SON DAKİKA

Söz Konusu Olan Vatanın

Gündem Yazıları

BİZİM BRÜTÜS

KÖŞE YAZILARI

Katiller bu cüreti nereden buldu?

Bu haber 29 Ocak 2014 - 9:30 'de eklendi ve 12 kez görüntülendi.

Orhan Karataş

Esenyurt’ta MHP seçim bürosuna yapılan saldırı ve Cengiz Akyıldız kardeşimin şehit edilmesi, bu ülkenin ne hallere getirildiğini, hangi tehdit ve tehlikelerle karşı karşıya olduğunu bir defa daha gözler önüne serdi.

Hiç kimse bu olayı küçümsemeye, adi bir cinayet gibi göstermeye ve üzerini örtmeye kalkmasın. Bütün bunlar AKP’nin 11 yıllık yalan, talan ve ihanet politikalarının sonucudur. Kim bilir daha neler görecek, daha neler yaşayacağız? Vicdan ve insaf sahibi herkese buradan soruyorum: Bu katiller İstanbul’un göbeğinde eline sopa, bıçak, silah alarak bir parti bürosunu basma cüretini nereden bulmuşlardır? İçlerinde dağdan indirip şehirlere saldığınız katiller var mıdır? Bölücü hainlerin bugüne kadar her yaptıklarının yanlarına kalması, iktidarın bu katillerle ortak hareket etmesi ve elebaşlarıyla masa kurması bu azgınlığın, bu kalleşliğin yaşanmasında ne kadar etkili olmuştur? Hadi çıkın da dürüst ve namuslu şekilde bu sorulara cevap verin.

Hükümetin telaşı

Bu kahpelik karşısında iktidar tarafından yapılan değerlendirmeler ibret vericidir. Açıklamalar basitleştirmeye ve üzerini örtmeye yöneliktir. MHP Genel Başkanı sayın Devlet Bahçeli’nin grup toplantısında bu konuda söylediği şu sözler ve sorduğu sorular hükümetin yetersizliğini, telaşını ve bu yaşananlardaki vebalini bir defa daha ortaya koymuştur: “Hükümet sözcüsü gözaltına alınan zanlıları tarif ederken; “bir tanesi 97 doğumlu. Bir ailenin fertleri. Belli bir yerlere mensubiyetleri var. Protesto amacıyla ortaya çıkmışlar. Ama silaha sarılmışlar” ifadesini kullanmıştır. Anlaşılan hükümet emniyette sorgusu devam eden kişilerin suçlu olduğu sonucuna varmıştır. Bu nasıl bir ailedir ki, koskoca bir teşkilata, Türk siyasetinin 45 yıllık çınarına pervasızca saldırabilmektedir? Bu şahıslar nereye mensuptur? Bunlar derin AKP’nin paramiliter unsurları mıdır, yoksa PKK’nın tetikçileri midir? Sayın Arınç, mensubiyetleri var diyerek meseleyi nasıl küçümser, nasıl hafife almaya kalkışırsın? Şu aralar medyada, PKK eylemlerine katılıp molotof fırlatan, cam çerçeve indiren, patlayıcı madde bulunduran bazı şaibeli isimlerin çıkarıldıkları mahkemede; “MİT’e ve emniyete çalışıyorum” itiraflarına tesadüf edilmektedir. Esenyurt’ta da böyle bir tezgâh var mıdır? Türkiye’de gündem değişikliği için Ülkücü kanını akıtmaya karar verenlerle, kardeş kavgası kıvılcımıyla ülkemizi hüsrana götürmeye heveslenenlerin mensubiyetleri AKP midir, PKK mıdır?

MHP’yi protesto etmek için toplanıp, sonra da silahlarla saldıranlar dağdaki Mehmetçiği, şehirlerdeki polisleri şehit eden alçakların taşeronlarından, uzantılarından başkası değildir. Başbakan analar ağlamasın dedikçe bu şerefsizler namluya mermi yerleştirmiştir. Başbakan barış geldi, terör bitti dedikçe bu soysuzlar silahlarını masaya çıkarmış, şehirlere üşüşmüştür.

Başbakan bebek katilinin sırtını sıvazlayıp, canilikte marka olmuş insanlığın yüz karalarına sempati ve şefkat gösterdikçe, bu reziller masum canların avına çıkmıştır. Cengizimizin kanına giren insan görünümlü iblislere hala çözüm, hala barış, hala süreç diyerek tahammül edilecek, boyun eğilecek midir? Sayın Erdoğan katillerin mihmandarı, koruyucu meleği, rehberi, ortağı ve güvencesi olmayı inatla sürdürürsen, PKK’yı Kandil’de aramaya gerek kalmayacaktır.

Bölücü militanları kundakta sallayıp, katilleri dokunulmaz yaparsan PKK’yı dağda bayırda aramaya mahal ve imkân olmayacaktır. Sana ve etrafına bakan terörü de, teröriste de, örgütü de, kanlı komployu da tüm yönleriyle görecektir.”

Medyanın alçaklığı

Medyanın her zamanki alçaklığını bu olayda bir defa daha gördük ve yaşadık. Olayı önce görmezden gelmeye uğraşmışlar, sonra “karşıt grupların çatışması” gibi kalleş bir değerlendirme yapmışlar, en sonunda da geçiştirmek istemişlerdir. Özellikle karşıt gruplar değerlendirmesinin iyi niyetle, ahlakla, insanlıkla uzaktan yakından ilgisi olamaz. MHP’li olmak, ülkücü olmak ne zaman karşıtlık oldu? Bu camianın ölüm pahasına da olsa vatanını, bayrağını sevmek, ülkenin bölünmesine karşı durmak, birlik ve beraberliği dışında nasıl bir karşıtlığı olduğunu bilen varsa beri gelsin. Ortada bir karşıtlık yok, bir kalleşlik, bir kahpelik vardır. PKK kalleşliğine, medyanın alçaklığı eklenmiştir. Bu Üniversitelerde de böyledir, sokakta da böyledir, Esenyurt’da da böyle oldu. Varlık sebebi ihanet olanlar, bunun önünde en büyük engel olarak Türk milliyetçileri ve ülkücüleri görüp, saldırıyorlar. Böylece bir kardeş kavgası çıkaracaklarını ve emellerine ulaşmayı kolaylaştıracaklarını zannediyorlar. Bu oyunları defalarca görmüş, yaşamış ve bedel ödemiş Türk milliyetçileri bu tezgahı kabul etmiyor ve sabır gösteriyorlar.

Adı Hrant olsaydı

Esenyurt’ta kahpece şehit edilen Yusufiyeli Cengimiz değil de, bu ülkeyle ve bu milletle sorunlu biri olsaydı medyanın tavrı acaba böyle mi olurdu? Bunun örneklerini daha önce yaşamadık mı? Nitekim, sayın Devlet Bahçeli’de bu duruma dikkat çekmiş ve şu değerlendirmeyi yapmıştır: “Cengizmizin şahadet haberi, uzun bir süre ekranlardan alt yazı olarak bile geçmemiştir. Çünkü merhum şehidimizin adı Hrant Dink veya İmralı’ya giden bölücü kafilenin herhangi bir ferdi değil, Ülkücü Cengiz Akyıldız’dir. Çünkü merhum şehidimiz Habur’dan girmemiş, Kandil’den sızmamış, Oslo’dan düşmemiş, vatan evlatlarına silah doğrultmamış, 63’lükler arasında bulunmamıştır. Görülen odur ki, alayı birden Ermeni olanlar hepten tükenmiştir. Alayı birden PKK’lı olanlar çoktan iflas etmiştir. İşgal dönemi İstanbul basını şimdi yıkım döneminin AKP borazanlığından çıkar sağlamanın derdine kapılmış, göze girmek için yandaş limana demirlemişlerdir.”

Cengizimiz şahadetiyle işte bu alçaklıkları, kurulan bu yalan, talan ve ihanet düzenini bir defa daha belgeledi ve hala uyuyan ve bu düzenden hayırlı bir şey çıkacağını bekleyenlere bir ders verdi.

Orhan Karatasorhan@asikurtlar.com

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.