Kılıçdaroğlu’ndan Erdoğan’a çok ağır sözler

CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu grup toplantısında gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu. Kılıçdaroğlu, dün görevinden istifa eden Balıkesir Belediye Başkanı Ahmet Edip Uğur’un mafya yöntemiyle ailesinin tehdit edilmesine isyan etti ve hükümete sert tepki gösterdi.

”BUNLARIN YATACAK YERİ YOK”

Gazilerimize ve şehit yakınlarına saygı göstermek bizim görevimizdir. Bunun parti farkı olmaması lazım. Bu girişi niye yaptım? Hani diyoruz ya haksızlık karşısında susan dilsiz şeytandır. Bir haksızlığı anlatacağım size. Gazi İrfan Bayar var. Bu kardeşimiz geçen cumartesi günü intihar etti. Niçin? 1993-1998 yılları arasında asayiş özel harekatta görev yapmış 1997’de Kuzey Irak’ta gazi oluyor. Sonra Kastamonu’ya yerleşiyor. Her gazi yakınına sağlanan imkanlardan faydalanıyor. Gazi çocukları özel okula gidebilir. Alıyor çocuğunu özel okula kaydettirelim diyor milli eğitime. Milli eğitim müdürü kaydettiriyor. Sonra kulun FETÖ’ye ait olduğu ortaya çıkıyor. Çağırıyorlar sen çocuğu neden FETÖ okuluna gönderdin diyorlar. FETÖ’cü diye suçlarlar Kastamonu’dan aynı şekilde suçlanır. Ağrına gider, ‘Ben vatan haini miyim’ der. Bir noktaya gelir ve bu gazimiz intihar etmek zorunda kalır. Bunların yatacak yeri yok.

”ASIL FETÖ’CÜ SEN DEĞİL MİSİN”

Düne kadar Pensilvanya’dan talimat alanlar şimdi saraydan talimat almaya başladılar. Olan gariban vatandaşa oluyor. 20 Temmuz sivil darbesi ilan edildi. Amacı FETÖ ile mücadeleydi. Şimdi roller değişti. Kim muhalifse onlar hesap verecek deniliyor. FETÖ falan unutuldu. Sözcü ve Cumhuriyet gazetesinin başına gelenelere bakın. Silahlı terör örgütü propagandası yaptığı için 16,5 yılla yargılanıyor. Ne alakası var FETö ile bunların. Akılları başlarında değil bunların. Aklını saraya ipotek eden savcı göremez bunları. Burak Akbay ile FETÖ ile ilişkisi var mı diye bakmışlar. Hiçbir bağlantısı yok ama ispat edemiyorlar. Para trafiğine bakıyorlar. Hiçbir şey yok ama olsun kurtla kuzu hikayesi ben seni yiyeceğim diyor. Kanunsuz suç olmaz. Suç varsa kanunda yeri olmalı. Erdoğan’ın yerini haber yapmak suç değil. Ceza kanununda yeri yok. Dünyada örneği yok. Cumhurbaşkanı’nın nerede olduğu dünyanın her yerinde haberdir. Bunu yaptı diye sen FETÖ’sün diyorlar. Asıl FETÖ’cü sensin. Ne istedin de vermedik diyen sen değil misin? Asıl baş FETÖ’cü sen değil misin? Devletin belgelerini açan sen değil misin?Böyle bir iddianame belki mizah dergilerinde yer alır ama o da inandırıcı olmaz. Devletin çivisi çıkmış. Kimin ne yaptığı belli değil. Kapanın elinde kalıyor.

”ESNAFA ÇİFTÇİYE SAHİP ÇIKAN TEP PARTİ CHP’DİR”

Zonguldaklı kardeşlerim iyi dinlesin senin derdini onun aldığı aylıkla esnafın çiftçinin derdin tek ama tek anlatan parti CHP’dir bunu unutma.

”BİRİLERİNE PEŞKEŞ ÇEKECEKLER”

Torba Kanun denen bir uygulama var. Bu 15 yıllık dönemde gündeme gelen bir kanun türü. Torba kanunlarının şöyle bir özelliği var; Topluma duyurmadan toplumun aleyhine düzenlemeleri nasıl kanuna yerleştiririz. Zonguldak’ta 170 yıldır kömür çıkarılır. Torba kanunu içine bir 58. made yerleştirildi. Madenleri bölecekler, parçalayacaklar ruhsatlandıracaklar birilerine peşkeş çekecekler.

‘ZENGİNDEN ALIP FAKİRE VERECEĞİZ”

Doların yeşiline tapıyorlar. Ağacı keserler dolara saygı duyarlar. Çiftçinin mazotunu neden dolara endeksliyor. Döviz geliri olmayanlara dolar üzerinden borçlanma getiriyorlar. Bütün gerçekleri topluma anlatmamız lazım. Hangi belediye olursa olsun CHP2li belediye başkanı o belediyeyi alırsa hiç kimsenin görevine son verilmeyecek. Herkesin alın terine saygılıyız. İsteriz ki herkes iş güç sahibi olsun neden görevlerine son verelim. Daha düne kadar senin inancını siyasete malzeme ettiler. Yaşam tarzını siyasete malzeme ettiler. Sürekli sahip çıkacağız. Bunların en temel özelliği fakirden alıp zengine veriyorlar. Köprü üzerinden dolarları vatandaşın cebinden alıyorlar. Zenginden alıp fakire vereceğiz. Zorla değil adaletle alacağız. Asgari ücretten vergi almayacağız. Çünkü biz işçinin hakkını teslim edeceğiz. CHP’nin bütün belediyelerinde asgari ücret en az 1.500 TL’dir. Sizden yetki istiyoruz. Sadece 4 firmadan alacaksın diyorlar. Biz bunu sadece Rusya’dan duyuyoruz. Firma ismi vermiyor bu devlet. Domates üreticileri arasına nifak sokamazsın. Diğerleri bu ülkenin üreticisi değil mi. Onlar ayrıştırıyorlar biz ise kucaklayacağız. Özelliğimiz budur.

”EGEMENLİK SARAYDA OTURANLARIN DEĞİL MİLLETİNDİR”

Cumhuriyet kutlamalarının sokaklara taşması bizim onurumuz oldu. Cumhuriyete artık hepimiz sahip çıkıyoruz. Biz bugüne kadar millet olarak 3 büyük devrimin altına imza attık. Cumhuriyeti kurduk. 1946 yılında kendi irademizle çok partili hayata geçtik. Sosyal devlet-sosyal politika. Demokrasi kültürü yoksa dayak kültüründen gelmişse aynısını sokağa yansıtıyorlar. Cumhuriyeti tek adam rejimini yıkarak kurdu. 1921 anayasasının 1. maddesinde olduğu gibi hakimiyet sarayın değil milletindir. Egemenlik sarayda oturanların değil milletindir.

”DEVLETİN NAMUSUNU TERÖR ÖRGÜTÜNE TESLİM EDEN NASIL HALKIN İKTİDARI OLUR”

Biz katılımcı demokrasi derken 20 Temmuz’da bir darbe yaşadık, OHAL ilan edildi. Parlamentonun yetkileri elinden alınmış durumda. Bir avuç insan istediği kanunu istediği gibi değiştiriyor. Kendi iradesini topluma milli irade diye dayatıyor. 20 Temmuz’da makarayı terse sardılar. Ne istediler de verdiniz onlara? Bütün bilgileri terör örgütüne teslim etmediler mi? Devletin namusunu terör örgütüne teslim eden nasıl halkın iktidarı olabilir? Darbe püskürtüldükten sonra asıl darbe yapılmıştır; 20 Temmuz darbesi. Anayasa değişikliğiyle tek adam rejiminin altyapısı oluşturulmaya çalışılmıştır. Kendi belgelerinden okuyacağım size. 20 Temmuz’da MGK toplanır ve karar alır. Demokrasimizin hukuk devleti ilkesinin vatandaşların hak ve özgürlüklerin korunmasına yönelik tedbirlerin kullanılması amacıyla hükümete OHAL ilanı tavsiyesinde bulunulması kararlaştırılmıştır. 20 Temmuz darbesinden sonra bu gerekçe yerine getirildi mi? Tam tersi bir uygulama var. Nuriye ile Semih niye açlık grevi yapıyorlar, bunlar demokrasiyi mi tehdit etti? Ne yaptı sadece işimi istiyorum dedi. İnsan hakları ihlalleri var. 2 bine yakın üniversite hocası kapının önüne kondu.

”AİLEYİ TEHDİT ETMEK MAFYA YÖNTEMİDİR”

Seçimle gelmiş Başbakan’ın çağırıp kulağından tutup istifa ettiriyorlar. Belediye başkanları da aynı şekilde. Şu anda Türkiye’de nüfusun yüzde 41’i kendi seçtikleri belediye tarafından yönetilmiyor. Belediye başkanlarının istifaya zorlanması hukuki bir süreçtir desin bana. Şantaj ve tehdidin kullanıldığı bir düzen var mıdır. Balıkesir Belediye başkanının kullandığı şu cümle çok önemli. Yolsuzluk, usulsüzlük başarısızlık yok FETö yok ama ailene kadar ulaşan baskılar tehdit var. Bunlar katlanılmaz durumun ötesine geçmiştir. Sarayda oturan zata sesleniyorum. Bir kişinin ailesini hangi ahlaki kanundan yola çıkara baskı yapıyorsun. Faşist diktatör deyince beyefendi alınmış. Devlet mafya yöntemiyle yönetilmez. Aileyi tehdit etmek mafya yöntemidir. O koltuğu hak etmiyorsun. Böyle bir rezalet görülmemiştir. Ailesiyle çocuğuyla uğraşıyorsun. Her türlü tehdidi uyguluyorsun. Sen de vicdan ahlak yok mu. Bu rezaletleri bitirelim gelin erken seçim yapalım. Hodri meydan diyorum Erdoğan. Bağımsız yargı bağımsız medya olması lazım.

YORUM ALANI

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.