Pazartesi, 09 Ocak 2012 12:11
Kandil'in müdavimi, Murat Karayılan denen alçağın kadim dostu Hasan Cemal, eski Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ'un adeta suç uydurularak tutuklanmasına sevindirik olmuş olmalı ki, "Artık Bu Ülkede Genelkurmay Başkanları Da Hesap Veriyor" başlıklı bir yazı kaleme alarak, köşesinden mutluluklar saçmıştır.
Milliyet Gazetesi'ndeki köşesinde adeta Kandil'in ve İmralı'nın sesi olmaktan hiç çekinmeyen birinin İlker Başbuğ'un tutuklanmasına sevinmesi elbette doğaldır.
Hasan Cemal'e "Tercihini Öcalan'dan mı, yoksa İlker Başbuğ'dan yana mı kullanırsın?" diye soru yöneltseniz kesinlikle cevabı "Öcalan" olacak birisidir.
Biliyorsunuz (AB)(D)ullah Öcalan denen alçak geçtiğimiz yıl avukatları aracılığıyla "Cengiz Çandar ve Hasan Cemal'e selamlarımı iletiyorum." demişti… Hasan Cemal'de selamın hakkını her daim vermeye devam etmektedir.
Meselemiz Hasan Cemal'in sevinmesinden ziyade, neden hep Hasan Cemal'in sevineceği manzaraların AKP iktidarı döneminde yaşandığıdır.
PKK açılım süreci başlatıldığında, AKP-Kandil arasında adeta kuryecilik yapan Hasan Cemal'in durduğu nokta açısından yazdığı yazılar oldukça tutarlıdır. Çünkü onu yazarken ve konuşurken gördüğümüzde Öcalan'ın, Murat Karayılan'ın, Talabani'nin, Barzani'nin klonlanmış halini karşımızda sanmaktayız. O da bu durumdan rahatsız değildir. Çünkü üstlendiği misyon budur.
Böyle bir misyon sahibi, eli kanlı teröristler Habur'da kahraman gibi karşılanırken alkış tutmakta, (AB)(D)ullah Öcalan'ı İmralı'dan kurtarma planları yapılırken gözleri parlamaktadır. Kadim dostu Murat Karayılan'ı Kandil'e ziyarete gittiğinde ise sanki evinde gibi pozlar vermektedir.
İşte bu profilin sahibi olan Hasan Cemal, İlker Başbuğ'a yapılan haksızlık, hukuksuzluk ve adaletsizlik karşısında hesap çizelgesini tutmaya çalışmaktadır. Hasan Cemal ve benzerleri için demokrasi, özgürlük sadece PKK, bölücüler ve Türk düşmanları için geçerlidir.
Teröristleri kurtarma ve teröristlerle mücadele edenleri hapislere doldurma projesini yürüten, teröristi barış elçisi, komutanı örgüt kurucusu olarak göstermeye çalışan AKP'ye propaganda desteği sağlayan Hasan Cemal'in hesap verdiği gün Türkiye'de gerçek adalet, hukuk sağlanmış olacaktır.
Türkiye'yi korumaya çalışandan hesap soranın, Türkiye'yi bölmeye çalışanlara destek olması Türkiye'nin içinde bulunduğu hazin hali göstermeye yetmiyorsa, daha neyin yaşanması gerekmektedir?
Türk milleti hesabı soranla, hesabı verenin kim olduğunu çok iyi idrak etmezse, bu ülkede Hasan Cemal zihniyeti bir hayli yol almış olacaktır. Hasan Cemal'in aldığı yol demek ABD, AB, Barzani, Talabani ve PKK'nın zafer kazanması demektir.
Genelkurmay Başkanlığı yapmış birisi tutuklandığında "sivil irade başarısı" diye zil takıp oynuyor, teröristler serbest bırakıldığında ve onlara kahraman muamelesi yapıldığında da zil takıp oynuyorsa… Böyle bir kalemi "Hain ve İhanet" sıfatıyla anmayacağız da ne ile anacağız?
Hasan Cemal'in başka bir tarifi yoktur. Böyle birini başka kavramlarla ve sıfatlarla tarif edebilecek varsa buyursun yapsın…
İmralı'nın, Kandil'in borazanlığını yapan Hasan Cemal ve benzerleri ne zaman hesap verecek sorusunun cevabı "Türk milleti derin uykusundan uyanıp, ayağa kalktığı vakit" olacaktır.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın "Hasan Abi" diye seslendiği Hasan Cemal'in Türk milletine vereceği hesap vardır.
Kandil ve AKP arasında mekik dokuyarak kuryelik yapan Hasan Cemal ve benzerlerinin vereceği hesap demek, Türkiye'de tüm ihanet oyunlarının bozulması demektir.
Hasan Cemal'e "Leke" şiirindeki şu mısralar hediyemiz olsun:
"İhanet oyununda peşrev çekenler bu kez
Bilsinler ki bu toprak hainleri hiç sevmez."
