Asikurtlar©

KEŞKE HAİNLERİ HİÇ ÇÖZMESEYDİNİZ

KEŞKE HAİNLERİ HİÇ ÇÖZMESEYDİNİZ
21 Nisan 2016 - 21:14 'de eklendi ve 4096 kez görüntülendi.

 

 

Şehit haberinin gelmediği, anaların ağlamadığı, kanın akmadığı bir tek günümüz olmuyor. Ülkenin bu hale nasıl geldiği akıl ve izan sahibi herkesin malumudur. “Çözüm” diyerek, terör örgütüyle masa kurup pazarlık yaptılar, akıl almaz tavizler verdiler.

İktidar verdikçe hainler azdı. Meydan okudular, meclis kürsüsünden tehditler savurdular. Tarihte hiç olmadığı kadar güçlendiklerini ve istedikleri yapılmazsa ülkeyi kan gölüne çevireceklerini ilan ettiler. İmralı’daki bebek katili, hükümetin kaldırdığı kosterlerle adaya giden Milletvekilleri üzerinden haddini çok aşan açıklamalar yaptı. Hükümeti ayakta tuttuğunu, kendisine sözler verildiğini, bu sözlerin yerine getirilmemesi durumunda 50 bin kişiyle isyan başlatacağını duyurdu ve bu açıklamalar gazetelerde sayfa sayfa yayınlandı. AKP bütün bunları görmezden, duymazdan geldiği gibi, ülkenin belli bir bölgesinde bu hainlerin silah depolamasına, bomba yığmasına, şehir yapılanmalarını tamamlamalarına göz yumduklarını kendileri itiraf ettiler.

SIFIR TERÖRLE TESLİM EDİLDİ
Bütün bunlar olurken, MHP ısrarla ve inatla bunun ihanet olduğunu, bu yanlışların ağır bedeller doğuracağını, ülkenin hızla bölünmeye sürüklendiğini söyledi. Sayın Devlet Bahçeli’nin bütün açıklamaları kayıtlarda mevcuttur. Bu sözler dikkate alınmadığı gibi bir de, tersine çevrilip suçlama malzemesi olarak kullanıldı. MHP’nin kandan beslendiğini söyleyecek kadar kendilerini kaybedip, yalan ve iftiralarını ileri götürdüler. 30 yıldır bu meselenin silahla çözülmediğini koro halinde tekrarladılar. Oysa, gerçek söylediklerinin tam tersiydi. AKP öncesindeki hükümetler kararlılık göstermiş, teröristleri sindirmiş, yıldırmış ve etkisiz hale getirmiş ve vazgeçirmişti. Ülke AKP’ye sıfır terörle, her mili metrekaresinde huzurla teslim edildi.

YILLARIN YANLIŞI
Çözüm denilen şeyin, ihanetten, bölünmeden ve kandan başka bir şey getirmediğini bugün ağır ve acı sonuçlarıyla birlikte görüyor ve yaşıyoruz. Gelinen noktada yaptıklarının yanlış olduğunu ve hainleri bir isyan noktasına getirmekten başka bir sonuç doğurmadığını ülkeyi idare edenler de gördüler. Bütün söylediklerini, savunduklarını terk edip, MHP’nin önerilerini hayata geçirmeye başladılar. Ancak, yılların yanlışını bir kalemde silmek kolay olmuyor. Dağdan indirilip şehirlere salınan eli silahlı katiller, AKP’den kopardıklarını kullanıyorlar. Varlık sebeplerine uygun olarak kan döküyor, yakıp yıkıyor ve kalleşliğin, alçaklığın akla hayale gelmeyecek yöntemleriyle kahpelik ediyorlar.

AĞLAMAYAN ANA KALMADI
Türk milleti, AKP’nin “çözüm” diyerek terör örgütü temsilcileriyle kurduğu ihanet masalarının bedelini, kanıyla ve canıyla ödüyor. Terör örgütünün, AKP’den kopardıklarını yeterli görüp, kanton ilan ettiği, özerklik açıklamalarında bulunduğu ve ihaneti artık bir sonuca bağlamak için harekete geçtiği 20 Temmuz 2015 tarihinden bugüne kadar ki 274 günde, 179 polis, 267 asker, 10 korucu, 19 sivil memur olmak üzere, 475 vatan evladını şehit verdik. Son gelen şehit haberleriyle birlikte, bu sayı 500’e yaklaştı. Bunun yanında 250’e ye yakın sivil vatandaşımız terörist saldırılarından dolayı hayatını kaybetti. Toplam yaralı sayısı, bin 500’ü geçti. Memleket cenaze evine döndü. Ağlamayan ana kalmadı. Bütün televizyonların ana haber bültenleri şehit haberleriyle ve yürek yakan görüntülerle başlıyor. Dul kalan gelinler, yetim kalan çocuklar, dağılan yuvalar, sönen ocaklar ve birer birer toprağa emanet edilen kahramanlar, AKP’nin yanlışlarının, ihanetlerinin bedelini ödüyor.

BU İŞ BİTECEK
AKP bugün kısmen de olsa yanlışından dönmüş görünüyor. Hala “buzdolabından” bahsedilmesi, parti sözcülerinin çözüm sürecinin doğru olduğunu savunmaya çalışmaları endişelerimizi arttırıyor olsa da, sahada doğru ve haklı bir yol izleniyor. Yıllarca “Çözüm” diyen ve bunu tek ve değişmez yöntem olarak ilen eden Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’da artık, “Şimdi operasyonlar dönemi. Bu iş bitecek” diyor. Dokunulmazlıkların kaldırılması gerektiğini söylüyor. Özerkçilik oynayanların kaybettiklerini anlatıyor. Bu sözlerden memnuniyet duyuyoruz. Bu iş artık bitmeli, ancak hain sürüsünün, bu kanlı oyunu oynama imkanını nereden bulduklarını da unutmamak gerekiyor.

ZOR OYUNU BOZAR
Gecikmiş ve ağır bedeller doğurmuş olsa da, hükümet sonunda doğruyu bulmuştur. Zor oyunu bozar. Bir ihanet oyunu oynanıyor ve bunların anladığı dil budur. Bütün dileğimiz ve beklentimiz böyle devam edilmesidir. Hainlere ve bölücülere karşı şu anda gösterilen mücadele kararlılığı, en başından itibaren ortaya konulmuş olsaydı, itleri çözmek yerine, anladıkları dilden cevap verilseydi, ne dış mihraklar bu kadar ümitlenirdi, ne şehirler yakılıp yıkılırdı, ne de bu kadar kan akardı. Yapılması gereken bu kararlılığı devam ettirmek ve sahada mücadele eden kahramanlara moral vermektir. Bunun için de terör uzantısı sözde milletvekillerinin dokunulmazlıklarının daha fazla geciktirilmeden kaldırılması şart olmuştur.

DOKUNULMAZLIKLARI KALDIRIN
AKP’nin dokunulmazlıklar üzerinden tiyatroyu bir kenara bırakıp, meydan okumayı ve restleşmeyi bu ihanet güruhuna yöneltmesinin zamanı çoktan gelmiştir. MHP Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli’nin grup toplantısında iktidara açık çek vermiş ve şunları söylemiştir: “Milli vicdan dokunulmazlıkların arkasına saklanan faillerin, özellikle terör işbirlikçilerinin adalete hesap vermesini istemekte, bunu beklemektedir. Gelin hiçbir mazerete sığınmaksızın dokunulmazlıkları tek kalemden kaldıralım. Ucuz pazarlıklara, gizli kapaklı temaslara kapılarak bu fırsatı kaçırmayalım, fezlekeli bölücüleri, dosyaları tıka basa dolmuş işbirlikçileri doğruca adaletin önüne çıkaralım. Hatta Türk vatandaşı olup da terörizmin kuryesi, terör örgütünün militan ve maşası olmuş kim varsa, bunları da derhal vatandaşlıktan çıkaralım, vatansızlıklarını cümle aleme deşifre edelim.”
Orhan Karataş

Etiketler :
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER