SON DAKİKA

Söz Konusu Olan Vatanın

Gündem Yazıları

BİZİM BRÜTÜS

KÖŞE YAZILARI

Kaybolan yıllar

Bu haber 06 Kasım 2013 - 9:32 'de eklendi ve 12 kez görüntülendi.

Orhan Karataş

Kasım ayı ile birlikte, AKP iktidardaki 11 yılını doldurmuş oldu. Bu kadar uzun süre tek başına ve arkasında büyük bir çoğunlukla iktidarda kalmak, hiçbir partiye nasip olmamıştır. Eğer bu büyük imkan vatan-millet yolunda doğru kullanılsaydı, gerçekten Türkiye bugün çok farklı, çok ileri noktalarda olabilirdi. Ancak ne yazık ki, bu fırsat heder edildiği gibi, yanlış, yetersiz, çapsız, teslimiyetçi bir zihniyet yüzünden ülke çok zor ve sıkıntılı bir girdaba sokulmuştur.

Yalan

AKP döneminde gördüğümüz ve yaşadığımız 3 değişmeyen şey, yalan, talan ve ihanettir. Yalan söylemekte, zihin bulandırmakta, gündem değiştirmekte, milleti uyutmakta hiçbir kural ve sınır tanımamış ve çok başarılı olmuşlardır. Her ağzını açan AKP sözcüsü tarihi kendileriyle başlatmış, öncekileri insanı ve ahlaki hiçbir sınır tanımadan, sınırsız yalanlarla karalamış, bunun üzerine siyaset kurmuşlardır. İnsanların birebir yaşadıkları olayları bile tersine çevirip, akıl ve mantık sınırlarını sonuna kadar zorlamakla kalmamış, Türk milletinin aklıyla ve zekasıyla alay etmişlerdir. Dün söylediğini bugün inkar etmek, duruma göre vaziyet almak, istismar ve mağduriyetin zirvelerinde dolaşmak, tiyatro oyunlarıyla gündem değiştirmek, AKP’nin tek ve değişmez siyaset şeklidir. Sadece içeride değil, dışarıda da bu durumun geçerli olması Türkiye’yi çok zor durumlara düşürmüş, saygınlık, itibar ve ciddiyet konusunda ağır yaralar açmıştır. Temeli yalan olan bir siyasetin hayırlı, faydalı ve kalıcı bir sonuç vermesi hayatın akışına terstir ve ne yazık ki, Türkiye Cumhuriyeti 11 yılın sonunda bunun ağır ve acı sonuçlarını yaşamak zorunda kalmıştır.

Talan

Talan, AKP’nin soyadı haline gelmiştir. Alman mahkemelerinin yüz yılın soygunu olarak değerlendirdikleri talanlar ortalığa saçılmış, ellerine geçirdikleri yargıyla bütün dünyanın ibretle izlediği bu durumu örtbas etmişlerdir. Türkiye’nin borcu ve cari açığı birkaç defa katlanırken, yoksulluk ve işsizlik dünya rekorlarına ulaşmıştır. Buna karşılık, akrabalar, yandaşlar, yanaşmalar, beslemeler sınırsız servetlere kavuşmuş ve kendilerine özel bir düzen kurmuşlardır. Gelir dağılımı uçurumu büyümüş, ekonomik dengesizlikleri sosyal yapıda da ağır sonuçlar ortaya çıkmıştır. AKP dönemindeki hırsızlık, soygun, cinayet olayları önceki dönemlerle kıyaslanamayacak şekilde patlamış ve ciddi bir tehdide dönüşmüştür. Oferler, Ogerler, gemicikler, Ali Dibo’lar, Deniz Fenerleri, mısır ve yumurta düzenleri tarihin sayfalarına kazanmıştır. AKP’nin hakim olduğu her kurumdan yolsuzluk fışkırmakta ve ellerindeki medya gücüne ve karartma imkanlarına rağmen bu durumu gizleyememektedirler. Soygunların asıl boyutu, AKP sonrasında yapılacak araştırma ve soruşturmalarda ortaya çıkacaktır. Bugün ortalığa saçılanlar bile AKP’li bakanlarının birçoğunun yüce divana gönderilmesi için fazlasıyla yeterlidir.

İhanet

Buraya kadar olanları, yani yalan ve talanı telafi etmek kolaydır. Dürüst, namuslu, milli bir hükümet gelir bunların hepsini ortaya çıkarır ve hesabını sorar. Ancak bir de ihanet var ki, bunu anlamak da, kabul etmek de, sindirmek de hiçbir şekilde mümkün değildir. Önce bu duruma uygun bir düzen kurmuş, arkasından gereğin yapmak için harekete geçmişlerdir. Terörü yeniden azdırarak zemin oluşturmuş, sonra da “kan dursun” diyerek, bölücü katilleri itibarlı hale getirip, ülkenin varlığını ve birliğini ameliyat masasına yatırmışlardır. Habur ve Oslo rezillikleri böyle yaşanmış, İmralı’daki bebek katilinin yattığı yer bir siyasi parti genel merkezine böyle dönüştürülmüştür. AKP ve PKK artık ortak hareket etmekte, birlerini tamamlayarak yürümektedirler. Gelinen noktada ülke fiili olarak iki dilli, iki bayraklı bir yapıya sürüklenmiştir. Şimdi de “demokrasi paketi” diyerek bu durumu kalıcı ve legal hale getirmek için harekete geçmişlerdir. AKP’nin ortağı PKK bu kadarla da yetinmeyeceğini ilan etmiş, İmralı’daki bebek katilinin serbest bırakılması ve 4 parçalı büyük Kürdistan’ın tamamlanması için baskılarını ve tehditlerini arttırmıştır. AKP’nin tavrı ve açıklamaları bu talebin de karşılanacağını göstermektedir.

Dünyayı kurtaran adam !

AKP’nin bu bozuk sicili ve Türkiye’nin kayıp yılları, MHP Genel Başkanı sayın Devlet Bahçeli’nin de gündemindeydi. Partisinin grup konuşmasında çok çarpıcı bir değerlendirme yaptı. Her zaman olduğu gibi konuşmanın tamamını haber sayfalarımızda bulabileceksiniz. Biz bazı cümleleri hatırlatmakla yetinelim:

“AKP’li iktidar yılları demokrasiye perde çekmiş, milli iradeyi yanlış yorumlamış, hukuk devleti anlayışını linç etmiştir. Nitekim tahrip edilmedik bir şey bırakılmamıştır. Hedef alınmadık bir şey kalmamıştır. Geçmişten bugüne 11 yıllık mizana bakıldığında karşımıza; iftiradan, dedikodudan, art niyetlilikten, kötümserlikten, karanlık oyunlardan, bölücülükten, son kullanım tarihi dolmuş kumpaslardan, şeytanın bile aklına gelmeyecek provokasyonlardan başka bir şey çıkmayacaktır.

AKP 11 yılda tel tel dökülmüş, her alanda başarısızlığa uğramıştır. Başbakan Erdoğan milletimizin lehine, yararına ve yarınına dönük hiçbir değerli icraat yapamamış, hiçbir katkı sağlayamamıştır. Başbakan Dünyayı kurtaran adam olmaya talip olmuş, aslında herkesi kendisine güldürmüştür. Bol ve kabarık harcırahlı seyahatlerle fellik fellik dolaşmış, Türkiye’yi pazarlamaya soyunmuş, pazarlamada, pazarlıkçılıkta statü atlamış, kıdem almıştır. PKK’yla pazarlıklarda ne denli beceri sahibi olduğunu bu sayede kanıtlamıştır. Başbakan Erdoğan’ın çıraklık, kalfalık ve ustalık dönemleri Türkiye için yıkım ve çözülmenin ara durakları olmuştur.”

Orhan Karatasorhan@asikurtlar.com

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.