SON DAKİKA

BAY ÇÖLAŞAN…

Gündem Yazıları

Kandil’de Bayrak Dikmeden Bu İşi Bitiremezsiniz

Bu haber 13 Haziran 2014 - 10:08 'de eklendi ve 8 kez görüntülendi.

İsmail Özdemir

Diyarbakır’da son günlerde yaşanılan hadiseler pek çok gerçekle yüzleşilmesini sağladı.

Bu yüzleşmelerin birinci sırada geleni,AKP’nin “sözde barış, sözde çözüm” çarpık mantığı ile nereye götürdüğünün 2. Hava Kuvvet Komutanlığı’nda aslılı bulunan bayrağımızın teröristlerce indirilmesi ve buna hiçbir müdahalede bulunulmaması ile görmüş olduk.

Yaşananların hepsinin bizlere gösterdiği gerçek, PKK’nın bölgede giderek etkin konuma geldiği ve kontrolü ele geçirmeye başladığı olmuştur.

Ama dikkatlerden kaçırılmaya çalışılan bir mesele daha var ki, bunun kamuoyu tarafından anlaşılması halinde AKP’nin sözde çözüm adına ortaya koyduğu tüm “denklemleri” çürütecek cinsten.

Burada kasıtlı olarak “denklemler” ifadesini kullandığımı bilmenizi isterim.

Zira AKP’nin “çözüm” olarak sunduğu ve bunun için kurduğu sistematiğin içerisinde İmralı’da yatan meczubun, çözüm adına kabul edilen tek “sabit” olduğu ifade ediliyor ve “beğenseniz de beğenmeseniz de Kürtlerin lideridir” sözleriyle de bu durum kabul ettirilmeye yayılmaya çalışılıyordu.

Ancak Diyarbakır’da yaşanılan hadisenin hemen ardından PKK’dan gelen açıklamalara bakıldığında sözde çözüm için İmralı’nın çare olmadığı vurgulandı.

Yani İmralı’da yatan ruh hastası, eli kanlı katil ve insan bozması PKK için artık aslında koskoca bir hiçmiş.

Dahası kurulan denklemin “etkisiz elemanı” olarak kabul görülüyormuş meğer.

Dolayısıyla AKP’nin çözüm diyerek, kendi aklınca sistematikleştirdiği denklemin ta en baştan aslında çözüme ulaşamayacağı ortada.

Bizde uzun süredir bunu söylüyoruz.

Bakın, elinde silah olan teröristler artık kimseyi dinlemiyor.

Dinlemedikleri gibi “İmralı’da bu işe çare olamaz” deniliyor.

Bunun için Kandil’deki inlerinde başları ezilmeden, yönetim kadrosu tümüyle imha edilmeden bu işin bitmeyeceği bir kez daha anlaşılmış durumda.

“Kandil’e bayrak dikmeden bu iş bitmez” çağrısı, şimdi işin teknik boyutunda ne derecede büyük bir anlam ifade ediyor, zannediyorum çok net bir şekilde görülmüştür.

Musul Başkonsolosluğumuzun IŞİD’in Eline Geçmesinin Düşündürdükleri

Irak Şam İslam Devleti (IŞİD) olarak anılan El Kaide bağlantılı terör örgütünün Irak’taki ilerleyişi karşısında merkezi hükümet çaresiz bir hale büründü.

IŞİD’in Bağdat’a açılan kuzey, güney ve batı yollarını ele geçirmesi, Irak’ın son derece sıkıntılı ve sonu karanlık bir sürecin içerisine girdiğini gösteriyor.

Böyle giderse Irak’ın bölünmesi ve Ortadoğu’daki tüm dengelerin baştan aşağı değişmesine neden olacaktır.

IŞİD’in Musul’da bulunun başkonsolosluk görevlilerimiz ile pek çok vatandaşımızı esir aldığını açıklaması, Irak üzerinde gelişen meselelerin ülkemize de maliyeti olacağını gözler önüne seriyor.

Ancak başkonsolosluğun nasıl ve neden IŞİD tarafından hedef seçildiği tam olarak açık değil.

Bu konular ışığında Irak’ta nelerin olup bittiğini anlayabilmek ve gerçeklere ulaşabilmek için şu soruların cevabını bulması gerekiyor:

1. Musul başkonsolosluğu günler öncesinden IŞİD’in kentteki faaliyetlerinin arttığına yönelik Dış İşleri’ne bilgi verilmesine rağmen neden gerekli tedbir alınmamıştır?

2. Dış İşleri Bakanı Ahmet Davutoğlu’nun “Musul Başkonsolosluğumuzun güvenliği için gerekli önlemler alındı.” ifadesini twitter hesabından paylaşmasından 12 saat sonra başkonsolosluğun IŞİD’in eline geçtiği haberi geldi. Buna göre alınan tedbirler nelerdi?

3. Şayet bölgede görevli olan Dış İşleri misyonlarından, IŞİD’ın faaliyetlerinin arttığına yönelik bilgi verişmişse, Türkmenlerin korunmasına ve yaşanacak gelişmelerden haberdar edilmesine yönelik bir girişimde bulunulmuşmudur?

4. IŞİD’in Musul, Kerkük ve Tuzhurmatu gibi Türkmenlerin yoğun olarak yaşadığı bölgelerle birlikte Arap nüfusun yoğunlukta olduğu diğer şehirlere de saldırmasına karşın, Barzani’nin yönetimi altındaki Irak’ın kuzeyine saldırmaması neyle açıklanabilir?

5. Şayet söylendiği gibi IŞİD, Irak’taki petrol bölgelerini ele geçirmeye çalışıyorsa yine neden Barzani’nin kontrolü altındaki bölgeleri es geçiyor?

6. Benzeri 2003 yılında ABD’nin Irak’ı işgal etmesi sırasında görülen ve şimdiyse IŞİD’in Musul’a yönelmesinin ardından Irak Merkezi Hükümeti’ne bağlı ordu birliklerinin tek bir kurşun dahi atmadan ve üniformalarını bile bırakarak ortadan kaybolmalarının esrarı nedir?

7. IŞİD’in gerek Suriye’de gerekse Irak’da ele geçirdiği bölgelerin, Irak petrollerini Doğu Akdeniz’e taşıyan ve biri Suriye’nin Banyas ve Tripoli, diğeri ise İsrail’in Hayfa limanına ulaşan boru hatları güzergahı üzerinde olmasının bir manası var mı?

Bugün Irak’ta baş gösteren sorunun asıl kaynağının Suriye’den geldiğini unutmayalım. En nihayetinde Suriye’de kendisini gösteren ve burada palazlanan IŞİD, artık adı anılan bu ülkenin sınırlarını aşmış ve ilerlemeye başlamış bulunuyor.

Dolayısıyla AKP iktidarının Suriye’de ülkemizi rezil eden politikasının, Irak’da şimdilerde yaşanılan problemlerin temel nedeni olduğunu unutmamak gerekir.

Acilen tedbir alınmazsa bugün esir alınan konsolosluk görevlilerimiz ve vatandaşlarımız dışında yarın çok daha ciddi ve büyük problemlerle yüz yüze kalabiliriz.

Çapulculara Teslim Olan Anlayış

Diyarbakır’da 2. Hava Kuvvet Komutanlığı’na PKK’lı teröristler “sivil gösterici” kılığı altında saldırıyor. Taşlarla başlayan saldırılar, askeri birliğin içine kadar girilmesi ve en nihayetinde şerefsizce bayrağımızın indirilmesi ile sonuçlanmıştı.

Bayrağımızın indirilmesi hadisesinden hemen sonra IŞİD’in Irak’taki ilerleyişi haberi gelmeye başladı. Rehin alınan TIR şoförlerimiz olduğu bilgisi gelirken, Musul Başkonsolosluğumuzun da IŞİD’in eline geçtiği ve görevlilerin hepsinin esir alındığı bilgisinin de gelmesine herkes dikkat kesildi.

İki örnek; biri Diyarbakır’dan, diğeri ise Musul’dan…

Yalnız dikkat ediyormusunuz bilmiyorum,

Bayrağımız da, Musul Başkonsolosluğumuz da “Tek kurşun dahi atmadan” teslim edildi!

Yada alındı, ele geçirildi, ne derseniz deyin.

Sonuçta bayrak da, başka bir ülkede bulunan konsolosluk binası da “vatan” demek değilmidir?

Bu sebeple Türkiye’nin ne derecede büyük bir yönetim sorunu yaşadığının bilmem farkındamısınız?..

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.