Asikurtlar©

Kızılay: “555-K”dan “313-K”ya!..

Kızılay: “555-K”dan “313-K”ya!..
17 Mart 2016 - 17:10 'de eklendi ve 4089 kez görüntülendi.

 

 

Türkiye Tarihi’nin doğrudan sivil halka yönelik en büyük eylemi neden Kızılay’da yapıldı diye sorsanız, tahminimce birbirine benzer cevaplar alırsınız.
“Hedef Çevik Kuvvetti… Amaç dikkat çekmekti!.. Ankara’nın göbeğiydi… Türkiye’nin kalbiydi!..”
Bu cevaplar biraz daha renklendirilebilir elbette…
Ama benim cevabım biraz daha farklıdır.

Olayın sebebi, meydanın eylemsel cazibesi kadar bölgenin “Solculuğu”dur. Karanfil’den, Konur sokaktan, Sakarya’daki bir biracıdan kalkıp Güven Park’a bomba koyacak bir genç, biraz sonra gelip tekrar masasına oturabilir ve 3. birasının siparişini verebilir.
Kızılay’ın arka sokakları bir tür “Kızıl Harlem”dir!
Bu işin temelleri, 1960 yılındaki “555 – K” olayına kadar uzanır. Buradaki “K” Kızılay’dır.
Bu şifre, 27 Mayıs 1960 Darbesinden 22 gün önce Kızılay’da yapılan Demokrat Parti karşıtı gençlik eylemini ifade eder.

Deniz Baykal olduğu ileri sürülen, Vedat Dalokay olduğu zannedilen bir gencin, Başbakan Adnan Menderes’in yakasına yapıştığı o meşhur eylemi…
Bu eylem, Cumhuriyet Tarihinin ilk “sivil itaatsizlik” eylemi olarak anlatılır. Üzerine şiirler yazılmış, şarkılar söylenmiştir.
İddiaya göre DP iktidarının sonunu bu eylem getirmiştir. Daha doğrusu “balansçı”ların kontorolünde, askere yol veren, bahane olan bir eylemdir.
Şevket Süreyya “Menderes’in Dramı” adlı kitabında, askerle sivilin “II. Meşrutiyet’ten beri ilk defa bir araya geldiğini” anlatır.

Muhtemelen Enver Bey’in Eyüp Sabri’nin, Resneli Niyazi’nin “Hürriyet” için dağa çıktığı 1908 yazında Arnavutların Firzovik’ten İstanbul’a çektiği telgraf olayını kastetmektedir.
Uzayan DP iktidarının, uzayan II. Abdülhamid saltanatı gibi muhalefetin tansiyonunu yükselttiği 1960’lı yıllarda Kızılay, İstanbul’daki Beyazıt Meydanına benzer bir siyasi değer kazanmıştır.
İstanbul’da Beyazıt meydanına siyasi anlam kazandıran etkenlerden biri İstanbul Üniversitesi merkez kampüsünün o ünlü kapısının bu meydana açılmasıydı.

Bu yüzden 60’lı yılların sonunda “Beyazıt kulesine kızıl bayrak asılması”na kadar varan pek çok öğrenci eylemi, bu meydanda yaşanmıştı.
Ankara’da ise Siyasaldan, Hukuk’tan gelen Dikimevi yolu, Kızılay’a en yakın okul olan Sıhhiye’deki DTCF’nin yoluyla Kızılay’da kesişiyordu.

Fen Fakültesi ve Gazi’den takviye gelmesi için ise en fazla bir yarım saate daha ihtiyaç vardı.
Yani, Kızılay Meydanı, gençleri Ankara’da militarize etmek isteyen derin güçler için biçilmiş kaftandı!

İstanbul’da 28 Nisan 1960’ta Beyazıt Meydanında yaşanan öğrenci olaylarında, 27 Mayıs’tan sonra adı, bir şehir hatları vapuruna verilen Turan Emeksiz hayatını kaybetmişti.
Ankara ve İstanbul’da sıkıyönetim ilan edilmiş, geceleri sokağa çıkma yasağı konmuş, ancak gösteriler durmamıştı.

DP’li gençler, 5 Mayıs günü Kızılay Meydanı’nda toplanıp, Meclis’ten çıkan Celal Bayar ile Adnan Menderes’e destek yürüyüşü düzenleyecekti.
Bunu haber alan CHP’li solcu gençler “555- K” parolasıyla örgütlendiler.
“5’inci ayın, 5’inci günü saat 5’te Kızılay Meydanı’nda” buluşulacağı haberini üniversitelerde yaydılar.

Öyle ki eylem günü Demokrat Partili gençler Kızılay’da azınlıkta kaldı.
Bayar ve Menderes Kızılay’da büyük bir protestocu grubun arasına düşmekten kurtulamadı. İşte Deniz Baykal’ın veya Vedat Dalokay’ın “Başbakan yakası topladığı” an bu andır.

Adnan Menderes’in “ne istiyorsunuz?” sorusunu CHP’li delikanlı: “hürriyet” diye cevapladı!
İşte Menderes de “bir başbakanın yakasına yapışacak kadar hürriyet bulmuşsun daha ne istiyorsun?” cevabını bu “555 K” olayında, Kızılay meydanında verdi.

Kızılay, 1960’taki bu olaydan sonra solcu gençliğin eylem alanı halini aldı. Kızılay’a çıkan sokaklar, 70’lerde sol fraksiyonla için son derecede elverişli bir yaşam ve örgütlenme alanıydı.
O günkü eyleme katılan gençlerden olan şair Cemal Süreya “555 – K” adlı şiirinde
“Uykumuzun bir ucunda bombalar

Bir ucunda hürriyet inancı sabaha kadar” Derken Kızılay’ın devrimci militarizmdeki yerini erkenden tespit eder gibiydi.
Evet, tabii ki Kızılay’daki BMW’li devrimci eylemin hedefi, doğrudan doğruya “Halk otobüsü” olamazdı.

Elbette bombacı, dişten tırnaktan kesilmiş emekli maaşlarıyla okutulan masum üniversite öğrencilerini hedef alamazdı.

Hedef, tabi ki Milli Eğitim Bakanlığı binasıyla Güven Park arasında konumlanan “Çevik Kuvvet” ekipleriydi. Ama Çevik Kuvveti o noktaya getiren temel etken: “555-K”ydı.
55 yıldır Meclise, Bakanlıklara ve Komutanlıklara yürümek isteyen “eylemci sol” izinsiz gösteriler için Kızılay’ı tercih ediyor, Güvenpark’ta toplanıyordu.

Çevik Kuvvet bu yüzden eyleme açık bir hedef olarak o noktada duruyordu.
İşte bu yüzden 56 Yıl önce yaşanan “555-K” olayıyla 2016’nın 3. ayın 13.’ünde yaşanan “313-K” olayı arasında derin bir neden sonuç ilişkisi vardı!..
Şükrü Alnıaçık

Etiketler :
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER