SON DAKİKA

CHP nereye?

KÖŞE YAZILARI

MHP OLMASAYDI..

KÖŞE YAZILARI

Kılıç Artıkları

Bu haber 03 Mart 2017 - 22:00 'de eklendi ve 72 kez görüntülendi.

Bu ülkede Alevilik Murtaza Demir’e kaldıysa vay Alevi kardeşlerimizin haline… Alevilik, öyle Osmanlıyı üç padişaha indirgeyip, kendini meslektaşından üstün tutma sanatı değildir. Alevilik, bu topraklar için en köklü bir kültür ve samimi bir halk hareketidir. Kimse Alevilerin milli olma niteliğini sorgulamazken bir kısım israiliyatçı kalemşörlerin Alevilik hamisi olma yönündeki girişimlerine ve manupilasyonlarına bu toprakların karnı toktur.

Devlet Bahçeli şayet yönetim modeli değişirse Cumhurbaşkanı olmaya en yakın isim haline gelmiştir. Ülkenin işgal edilmesi girişiminin önüne gövdesini koyan Bahçeli yediden yetmişe her gönüle girmeyi başarmış ve asrın kahramanı övgülerine mazhar olmuştur. İktidar kanadının Bahçeli’ye yaptığı methiyeler, anayasa değişiklik önerisi öncesindedir. Yönetim modelinin değişmesiyle birlikte söz söylemeye mecali kalmayacak türde fitneci yazarçizer takımının Devlet Bahçeli’ye saldırmasının temelinde Bahçeli’nin Cumhurbaşkanı olma ihtimalinin yüksekliği yatmaktadır. Zaten o makamın önümüzdeki süreçte başkaca layıkı gözükmemektedir. Toplumun tüm kesimlerinde olduğu gibi alevi kesimlerde de Bahçeli hayranlığı artınca, bundan rahatsız olup kardeşliğe dinamit koymak isteyen zevatın düğmeye basıp, Türk-Kürt, Alevi-Sünni kardeşliğine yönelik saldırılarını devlet adamları üzerinden yapmaya çalışmaları da kaçınılmaz olacaktır.

Devlet Bahçeli, Türklüğün sembolü haline gelmişken, Türklük içerisinde kendini farklı yorumlayan kardeşlerimiz ile arasında ne gibi bir husumet olabilir ki, aynı şekilde Devlet Bahçeli İslam’a teslim olma noktasında bir mümine yaraşır telaffuzlar etmekte iken Kürt kökenli Müslüman kardeşlerimiz ile ne gibi bir ayrılığın içerisine düşmüş olabilir. Aksine bu güne kadar bu topraklarda yaşayan Alevi ve Kürt kardeşlerimiz gerek merkez sağ partilerce gerek solcu oluşumlarca ve hatta İslamcı geçinen partilerce yıllarca sömürülmüş ve vatandaşlıktan doğan birçok haklarını alamamışken Devlet Bahçeli’yi büyük bir umut noktası, kardeşliğin çelik zırhı olarak görüp, ilk seçimlerde Devlet Bahçeli’yi Cumhurbaşkanı olarak görmek, olmadı Başbakan sıfatıyla ülkeye hizmet etmesi yönünde karar bildirmek gibi bir eğilim içerisine girmişlerdir. Milletimizin bütün fertleri, Devlet Bahçeli’nin Çift Başlı Selçuklu Kartalı simgesine ne sebeple atıfta bulunduğunu gayet net görmekte ve Devlet Bahçeli’ye saygı ve sevgilerini sunmaktadırlar.

Her şeyden önce toplumun tüm kesimleri Devlet Bahçeli’nin adalet anlayışına güven duymaktadır. Adalet terazisi olması gereken yere konulurken din, mezhep ve ırk farkını gözetmeden teraziyi kuracak liderin Devlet Bahçeli olduğuna kanaat getiren milyonlar, başımızdaki felaketlerden çıkışın milli birlik ve kardeşlik yemini olduğunu görmüyorlar mı?

Elbette görüyor oldukları için bazı şer odakları milli birlik ve kardeşlik yeminini sabote etmeye ve Devlet Bahçeli’yi itibarsızlaştırmaya yönelik girişimlerde bulunmaya yelteneceklerdir. Ancak atladıkları şey, sözde avukatlığına soyundukları kardeşlerimiz öyle eskisi gibi kolayca kandırılıp yönlendirilememekte ve kandırılanlara pirim vermemektedir. Kandırılmış olanları siyasi tarihin çöp kovasına Devlet Bahçeli eliyle atmak isteyen milyonların kardeşliği öyle birkaç kelime oyunu ile bozulabilir mi?

Neymiş? “Kılıç artığı” demiş. Kılıç artığı, öyle yazılıp çizildiği gibi milli mücadele dönemine ait bir tabir değildir. Kılıç artığı ifadesi ta haçlı seferlerine dayanır. Haçlı seferlerinin ne demek olduğunu bilmeyen cahillerin böylesi kavramlarla gündelik siyasal argüman geliştirmeleri sadece gülünç görüntüler ortaya sermektedir. Haçlı seferleri sonrasında bölgemizde kalan birçok haçlı, bir takım gizli örgütlenmeler altında görünüşte Müslüman olmuş ama gizli olarak İslam kardeşliğini vurma ve dağıtma planlarının odağında işler yapmışlardır. İçimizdeki birçok hain de bu adamların değirmenlerine su taşımış ve işbirlikçi sıfatı ile kardeşliği yok etmeye yönelik faaliyetlerin içinde bulunmuşlardır. İşte kılıç artığı denilen olay budur. Bu kılıç artıkları kah Alevi-Sünni kavgasını tutuşturup körüklemiş kah Türk-Kürt kardeşliğine akıl almaz saldırılarda bulunmuşlardır.

Bu gün Devlet Bahçeli’nin kullandığı ifade de tam olarak bu düşmanlığı anlatmaktadır. Türklerle Kürtleri, Alevilerle Sünnileri ayrı göstermeye yeltenen, ayrıştırma çabasına giren ve küçük fikir ayrılıklarından büyük fitneler üreten herkes kılıç artığıdır. Bu coğrafyayı bölmek ve istimlak etmek haçlı ordularının en büyük arzusu ve kendilerine göre en kutsal vazifeleridir. Bu uğurda bölücü ve ayrıştırıcı eylemler yapan kim olursa olsun, kökeni ne olursa olsun, haçlı kalıntısıdır. Hatta içimizdeki ihanet şebekeleri haçlı ordusunun uyduluğuna soyunmuş haçlı askerleridir. Devlet Beyin anlatmaya çalıştığı olay bundan ibarettir.

Her halde milli birlik ve kardeşlik ülküsü ile hareket edip, devlete ve millete yönelik girişimlerde milletin tüm unsurlarıyla sıradağlar gibi durması yolunda söz ve fiiller ortaya koyan bir liderin bölücü ve ayrıştırıcı yazı ve sözlere tepkisiz kalması düşünülemez.

Milli Birlik, kardeşlik ve dayanışma ülküsü önünde nice selviler kesilecek, nice demirler eritilecektir. Bu milleti bölmeye kimsenin gücü yetmeyecek ve bu millet tüm unsurlarıyla 21. asra damgasını vuracaktır. 15 Temmuz operasyonu aklımızı başımıza getirmiş ve millet olma yolunda bizleri birbirimize kenetlemiştir. Bu kenetlenmeye hizmet eden yegâne lider Devlet Bahçelidir. Devlet Bahçeli’nin Cumhurbaşkanlığındaki bir Türkiye tüm iç ve dış kaynaklı düşmanları tedirgin etmektedir. Bunun farkında olan milletimiz hangi ırka, dine ve mezhebe mensup olursa olsun, geçmişte hangi partiye oy vermiş olursa olsun Devletin başına “Devleti” layık görüp bu uğurda karar bildirecektir. Kimsenin bundan şüphesi olmasın.

ABDULLAH ERGÜN

Abdullah ERGUNabdullah@asikurtlar.com

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.