Cuma, 06 Ocak 2012 19:01
MHP Lideri Devlet Bahçeli, TSK'nın yapmış olduğu operasyonda hayatını kaybeden ve birçoğu PKK paçavraları ile gömülen kişilerle ilgili tartışma da "Yüzde bir bile ihtimal olsa, sınırlarımızdan kanun dışı yollardan girenlerin bir tek Mehmetçiğe, bir tek vatandaşımıza zarar vereceği hesap ediliyorsa ve bu bir tehdit olarak görülüyorsa devlet derhal gereğini yapmalıdır ve bu son olayda da yapmıştır. Mehmetçiklerimizin, polislerimizin ve korucularımızın hayatı ihtimallere teslim edilemeyecek kadar kıymetli ve bizim için azizdir." açıklamasını yapmış, bu açıklama üzerine PKK'lıları davul ve zurnayla dağdan indirme geleneğini başlatan AKP'nin Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Çelik, "Sayın Bahçeli 'devlet gereğini yaptı' dedi. Tüylerim diken diken oldu." şeklinde değerlendirme de bulunmuş…
Aynı bu zihniyet geçtiğimiz yıllarda da sınırdan geçip karakollara saldıran PKK'lı teröristler karşısında, TSK'yı suçlayıp "sınırdan nasıl geçebiliyorlar?" sorgulamalarıyla gündem oluşturuyorlardı.
PKK'lıların geçiş alanı olarak kullandığı bir bölgede, 35 kişinin PKK'lı teröristlerin geçiş tarzında sınırda görünmüş olması böyle bir manzarayı ortaya çıkarmıştır. Bu manzara TSK'nın suçu değil, PKK'nın o bölgede hareketliliğin sonucudur. Bu olaya hangi boyutundan bakarsanız bakın karşınıza PKK çıkacaktır. 35 kişinin ölümüyle sonuçlanan olay sonrası PKK'nın siyaset uzantılarının kudurmuş gibi davranması ve cenaze törenine PKK'nın sloganlarının ve paçavralarının hâkim olması zaten gereken kanaati oluşturmaya yetmektedir.
AKP Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Çelik'in tüyleri de nedense hep bu tür konularda diken diken olmaktadır.
PKK'ya bol bol açılımlar yapan ve yeni paket hazırlığında olan AKP'nin doğal olarak bu tür olaylarda safı kendini çok belli etmektedir. Çünkü AKP zihniyetinde kahraman gibi karşılama düşüncesi hâkimdir. 35 kişi PKK'lı değilse neden cenazeleri PKK paçavrasına sarıldı ya da AKP hükümeti neden cenazelere PKK'nın sahip çıkmasına izin verdi? AKP kendi zafiyetini kapatmak için birilerini suçlama yolundadır.
Hüseyin Çelik'in, Uludere kaymakamı linç edilirken, uçurumlardan aşağılara yuvarlanırken de tüyleri diken diken olmuş mudur?
PKK adına siyaset yapan alçaklar "Bu toprakların adı Kürdistan, bu halkın adı da Kürt halkıdır. Bugün ülke bölünmüştür. Artık emin oldum'' dediğinde de tüyleri diken diken olmuş mudur?
Hüseyin Çelik ne hikmetse bir milli mesele de tavır koyan, refleks geliştiren olduğu vakit anında tüyleri şaha kalkıyor. Hüseyin Çelik'i bir milli meseleye sahip çıkmak için kavga ederken, mücadele ederken gören var mı? Görmek ne mümkün oldu, ne de bundan sonra mümkün olacaktır.
Türkiye'yi yöneten iktidar, her manada PKK'ya alan açar, onların propagandasına destek verir, onlar üzerinden açılımlarla toplumu hazır hale getirirse bu ülkenin geleceği karanlıktır.
AKP'li yöneticilerin, MHP Lideri Devlet Bahçeli'nin açıklamaları karşısında tüylerinin diken diken olması demek, MHP'nin doğru yolda milli duruş sergilediğini göstermektedir.
Hüseyin Çelik'in de tüyleri diken diken oluyorsa siyasi epilasyon yaptırsın… Tek çözümü budur.
