SON DAKİKA

METAL YORGUNLUĞU?

Gündem Yazıları

BÜYÜK YÜZLEŞME…

Gündem Yazıları

“Kırmızı-Beyaz Merkez” Siyaseti

Bu haber 26 Kasım 2013 - 10:30 'de eklendi ve 8 kez görüntülendi.

Şükrü Alnıaçık

Son zamanlarda bazı “sağcı” arkadaşlar MHP’nin fazla Cumhuriyetçi olduğu iddiasıyla söyleniyor. “AKP’ye politikalarına bu sertlikte karşı çıkarsak CHP’den ne farkımız kalır?”

Yağmurlu havalarda yapılan sert maçlarda forma, çayıra çamura bulanınca devre arasında forma tazelemek şart olur. Bu yüzden MHP’nin bu “merkezi” duruşunu biraz değerlendirerek, fikir formalarımızı tazelemekte fayda vardır.

İki ay kadar önce davet edildiğimiz “Türkiye’nin Nabzı” programında eski Komünistlerle, Ülkücülerin bir hafta arayla ekrana çıkarılmasından huylanmıştım. Daha bir kaç ay önce, “sahibinin küfrünü” tırnaksız manşet yapan bir yayın kuruluşuna temkinle yaklaşmak gerekirdi.

“AKP’ye hizmette sınır tanımayan” bir yayın kuruluşunun o kadar ince bir planı olmayabilirdi ama ben “her ihtimale karşı” 4 Eylül akşamı canlı yayında Didem Arslan’ı tenzih ederek, programın formatına hitaben şunları söylemiştim:

“Geçen hafta solu çıkardık, bu hafta da sağı” diyerek kendinizi merkeze koymayın. Merkez biziz! Merkez biz olduğumuz için de, zaman zaman “sağ” vuran, zaman zaman “sol” vuran, zaman zaman “liberal” vuran, zaman zaman “Soros parasıyla” vuran, bazen de işte böyle sözüm ona İhvan-ı Müslimincilik oynayan AKP’ye karşı “yakışanı” yapıyoruz.

Biz sert muhalefet yaptıkça hükümete din-diyanet saikiyle sempatik bakan bazı arkadaşlarda bir yürek çarpıntısı hasıl oluyor. “Solcu mu oluyoruz yoksa?.. CHP gibi Kemalist olmayalım da…”

Yapıcı muhalefet ve devlet adamlığı vasfımızla devleti, ciddi rejim bunalımlarından koruduğumuz veya AKP’nin elinden mağduriyet kozlarını aldığımız zaman da bu sefer, sanal alemde Beştepe’den Anıttepe’ye doğru sörf yaparken, erken memur cumhuriyet sosyetesiyle ortak “tıklama yapmış” bazı arkadaşlarda bir göğneme hasıl oluyor!.. “Partiyi AKP’ye vagon ettiler!..” Bırakın sokağa çıkalım!..

Kazın ayağı öyle değil!.. MHP, usta bi siyasetle “kırmızı beyaz merkezdeki tek siyasi güç” olmuştur. O yüzden de merkez, AKP tarafından ha bire sağa-sola savrulmakta ve milli perspektifin dışına taşınmaktadır. Solda turuncu CHP, sağda turuncu AKP vardır. Üç renkli partileri saymıyorum.

Bu memlekette cemaatin arkasında 40 sene namaz kıldığı hocalar Pensilvanya’ya gitmiş, terörle mücadele eden orduyu bozuyor. Diyanet İşleri hükümete payandalık yapıyor. İmamlar Hatipler, Tarikatlar, şeyhler dervişler, Proflar, Doçentler, Askerler, Polisler, Savcılar, Reisler, devlet, “Süreç” bataklığında boğulurken ağzını açmıyor. Sen oradan dönüp tek başına direnen en büyük partinin genel başkanına “Ülkücüleri neden sokağa salmıyorsun!..” diye saldırıyorsun!.. Böyle bir yiğitlik yok!..

Evet tabii ki Cumhuriyeti savunuyoruz ama hiç bir zaman düzenin payandası olmadık. Bizim savunduğumuz, Cumhuriyet değerlerini, Osman Yüksel Serdengeçti’in “öküz Anadolulu” diye azarlandığı, Abdurrahim Karakoç’un aynı hor görülme karşısında “vay! deyip yutkunup başını eğdiği” Osmanlı’dan miras Mason bürokratik egemenlikle karıştırmayınız!..

Biz Türk’ün ilk kez adam gibi iktidar olacağı “Milliyetçi Türkiye”nin yolunun tıkanmasına ve beşeri zemininin parçalanmasına karşı celalleniyoruz.

Atatürk, çevresi aynı güvenilmez ekip tarafından kuşatılınca, 15 yılda Osmanlı “teba” kültürüne alıştırılmış halka erdem kazandırma yani “Türk Olma İnkılabı”nı sonuçlandıramamıştı. Gazi Paşa, daha 57’sinde öldürülünce de “Türkleşmek-İslamlaşmak-Muasırlaşmak” projesi yarım kalmıştı.

3 Mayıs 1944’te Nihal Atsız’ın erdemli çıkışı ve Alparslan Türkeş’in 1969’dan itibaren siyasete kattığı aksiyoner Türk Milliyetçiliği, Türk milletine kendi değerlerini yitirmeden iktidar olma kapısını aralamıştır. Ancak yine “erdem”le ilgili sebeplerle 44 yıldır o kapıdan girmek mümkün olamamıştır.

MHP bir ideoloji partisi olduğu için 57. Hükümet, MHP’li bakanların münferit başarıları dışında benim için pek bir anlam ifade etmiyor.

MHP’nin gerçek kimliği ve siyaset farkı, ancak tek başına iktidar olması halinde kendini gösterebilir. 3,5 yıllık yandan çarklı ve operasyona maruz kalmış bir koalisyonun bu kadar konuşulmasının sebebi, “Ferhat’ın kazma seslerinin, Şirin’in zalim babasını ürkütmesi”dir.

Biz bu halktan kopuk, milletten habersiz jakoben düzenden memnun olsaydık “üçüncü yol” diye ortaya çıkıp, “9 Işık”ı yazmazdık.

Dağları delmeye niyetlenmiş bir Ferhat’ın, iki tane sert granit damarı gördü diye Şirin’den vazgeçip; Jülyet’e yazılmak gibi hakkı yoktur! Leyla’nın da başka Mecnunları vardır.

Aksiyonumuz belldir. “Her şey Türk için, Türk’e göre, Türk tarafından…” olacaktır. “Milliyetçilik ayaklar altına alındıkça” kaygımızın artmasının ve AKP’nin bize, 70’lerde Komünistliği ve PKK’yı besleyip büyüten jakoben CHP’den daha zararlı görünmesinin sebebi budur.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.