Asikurtlar©

Kimisi Harbi Evlat; Kimisi Davasına Cellat

Kimisi Harbi Evlat; Kimisi Davasına Cellat
30 Ağustos 2015 - 17:06 'de eklendi ve 4042 kez görüntülendi.

Tüzüğünden evvel töreye saygın sadakatin yoksa; değil Türkeş’in Kürşat’ın oğlu olsan ne fayda..! „

Hareket ve dava bir fabrikaya benzer..!

Fertlerin kimisi çark, bazıları cıvata, kimisi de makine işlevi görür. Herkesin üzerine düşeni yapması; aşk şevk ve gayret hamiyeti nispetindedir..!

Zira bir şahsı manevidir; ve gücü umum fertlerin gücünün birleşmesinden hasıl olur..!

Eğer kişi ben basit bir cıvatayım ne önemim var deyip işini aksatırsa üretim durur ve zamanla fabrika dağılır..!

Bunun gibi fabrikanın bir kısım atıkları da fabrikanın salahiyeti için dışarı atılır.

Bu kimi zaman kirdir, kimi zaman pastır, kimi zaman yağdır ve kimi zaman işlevini kaybeden bozuk bir alet edevattır..!

O yüzden üzülmemek lazımdır. Çünkü o fabrikanın çalışmayan yanı tespit edilmiş, başka bölümlere de nüfuzu önlenmiş arıza bir nebze de olsa giderilmişidir.

Bu parçanın hem kimyası, hem fiziki özellikleri tahrip olmuş düzeni bozulmuştur.

Hangi fabrikaya giderse gitsin arıza yapacak, işleyişi bozacak ve atılmak zorunda kalacaktır.

Dedim ya bozuktur.

Siz şans verirsiniz, ulen belki düzelir der ait olduğu markaya güvenir yola çıkmayı denersiniz..!

Zamanla kendini belli eder. Orası burası tutturmaya çalışır düzenini ama nafile…

Zamanla dişlileri de gider tamircilerin söylemiyle yalama olur ve biter..!

Üzülmek ağlamak sızlanmak yok..!

Zafere giderken ayak bağı olanların tespitine sevinmek ve mutlu olmak var.

Darısı bu tür çürük zihniyete tabi olanlar kimse onlara olması duası ile..!

Evet şunu hem kendimize hem de bu harekete gönül vermiş harbi suretle ilay-ı kelimetullah diyebilen herkese sormak ve buradan haykırmak istiyorum..!
Yegâne gaye Allah’ın rızası mı?
Töreye sadakat şuur ve teslimiyet ne aşamada? Tüzüğünden evvel töreye saygın sadakatin yoksa; değil Türkeş’in Kürşat’ın oğlu olsan ne fayda..!
Nefsini muhatap aldın ve terbiye edebildin mi?
Manevi ve modern ilimleri harmanlayarak İslamiyet’in esaslarını özümseyip neşrine çalışabildin mi?
Benliğini, gururunu kibrini makam ve mevkiini şan şöhretini elinin tersiyle itebildin mi?
Türklük şuurunu İslam ahlak ve fazileti ile kavrayabildin mi?
Kerkük için, Doğu Türkistan için, Karabağ için, Kırım için, Çeçenistan için, Irak için, Suriye için bir kez olsun yanabildin mi?
Ellerini açıp hiç bu mazlumlar için teheccüd namazına kalkabildin mi?
Hz Ömer’in ‘’Kişiliğini makamdan alanlar, makamdan sonra kişiliksiz kalırlar’’ sözünün hiç idrakine varabildin mi?

Biz mi?

Bizim tek suçumuz:

Maveraünnehir de güneşin doğuşunu seyredip, Tanrı dağlarındaki bir çocuğun, Toros dağlarındaki kardeşine koşmasını düşünmekti..!

Ülkücü olmak karnını mı doyuruyor diyenlere ‘’Yediysek cebimizden, harcadıysak ömrümüzden diyebilmekti..!’’

Kimseyi memnun etmek zorunda değildik, Fikrimiz e inancımız dışında hiçbir şey bizi bağlamazdı..!

Ve ey sen Müslüman Türk ülkücüsü… Sen alemlerin yüzü suyu hürmetine yaratıldığı Resul-u Ekrem’in dizleri dibinde emekleyen yetim çocuksun..!

Bunun farkına var kibri, haseti gıybeti, sök artık at..!

Ve unutma; Nasıl ki Kâbe’yi putlarla doldurduklarında Kâbe kendinden hiçbir şey kaybetmedi, bu harekette tüm haysiyetsizliklere rağmen Allah’ın yeryüzündeki davası olarak kalacaktır.

İnsanlar fani hak dava bakidir..!

Hakkın kulu son elçinin ümmetiyiz biz. Siyasi ahlakı bilmeyiz.

Kula da asla köpeklik etmeyiz.. !

Selam ve dua ile.!

 

Etiketler :
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER