız" diyorsa, mesele buna inanan kişilerdedir.

Kenan Evren AKP, AKP Kenan Evren demek iken oynanan tiyatroya inanmak, bu oynanan oyunda figüran olmak Türkiye'ye zaman kaybından ve başka yeni oyunlar sahası açmaktan başka bir şey değildir.

MHP Lideri Devlet Bahçeli'nin "Unutulmamalıdır ki, 12 Eylül 1980'de hukukun boğazına yağlı urgan geçiren vicdansızlarla; 12 Eylül 2010 tarihinde adaletin terazisini kıran bozguncu zihniyetin aynı alanda kümelendiklerini ve benzer hedefler taşıdıklarını bir gün herkes görecek ve mutlaka idrak edecektir." sözleriyle işaret ettiği noktada budur.

AKP'nin Kenan Evren'den bu kadar hesap sorma arzusu vardı da, neden AKP'nin ilk iktidar yıllarında "Paşam, bu ülkenin sizin gibilere ihtiyacı var" övgüsünde bulunmak için ayağına gittiler, düğünlerde, açılışlarda neden çok samimi pozlar verdiler, Çankaya Köşkünde neden ağırladılar? Sağlığı ve sıhhati ile neden bu kadar yakından alakadar oldular? Şu özet sorularımız bile her şeyi anlatmaya yetmektedir.

AKP politikasının geniş bir bölümünü istismar üzerine temellendirdiği için 12 Eylül 1980 ihtilalinin mağdurları da kendi politikalarını inandırıcı kılmak için malzeme haline getirilmiştir.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan 12 Eylül 2010 referandumunun ana gayesini "Anayasa değişikliği önerimiz (KÜRT) açılım projemizin önemli bir parçasıdır. Açılım kapsamında atacağımız adımların önünü açıyor, alt yapısını hazırlıyor." şeklinde milyonların huzurunda ekranlardan açıkladığı halde, referandum sonucundan Kenan Evren'e hesap sorulacağı masalına inanmak aklımıza, kişiliğimize vurulan darbedir.

Kenan Evren'in 1980 yılında Türkiye'ye vurduğu darbeler, AKP'nin Türkiye'ye vurduğu darbeler yanında daha masum kalmaktadır. Kenan Evren Türkiye'de birçok insana acılar yaşatmış,ülkede her türlü adaletsizliği,hukuksuzluğu gerçekleştirmiştir ama bugün AKP'de ondan farklı davranmamaktadır. Ülkenin her şeyi elimizden kaymakta, hem içeride, hem bölgesinde felakete doğru sürüklenmektedir.

Dün ABD'nin "Bizim Çocuğu" Kenan Evren darbe yapıyordu, bugün ise ABD'nin "BOP Eşbaşkanı" Recep Tayyip Erdoğan yapıyor…Fark nedir?

Fark yoktur. Fark sadece darbe dönemlerinin tarihidir. Her iki tarihle de sadece Türk milliyetçileri mücadele etmiştir ve halen etmektedir.

Hedefi aynı olan Kenan Evren'i ve Recep Tayyip Erdoğan'ı birbirinden farklı görenler Türkiye'de oynanan oyunların tuzağına düşmüştür demektir.

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile