SON DAKİKA
istanbul bayan escort escort mersin

Kamu Düzeninin Sağlanması İçin İmralı Ve Kandil’e Yalvarıyorlar

Bu haber 10 Aralık 2014 - 10:04 'de eklendi ve 34 kez görüntülendi.

6-8 Ekim olaylarının ardından AKP iktidarı “kamu düzeninin korunması şart” lafını sürekli ağzına dolamaya başladı.

Zira PKK ile girişilen, İmralı-HDP-Kandil üçlüsüyle aynı masada buluşulan ortaklığın neticesinin ne olduğunu tüm Türkiye bu tarihlerde görmüştü.

Söyleyecek birşeyi kalmayan, uyarıları kulak arkası eden AKP’nin Genel Seçimlere giderken ülke için böylesine hayati bir meselede yaptığı yanlışın faturasını ödemek istememesi, “kamu düzeni” lafına sarılmasına neden oldu.

Peki 6-8 Ekim tarihlerinden bu yana kamu düzeninin sağlanması yolunda herhangi bir ilerleme kaydedildi mi?

Bu sorunun yanıtı HAYIR’dır.

En azından sadece son bir hafta içerisinde yaşanılanlara bakarak bu yönde bir hüküm vermek mümkündür.

Ayrıca bu örneklere bakarak sadece Doğu ve Güneydoğu’da değil, PKK’nın şehir uzantısı olan YDG-H’nin eylem yaptığı her yerde “kamu düzeni” namına ortada bir şeyin olmadığı açıktır.

* * *

04 Aralık 2014 günü Şırnak’ın Cizre ilçesinde ellerinde Kalaşnikof ve pompalı tüfekler olan PKK’lı teröristler, şehir içi uzantıları YDG-H’lilerle beraber “Uluslararası İpek Yolu’nu” keserek burada kimlik kontrolü adı altında eylem gerçekleştirdiler.

05 Aralık 2014 günü Mardin ili Nusaybin ilçesinde üzerinde “intikam birimi” yazan kıyafetler giyen YDG-H’liler yol kesti, kimlik kontrolü yaptı ve polisle çatıştı.

06 Aralık 2014 günü İstanbul Okmeydanı’nda YDG-H’li bir grup, polise pompalı tüfeklerle dakikalarca ateş etti.

08 Aralık 2014 günü ise Diyarbakır Lice’de bulunan Abalı Jandarma Karakolu’na girmeye çalışan PKK terör örgütü yandaşı bir kişi nöbetçi asker tarafından vuruldu.

* * *

Her gün bu haberlere benzer gelişmeler geliyor.

Öyle görünüyor ki gelmeye de devam edecek.

Çünkü iktidar ipin ucunu çoktan kaçırmış durumda.

“Çözüm” diyerek çıkılan yolda PKK’nın beslenip, büyütüldüğünü, şimdi de azdırıldığını görüyoruz.

Bir noktaya dikkatinizi çekmek istiyorum.

PKK’nın şehir içi uzantılarının ellerinde artık taş yada Molotof yok.

Hepsinin ellerinde ya otomatik yada pompalı tüfekler var ve eylemlerini de bu silahlarla yapmaya başladılar.

Bunca süredir “barış” nağraları atılırken, PKK’nın şehirlere bu silahları sokmayı başarmasını izah edebilecek tek bir iktidar mensubu çıkar mı?

“Örgüt silah bırakacak, sınır dışına çekilecek” şeklinde sözde sürecin başından itibaren milleti aldatanların, şimdi örgütün silahlarını dağlardan şehirlere indirmelerine, kent merkezlerinde yeni militanlar ve oluşumlarla eylem yapmaya başlamasına söyleyebilecek bir sözleri olabilir mi dersiniz?

* * *

Durum bu derece vahim bir haldeyken AKP hala İmralı’dan medet umuyor.

Yaratılmaya çalışılan yeni algı; terörist başının 2015’te yapacağı yeni bir çağrı ile örgüte eylemleri durdurma ve silahları bırakmayı talep edeceği yönünde.

Sanki 2013 Nevruz Bayramı’nda Diyarbakır’da terörist başı bu çağrıyı yapmamış gibi yeniden aynı konuya sarılmaya çalışıyorlar.

O günden bu güne terör eylemlerinde bir gerileme olmadığına göre demek ki bir şeyler yanlış gidiyor.

Kaldı ki terörist başı bu yönde bir çağrı yapmayacağını şimdilik gösterdi.

Kasım ayının son günlerinde İmralı’ya giderek terörist başı ile görüşen heyetin içerisinde yer alan Sırrı Süreyya Önder’in, terörist başının “Sunduğumuz taslak pratikleşmeden kimsenin kamu düzeni yada başka bir şey adına bizden bir şey isteme hakkı yoktur” sözlerini söylediğini aktarması, AKP’nin nasıl acınası bir hale düştüğünün göstermeye yetmiştir.

İmralı ve Kandil de çok iyi biliyor ki bu saat itibarıyla AKP kendilerine mahkûm bir halde.

Bunun için rahatlıkla “taleplerimiz olmadan” şeklindeki dayatmalarda bulunabiliyorlar.

AKP istediği kadar “kamu düzeni” lafını ağzına dolasın, bunu gereğini yapmadığından ve PKK nazarında belli ki bir caydırıcılığı da kalmadığından ötürü, İmralı’daki bebek katili neyi istiyor ve talep ediyorsa, onu yapmak durumundalar.

* * *

Öte yandan AKP iktidarına yakın olduğu bilinen bazı yazarlar bugünlerde terörist başının tavrının, AKP tarafından hayal kırıklığı ile karşılandığını söylüyor ve yazıyorlar.

Buna paralel olaraksa ilerleyen günlerde terörist başının “kamu güvenliği” konusunda “olumlu mesajlar” vermesinin beklendiğini de ifade ediyorlar.

Son iki cümledeki tezatlığı eminim sizde yakalamışsınız.

Hem terörist başı HDP’lilerle son görüşmesinde “kamu güvenliği” ile ilgili söz söylemedi diye yakınacaksınız, sonrada önümüzdeki günlerde “söyleyebilir” diyeceksiniz.

Belli ki yaklaşan 2015 Genel Seçimlerinde elindeki iktidar “nimetlerini” koruyabilmek uğruna AKP’liler bebek katili neyi talep ediyorsa sözde çözüm uğruna AKP onu kabul edecek.

Sonra bu taviz ve teslimiyete “kamu düzeni” kılıfı geçirecekler.

PKK’nın Suriye ve Irak’taki kazanımlarına paralel olarak, AKP’den kopardığı tavizlerle Türkiye’de de geniş bir meşruiyet alanı kazandığı düşüncesine sahip olduğu dikkate alınırsa, 6-8 Ekim olaylarını bile bu ülkenin mumla arayabileceğini düşünmek gerekir.

Bu işin tek çaresi PKK ve bölücü zihniyet karşısında tecrübeli, tavizi olmayan, kararlı, müzakereci değil mücadeleci bir zihniyetin işin başına getirilmesidir.

Ve ayrıca örgütle Kürt kökenli vatandaşlarımız arasındaki derin uçurumu gören, bu ayrımın farkında olanların iktidarda bulunmadığı dönemin Türkiye açısından felaketlere kapı aralayabileceğini kimse unutmasın.

İsmail ÖZDEMİR

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.