SON DAKİKA

Söz Konusu Olan Vatanın

Gündem Yazıları

BİZİM BRÜTÜS

KÖŞE YAZILARI

Karanlık büyüyor

Bu haber 01 Nisan 2015 - 23:18 'de eklendi ve 15 kez görüntülendi.

Cumhurbaşkanı başkanlık sistemi savunması yaparken, aslında 13 yıldır ülkeyi nasıl bir çıkmaza mahkum ettiklerini itiraf ediyor. Sonrada dönüp, bu hazin durumu parlamenter sisteme yükleyip, kendi batırdıkları üzerinden yeni bir malzeme çıkarıyor. Başkanlık gelecekmiş, yıktıklarını yeniden ayağa kaldıracaklarmış.

Başkanlık sistemi neyi düzeltecek?

Ortada çok net gerçekler var. Daha dün yaşadığımız yüzyılın rezilliğini, ülkenin derin bir karanlığa gömülmesini başkanlık sistemiyle nasıl düzelteceksiniz? Parlamenter sistem mi, size “bütün kurumların içini boşaltın, devletin altını oyun, Cumhuriyetin değerlerini yerle bir edin, milli ve manevi değerleri ayaklar altına alın” dedi. Başkanlık sistemi bu hazin durumun neresini düzeltecek? Tam tersine, siciliniz yıkımın daha da hızlanacağını, saatler süren karanlığın, günlere, haftalara yayacağını gösteriyor. İç güvenlik yasası çıkararak, baskı ve zulmü arttırarak, her şeyi, her yeri takibe alarak bu vahameti ortadan kaldıracağınızı zannediyorsanız, ne kadar yanıldığınızın çok çarpıcı ispatı İstanbul’un adliye sarayında yaşananlardır.

Parsel parsel sattılar

Ne acıdır ki, Türkiye’nin istisnasız her alanda derin ve büyük bir çöküş yaşıyor. Yanaşmalar da, iktidar mensupları da, Cumhurbaşkanı da bu durumu artık kabul ediyor. Bülent Arınç, AKP’nin toplumu gerdiğini, ayrıştırdığını ve ülkeyi yönetilebilir olmaktan çıkardığını, büyük şehirlerin parsel parsel satıldığını ibret verecek biçimde itiraf etmiştir. Elle tutulur tek bir kalmamıştır. Hukuk yok edilmiş, ülkenin varlığı ve birliği şeref masalarında pazarlanmış, yolsuzluk ve rüşvet sıradanlaşmış, toplumsal çürüme hızlanmıştır. Türk Silahlı Kuvvetleri üzerinde kurulan kumpasları bütün dünya hayretle izlemiştir.

Ne güzel siyaset

Şimdi, Anayasayı değiştirip, sınırları nerede başlayıp nerede bittiği belli olmayan bir başkanlık düzeni kurarak, bu vahameti ortadan kaldıracaklarmış. Ne güzel siyaset. Milletin verdiği iradeyi PKK’ya teslim edeceksiniz, tarihin en büyük yolsuzluk ve rüşvet iddialarına muhatap olacaksınız, ülkeyi tarihin en büyük yalnızlığına, belirsizliğine, karanlığına saplayacaksınız, sokaklar kaynayacak, huzursuzluk patlayacak, işler içinden çıkılmaz hale dönecek, açlık, yoksulluk, uyuşturucu, cinayetler sıradanlaşacak, sonra da dönüp, cezayı Anayasaya ve sisteme keseceksiniz. Bir an için Cumhurbaşkanının istediğine ulaştığını var sayalım. Anayasa değişti ve başkanlık sistemi geldi. Bu zihniyet, bu yöntem devam ettikçe bir şeyin değişeceğini mi sanıyorsunuz? Hiçbir şey değişmeyeceği gibi çöküş ve yıkım daha da hızlanacak ve telafisi imkansız sonuçlar ortaya çıkacaktır.

Sorun zihniyette

Bir defa daha ve altını çizerek belirtelim: Sorun sistem de değil, zihniyettedir. Bütün okuyucularımız şahittir ki, bu zihniyete ülkeyi teslim etmenin çok ağır ve acı sonuçları olacağını, yazdık ve söyledik. Şimdi, her şeyi berbat ettiklerini, ülkeyi yönetilemez duruma getirdiklerini, büyük ve derin bir karanlığa sapladıklarını kendileri itiraf ediyorlar. Allah aşkına, birisi çıksın dün yaşanan elektrik kesintisinin makul ve mantıklı bir izahını yapsın. Demokrasinin, hukukun, vicdanın, ahlakın olduğu bir ülkede böyle bir şey olabilir mi? Olursa o bakan, o hükümet hiçbir şey olmamış gibi yoluna devam edebilir mi?

Devlet AKP’nin yan kuruluşu

Her şey kötüye gidiyor. Ülke bu iktidarı artı kaldıramaz noktaya gelmiştir. Evlerden, ayakkabı kutularından milyar dolarlar fışkırmıştır. Yandaş ve yanaşmalar bir taraftan hayal bile edemeyecekleri servetlere ve imkanlara kavuşmuş, diğer taraftan devlete, millete, tarihe, Cumhuriyete, Atatürk’e ve bütün milli hatta manevi değerlere açık ve kesif bir saldırı başlatmışlardır. Süleyman Şah Türbesiyle birlikte Türk toprağı terk edilmiştir. PKK ile 100 yıl sonra yeni bir Sevr anlaşması imzalanmıştır. Devletin istisnasız bütün kurumları AKP’nin yan kuruluşlarına dönüştürülmüştür. Türkiye Cumhuriyeti’nin varlığı ve birliği ağır bir tehdit altındadır. Millet tedirgin, çaresiz, yoksul ve ümitsiz durumdadır.

Halının altına süpürmediler

Niçin bu kadar ümitsiz, bu kadar yalnız, bu kadar çaresiz durumdayız? Etrafımızdaki bu amansız ateş çemberi, bu ihanet sarmalı nasıl oluştu? Hırsızlık, yalan ve talan niçin bu kadar sıradanlaştı? Bu soruların cevabını bulmak ve namuslu, duyarlı, ülkesini ve milletini seven her vatandaş için bir vatan görevi haline gelmiştir. Her şey açık ve gözler önünde yaşanıyor. Yalanla gerçeğin, eğriyle doğrunun, akla karanın bu kadar kolay yer değiştirdiği bir düzenin; zihin bulandırmaya, talan ve ihanete dayalı bir dönemin başka türlü sonuç vermesini beklemek zaten abes olurdu. Ne doğrandıysa çanağa, kaşığa da o geldi. Halının altına süpürülmek yerine kullanılmak teminatı verilenleri, sadece BOP yolunda kullanmadılar, bin yıllık hesabı kesmek için de malzeme yaptılar. Duruma göre vaziyet almak, nabza göre şerbet vermek, uçak havalanırken söyleneni, indiği yerde inkar etmek belki ustalık, ama bedeli bir millet, bir ülke ödüyor. Bütün dünyada alay konusu oluyoruz. Bu kadarına kimsenin hakkı yok.

Orhan Karatasorhan@asikurtlar.com

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.