Asikurtlar©

“Karpuz Zihniyeti”

“Karpuz Zihniyeti”
06 Mayıs 2015 - 20:44 'de eklendi ve 3970 kez görüntülendi.

Türkiye’nin muhtarı hangi parti adına olduğunu açıklamasa da, başkanlık sistemi adına Türk milletinden 400 milletvekili istiyor. Asıl nedeni daha serbest hareket etsin, istedikleri başbakan ve bakanlar kurulu vasıtasıyla değil, ağzından çıkar çıkmaz gerçekleşmesini istiyor. Onun, sistemle, Türkiye daha iyi yolda olacakmış diye bir derdi yok. O başkanlık sistemini tek adam olmak için istiyor. En acı olanı, o ve çevresi hiç ölmeyecekmiş gibi hareket ediyorlar.
Bu kadar lüks, debdebe, şaşa içinde yaşamaları, para hırsı, maneviyatı dillerinden düşürmezken, maddeye adeta tapmaları… Bırakın tok olmayı, insanlar açken karınlarını şişirmeleri, evlerine ev, araba üstüne araba almaları, oh ne rahat lüks hayat demeleri, ölümü unuttuklarını göstermektedir. Devlette en üst dini makam olan Diyanet İşleri Başkanı bile iktidarın anaforuna kapılmış gidiyor. Dolayısıyla kendi içlerinde bunları uyaracak kimse kalmamış. Zihniyetlerinin dışında kalanlar da hain ilan edildiğine göre bunları sürdükleri hayattan uyandıracak olan Türk milletidir.
İktidar dokunduğu her yeri yakıyor. Önce tarafgirlik, sırasıyla, adamcılık, siyaset, kişinin adamı olma arka arkaya yerleşiyor. Sonuç olarak o kurumda huzur ortamı bozuluyor, güvensizlik oluşuyor, zayıf karakterde olanların karakteri bozuluyor, etkili ve yetkili kişilere yalakalık başlıyor. Bu ülke genelinde böyle olunca, genelde tüm Türkiye’nin huzur ortamı yok oluyor, güvenliği tartışılır hale geliyor, 10 yıldır AKP’nin vesayeti altında olan ülke, Tek adam ve hükümetin vesayeti altında yaşamaya başlayınca, ülkemizde nefes almak zor hale geliyor.
XXX
Bugün adı demokrasi olan bu rejimde, bir hakim verdiği karardan dolayı tutuklanabiliyorsa, bu rejimin adına demokrasi diyebilir miyiz? Ülkede yargının aldığı kararlar uygulanmıyor. Böyle bir despotluk olabilir mi? İsteyen faşizmin, isteyen komünizmin ayak sesleri desin. Bunların çıkardığı esas ses, içinde münafıklığı içeren, riyakarlığı içeren, İslam öncesi bedevi hayatını içeren, kalleşliği, Bizans entrikalarını içeren ‘Karpuz zihniyet’inin sesidir.
Karpuz zihniyeti en tehlikeli olanıdır. En akrep olanıdır, en yılan olanıdır. En yalaka olan, nefsi en pohpohlayan, nefse tapan, 12 yıllık, yediği içtiği ayrı gitmeyen arkadaşlarını bir kalemde silip atan, önce ben, sadece ben diyen zihniyettir. Karpuz, Allahın bizim için lütfettiği güzel bir meyvedir. Ancak şekli, içi, dışı itibarıyla sosyal alanda kötü, hem de çok kötü bir zihniyet olmuştur. Köşesiz oluşu her ortama uyabileceğinin en güzel örneğidir.
Evet, karpuz artık bir zihniyetin adıdır. İnsanlığını unutmuş, nefislerinin kölesi olmuşların, kendilerine insandan bir ilah yapanların, bu dünyada küpünü doldurmaya çalışanların, kurdukları dünyaların yıkılmaması için hiç çekinmeden Allah’ı, Peygamberi, kitabı, dini bile kullanabilen bir aldatma, kandırma zihniyetidir.

İşte Türkiye’nin muhtarının istediği 400 milletvekili, bütün isteklerinin gerçekleşmesi, karpuz zihniyetinin tüm ülkeye egemen olması için istenmektedir. Hakimleri tutuklayarak tüm yargıyı baskı altına almak isteyenlerin, aynı davranış biçimini, eğitimde, emniyette, basında, üniversitelerimizde uyguladığını unutmayın.
XXX
Kendileri, öncesinde hükümet yandaşı olduklarında mutlu bir hayat, maddi problemlerden uzak bir hayat sürenler, hükümete karşı bir söz dahi ettiklerinde ne olduklarını biliyor. Bu gerçeği göremeyenler, bilemeyenler artık olaylara daha iyi bakmalıdırlar. Türkiye, ‘Karpuz Zihniyeti’yle yönetilmek istenmektedir.
Hepinizden isteğim; işsiz bırakılan gazetecileri ve bu bağlamda medyaya yapılan baskıları ele alan “Persona Non Grata” başlıklı belgeseli izlemenizdir. Olayları yaşayanların anlattığı, 42 dakikalık bu belgeseli izlerseniz vesayetçi iktidarı çok daha iyi anlayacaksınız.
Evet, Türkiye bugüne kadar hiçbir ülkede var olup da sistemleşemeyen, iktidara gelemeyen, eşi ve benzeri olmayan Karpuz Zihniyetinin etkisi altındadır. Bu zihniyete son vermek gerekmektedir. Yoksa Türk milleti tarihin başladığı günden bugüne atalarından aldığı, üzerinde taşıdığı o güzelim hasletleri yitirecek, ayrıştırıcı, ötekileştirici, etnik köken cilacısı, Müslüman olmaktan önce mezhepçi, şahsiyetsizliği özellik olarak yaşayan bir toplum olacaktır.
Gelin dostlar, canlar, büyük Türk milleti, buna izin vermeyelim. Değerlerimizi, bize ait hasletlerimizi yitirmeyelim, yitirtmeyelim.
XXX
MHP her zaman Türk milletinin merkezi olduğunu açık yüreklilikle dile getirmiştir. Lider Devlet Bahçeli’nin açıkladığı seçim beyannamesi ile herkes bunu, bu gerçeği bir kez daha görmüştür. Herhangi bir grubun üstün tutulduğu bir beyanname değil, topyekun Türkiye Cumhuriyeti Devletinin kalkınmışlığını, Türk milletinin refahını hedef alan bir beyannamedir.
2023 bölgesinde Lider ülke Türkiye inşasının alt yapısı bu seçim beyannamesi ile Türk tarihinden silinmesi gereken 12 yıldan sonra, ilk adım olarak atılacaktır. İktidar ülkede hemen her alanda zafiyete ve bozulmaya sebep olmuştur. Onun için bu beyanname aynı zamanda bir onarım belgesidir.
Karpuz zihniyetinin oluşturduğu; çöküş içine giren eğitimin, iflas eden bilimin, PKK’ya terk ettiği üniversitelerin, toplumdaki huzursuzluk, kaos, itimatsızlık, karakter erimesi, omurgasızlık, dik duruş eksikliği ve benzeri bozukluklar bu beyanname ile onarılacaktır.
Yeniden şahsiyet olmak, bu kolpacı ‘Karpuz Zihniyet’ine son vermek için 7 Haziran’da mutlaka MHP deyin!
Sağlıcakla kalın!

Fikri Atılbaz

Etiketler :
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER