Asikurtlar©

KİLİTLİ MİHRAP

KİLİTLİ MİHRAP
22 Kasım 2015 - 12:55 'de eklendi ve 3995 kez görüntülendi.

“Benim bu mâbedim, dünya durdukça cami olarak kalacaktır.
Her kim benim bu mâbedimi camilikten çıkarıp başka bir şeye çevirirse; Allâh’ın, meleklerin ve bütün insanların lâneti onun üzerine olsun!
Onlar, hiç hafiflemeyen bir azâbın içinde kalsınlar!
Öyle ki, yüzlerine bakan ve kendilerine şefaat eden hiç kimse bulunmasın!…” der genç Fatih…
***
O an ezan sesi beklenir..!
Tekfurlardan bıkılmış, adaletsizlik, hukuksuzluk gitsin artık istenir..!
Karadan imkansızca gerçekleşen gemiler yürür..
Genç Fatih Allah-ü Ekber nidaları arasında Atını Ayasofya’ya doğru sürür..
Ve dünyayı İslam’ın heybeti, Türklüğün şiarı bürür.
İslam’ın güzellikleri ilmik, ilmik gönülleri alır yürür..
Küffara atılan ve asla unutulmayan en sert tokattır bu fetih; Kanımız aksa da zafer İslam’ın der genç Fatih.
Bizans’ın kasvetini Ayasofya’dan, bir yiğidin camiye çevirmesi dağıtmıştı.
Şimdilerde, eski ihtişamına kavuşması için, beş vakit namazın tekbirleriyle, duvarlarının yeniden çınlaması için bir yiğit daha aranıyor.

Evet, Ayasofya yiğidini arıyor. Mabetler, yiğitlerin yiğitliğiyle ayakta durur, ibadetle hayat bulur.
Ayasofya’ya verilen hediye, elinden geri alınmıştır.
Hiçbir toplumda verilen hediye geri alınmaz ki.
Hiç kimse, bu davranışla küçük düşmek istemez ki. Hz. Muhammed (s.a.v.)’in şanlı Fatihi olan, Fatih Sultan Mehmet, O’ mabede, içinde harika bir kulluk olan, namazı hediye etmişti.
Ola ki, ileride bu hediyeye elinden geri alınırsa diye, alanlara da lanet etmişti.

İsterseniz İstanbul’un fethini hatırlatmak için, 1453 adet, ihtişamlı camiyi Çamlıca ya dikiniz,
Ayasofya’nın beş vakit namazsız, Kur’ansız kalmasının vebali giderilemez.
Elbette dediğiniz gibi, Sultanahmet’in ve tüm camilerin dolması, çok ama çok önemlidir.
Ama, Ayasofya, kendi çocukları tarafından eli ayağı bağlanmış, ruhuna kilit vurularak ihanet görmüş.
Ayasofya Türk milletinin imanına vurulan kilit ise beraber kıralım.
Bir Necip Fazıla layık olma adına, Ar vâsi hocaya, Edebali’ye layık olma adına..
Sizleri Ayasofya’nın kilitlerini kırmaya davet ediyorum. Müslümana yakışır şekilde..
Ayasofya’ya vurulan kilit Türk milletinin imanına vurulan kilit ise bunu kırmalıyız.
Ayasofya fethin en helal kazancıdır.
Bu çekince nedendir?
Bu helal kazanç kafirlerin ayakları altında ezileceğine Müslümanların tertemiz alnında secde ile buluşmalıdır.
Neden faaliyete geçilmemektedir?
Ayasofya, ne kadar kirlendiğimizi haykıran, biz olmaktan ne kadar uzaklaştığımızı, hatırlatan tokat;
Secdeye, kulluğa kapalı Ayasofya, çok şey hatırlatıyor.
Ayasofya tarihi hafızamızın yerine gelmemesi demek.
Öz yurdun da garip öz vatanın da parya kaderi süren bir neslin; en büyük göstergesi bu olsa gerek ..
Ayasofya, ben size ait değil miyim demek..
***
Öksüz bırakılması, yetim kalması ecdada en büyük hakarettir.
Hz Fatihi düşünmemektir.
Efendimiz ‘in huzurunda ne cevap vereceğiz sorusunun aslında ta kendisidir ..!
Ayasofya, dik durmayı hatırlatan mahzun bekleyiştir.
Ayasofya, inceldiği yerden kopsun demektir.
Ayasofya sadece bir cami değil.
Ayasofya, fetihle beraber Sultan Mehmet’in İstanbul’a vurduğu, Türk İslam mührünün kendisidir.
Tüm mabetler adına bir mabedin İslam ile şereflenmesidir.
Ayasofya: Anadolu yakasına bakarken: Siz; “Doğudan geldiğiniz. Geliş gayenizi, Peygamberin müjdesi ile şereflendiğinizi unutmayın” . Batıya bakarken de, düşüncelerin, felsefenin İslam ile ancak hayat bulacağını hatırlatan namusumuz, şereftir, şiarımız, hakkımız ve en helal kazancımızdır.
Fatih’in lanetine rağmen, ne için, hangi verilen söz için kapalıdır?
Neden öksüz bırakılmaktadır?
Hangi mecburiyet Ayasofya’yı yetim bırakmıştır?
Hangi utanç, onun kapalı kalmasından utanç vericidir ki; Elbette, bilinmezleri de bilen Allah’ın ta kendisidir.
Ama ümidimiz vardır. Bir yiğit, yiğitlik yaparak Ayasofya’yı tekbir seslerine kavuşturacaktır.
Umutsuzluk yok dua vardır.
Acele etmek yok sabır vardır. Allah cc. sabredenlerle beraberdir.
O’ yiğit, üzerimizden Fatihin lanetini çekecek.
O’ yiğit, Sultan Fatih’in şahsi manevisinin ve semadaki meleklerin bizleri alkışlamasına vesile olacaktır.
Allah vardır; Gam keder bizler için dünyalıktır.. !
Bir Fatih, İki Fetih, üç Mabet ve bu işin sonu çok acı bir Akıbet!
O halde!..
O halde, son sözü Arif Nihat Asya’ya bırakalım ve düşünelim:
Beş vakit, loşluğunda saf saftık;
Davetin vardı dün ezanlarda…
Seni, ey mabedim, utansınlar
Kapayanlar da; açmayanlar da!
Selam ve dua ile. !

 

SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER