Asikurtlar©

Kardeşliğin Boğazındaki Köpek Dişleri!..

Kardeşliğin Boğazındaki Köpek Dişleri!..
08 Nisan 2016 - 9:30 'de eklendi ve 4071 kez görüntülendi.

 

 

Adı: Chelsi Camp… O bir anne, üstelik Amerikalı… Yani dünyanın en iyi annelerinin yetiştiği ülkelerden birinin vatandaşı değil.
Üstelik Hıristiyan, hatta Protestan… Ailesinde hiç şehit yok. Yemen çöllerinden, Çanakkale’den Sarıkamış’tan dönmemiş, bir tek yakını bulunmuyor.

Önünde örnek alabileceği bir Nene Hatun veya Hayme ana da yok.
“Ağlarsa anam ağlar gerisi yalan ağlar” deyişini “ana gibi yar olmaz Bağdat gibi diyar olmaz” atasözünü, “cennet anaların ayağının altındadır” hadis-i şerifini hayatında hiç duymamış, sıradan bir Amerikalı kadın…
Bu, kendi halindeki Amerikalı kadının, iki yıl önce iki yaşına giren “Makenzi” adlı bir de kızı var. Geçen ay dört yaşını doldurdu.

“Peki konumuzla alakası ne hocam?..”
Hemen söyleyeyim: Mrs. Camp, iki yıl önce kızı Makenzi’ye saldıran Pitbull’u ısıran o meşhur anne…
Isırıp da köpeğin kulağını koparan ve onunla polis gelene kadar boğuşan kahraman kadın…
Belki üç adamın yapamayacağını tek başına yapan ve köpek tarafından parçalanmak üzere olan kızını, inanılmaz bir hamleyle kurtaran Chelsi Camp’tan neden mi bahsediyorum?

Evlatlarımızı koruyamıyoruz da ondan…
Annelik, ojeli bir hanımın, iki yaşındaki çocuğunu yaşatmak için başka bir canlıyı, bir köpek gibi ısırabilmesiyse, “demokratik bir devlet” için de ciddiyet, 20 yaşındaki evlatları için PKK’lıları, daha fazla zarar vermelerine fırsat vermeden telef etmektir!
Çünkü bu senaryoda PKK, bebeklerin yüzünü parçalamaktan çekinmeyen Pitbull’u oynamaktadır.
Mehmetçikler yavrumuzdur. Devlet ise hem anamız, hem de babamızdır!
İnsanın evladını hayatta tutabilmek için sert vurmasının, çok vurmasının, ısırıp kulağını koparmasının veya dişlerini boğazına geçirip bir köpeği boğmasının hanımefendilikle çelişen bir tarafı yoktur.

Chelsi ana, o anda yapabileceği en iyi şeyi yapmış ve kol gücü yetersiz kalınca her şartta 58 Kg. “ezici güç” üretebilen insan çenesini kullanmıştır.
Devletlerin de yavrularını öldüren teröre karşı ezici güç kullanmasının, taş üstünde taş bırakmayacak bir yüksek enerjiyle saldırmasının demokrasiyle filan çelişen bir tarafı yoktur.

Devlet Bey’in “taş üstünde taş gövde üstünde baş bırakmayın” derken anlatmak istediği budur. Bu iş basit veya asker destekli polisiye çabalarla çözülemez!..
“Çirkin olmak gerekiyorsa çirkin olun. Gaddar olmak gerekiyorsa gaddar olun, uzattıkça uzatmayın. Köpek yaşadıkça bebeğin ölme ihtimali yükseliyor!.. Dişse diş, tırnaksa tırnak, bir an önce şu Pitbull’u boğun!..”
Devlet beyin kısaca anlatmak istediği, işte böyle bir şeydir!

Devletler böyle durumlarda herşeyi bir yana bırakırlar ve önce kanunlara saygılı olan vatandaşlarının ve güvenlik güçlerinin hayatını emniyete almak üzere gerekirse bir şehrin üzerinde atom bombası patlatırlar!
Bir kaç milyon insan daha ölmesin diye 100 bin kişinin tepesinde atom bombası patlatılmamış mıdır?
Devletler, icabında kendi iş merkezlerinin camından içeri uçak sokup, sonra da soluğu teröristlerin ininde alırlar.
Sebepleri, bizimki kadar haklı ve masum olmasa da yapılmanmış mıdır?
Amerikan polislerinin tek bir arkadaşlarını riske etmemek için elini havaya kaldırmakta biraz geciken adamı beş metreden vurup öldürmeleri de bundandır.

Önce kendi canınızı, askerinizi, polisinizi koruyacaksınız. Gerekirse balyozla çivi çakacak ama parmağınızı çekice kaptırmayacaksınız!
Demokrasi, barışseverlik, meşruiyet, filanca ne der, falanca ne düşünür?.. Bunlar boş ve aldatıcı laflardır.
Bunlar, şehit düşen 20 veya 30lu yaşlardaki insanların 2 yaşındaki halini unutmamızdan kaynaklanan hastalıklı yaklaşımlardır.
AKP, demokrasi reformlarını PKK’yle uzlaşı halinde ve elbirliğiyle yürütmeyi tercih ederek terörizme, başarılı bir sonuç alma fırsatı vermiştir.

Pitbull bir ara bebeği ısırmayı durdurdu diye, mutfaktan süt getirmek üzere evladının başından ayrılma gafletine düşmüştür.
Güvenlik güçlerimizin PKK’nın bugünkü saldırılarından daha çok zarar görmesinin sebebi budur.
Devlet, bebek katillerine güvenerek onlarla masaya oturmuş, onlar da dişlerini memleketin boğazına, yani kentlere geçirmişlerdir.
Bin yıllık kardeşlik, milletin birliği, devletin bekası boğulmak üzeredir!

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli şimdi: “Hangi gücü, nasıl kullanacaksan kullan; ama terör kardeşliğimizi boğmadan bu işi hemen bitir” demektedir.
Hakikat şu ki; genetiğiyle oynanmış kuduz bir köpek, dişlerini “milli birliğin boğazına” geçirmiştir.
Devlet beyin “taş üstünde taş bırakmayın” sözü “bir annenin yavrusu için bir köpeği ısırması” kadar onurlu ve değerli bir tavsiyedir!
Amerikalı bir anneden kahramanlık dersi almanın bize yakışıp yakışmadığı ise daima şüphelidir.

Şükrü Alnıaçık

Etiketler :
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER