SON DAKİKA

Trump Ve Almanya

Gündem Yazıları

BEDAVA ÜLKÜCÜLÜK

Gündem Yazıları

KADER MAHKÛMLARINA AF

KÖŞE YAZILARI

KADER MAHKÛMLARINA AF

Bu haber 05 Temmuz 2018 - 21:39 'de eklendi ve 2.818 kez görüntülendi.

Gündem belirleyen Devlet Bahçeli’nin ağzından “Kader mahkûmları için af” cümlesi çıktığı an, mahkûmlardan daha çok sıkıntı çeken mahkûm yakınları için yeni bir umut ışığı doğdu.

Lakin af konusu, öyle basit bir konu değildir. Çünkü işlenen suçların (devlet ve şahıslar olmak üzere) tarafları vardır…

Devlete karşı işlenen suçları devlet affetti; bunda bir sıkıntı yaşanmaz. Fakat şahsa karşı işlenen suçlarda, bir tarafı affedip sevindirirken, diğer tarafın üzülmesine sebep olunacak kesin bir sonuç vardır…

Bazı kesimler sabırsızca affın çıkmasını bekleseler de, af konusu basitçe bir konu değildir…

*

Hepimiz biliriz ki; asıl cezayı, “Ben bu suçu işlersem, geride kalanlara ne olur?” diye düşünmeyen mahkûmlar değil, mahkûm yakınları çeker…

Suçlu bile olsa, evlattır ya; “dört duvar arasında” diye anası ve babası bir ayrı yanar…

Baba özlemiyle evladı tarifsiz ayrı bir acı çeker…

Her çektiği sıkıntıları bir kenar koyun; evin geçimini sağlayan baba cezaevine düşünce, evini geçindirmek isteyen eşinin çektiği sıkıntı ayrı bir dramdır…

Onun içindir ki; “mahkûmlara af” denilince mahkûm yakınlarının yüreğine su serpilmesi kadar doğal bir şey olamaz…

Çünkü suç işleyip, mahkûm olanlar içeride yatarken, mahkûm yakınlarının dışarıda çektikleri derdin, kederin, sıkıntının tarifi imkânsızdır…

Öncelikle şunu ifade etmeliyim ki; “kader mahkûmlarına af”, “bedelli askerlik” ten daha öncelikli halledilmesi gereken toplumsal bir gerekliliktir. Çünkü sosyolojik ve psikolojik boyutu her geçen gün derin yaralar açmaktadır…

“Af çıkarsa suç işleme biter mi? Yarın tekrar suç işleyen olmayacak mı? Aynı şeyler o zaman yaşanmayacak mı?” diye sorular sorabilirsiniz…

Suç işleyen elbette olacaktır…

İdamın uygulandığı ülkelerde bile halen suç işlenmeye devam ediliyorsa, ülkemizde de suç işleyen olacaktır… Fakat bunun bu gün uygulanan cezalardan daha ağır bir bedeli olmalıdır…

Öncelikle MHP lider Sayın Devlet Bahçeli’nin, sosyolojik ve psikolojik bir yara haline gelen dramı göz önüne alarak yaptığı açıklamada, “Kader Mahkûmları” vurgusu çok önemlidir…

 

Biri veya birilerinin farklı noktalara çekerek, toplumsal infial yaratmaya çalışmaları, bu zamana kadar zehir saçan dillerinden düşen cümlelerden art niyetli oldukları anlaşılmaktadır…

Af konusu ne zaman gündeme gelse, siyasi çıkar elde etmeye çalışanlar, sosyolojik ve psikolojik boyutu her zaman farklı noktalara çekmişler; toplumun belli kesimlerinde çatışmalara neden olmuşlardır…

Bu günde yapılmak istenen aynıdır…

İyi niyetle ortaya atılan “kader mahkûmlarına af”ın önünü siyasi çıkar gözetenler tarafından tıkanmaya çalışılmaktadır…

Genelleme yapıldığında, “Mahkûmlara af” konusu, toplumun bir kısmını rahatsız etse de buradaki kıssası, “Kader mahkûmu” olan kişilerdir…

“Kader mahkumları” denince bunun tanımı içine herkes kendini dahil etse de, “Kader mahkûm”: Suç işlemediği halde yanlışlık sonucu ceza çekmek zorunda kalan ve istemeyerek/istem dışı suç işlemek zorumda kalan kişilere denir.

Bilerek ve isteyerek suç işleyene, işlediği suçu defaten tekrar edene; suç makinası haline gelene “kader mahkûm” denmez!..

“Kader mahkûmu” ifadesi üstüne basa basa ifade ediliyor ise, bunun dışında kalanların beklenti içinde olmaması gerekir…

Ki, herkes elini vicdanına koyup, düşünmelidir!..

Kız razı, erkek razı; evlenmek için kaçmışlar, fakat kız kaçırmak suç olduğu için erkek cezaevinde…

Bu kişiler kader mahkûmdur; bu kişiler affedilmelidir!..

 

Evlenmek vaadi ile kız kaçırmış, fakat kıza tecavüz etmiş…

Bu kişilere affedilmemeli ve hatta bunlar en ağır şekilde cezalandırılmalıdır!..

Biri veya birileri, kendisine veya bir başkasına tecavüz etmeye kalkışanı vurmuş/öldürmüş, bu kişilere ceza verilmemeli… Çünkü bu kişiler kader mahkûmdur; bu kişiler affedilmelidir!..

Evine hırsız girmiş. Ev sahibi, hırsızı öldürmese, hırsız, ev halkından birini zarar verecek veya öldürecek… Ev sahibi çekip hırsızı vurmuş ve hırsız ölmüş… Hırsızı öldüren ev sahibine ceza verilmemeli!.. Ceza verilmiş ise, bu tür kişiler kader mahkumudur; affedilmelidir!..

Kazaen birinin ölümüne veya yaralanmasına sebebiyet veriyor… Sebep olanda art niyet/kasıt yok… Hatta bunu ölen kişinin yakınları da biliyor…

Bu tür kişilere ceza verilmemeli. Verildi ise, bu kişiler kader mahkumudur; affedilmelidir!..

Yukarıda örneklemesini yaptığı ve benzer suçlardan ceza alıp, cezaevinde olanlar kader mahkûmudur…

Tecavüzcüler, gaspçılar, istem dışı adam öldürenler dışında kalan katiller, ast ve üst soya ( mahkeme kararı ile uyarılmasını rağmen) şiddet uygulayan; bunu alışkanlık haline getirenler, tacizciler ve sübyancılar, terör suçluları, uyuşturucu ticareti ve torbacılık yapanlar, “Kader mahkûmu” içinde yer alamaz!..

Yukarıda da ifade ettiğim üzere, “kader mahkûmu” nun tanımı bellidir. Suç makinesi haline gelmiş ve hatta “üç beş yıl yatıp, çıkarım” hesabı yaparak  suç işleyenler “kader mahkumu” olamaz!..

Öyle bir milat belirlenmeli ki; öyle bir ceza sistemi getirilmeli ki; suç işlemeyi aklından geçiren, suçu işlediği zaman çarptırılacağı cezayı önce bi düşünmeli…

Kısasa kısas cezasına biran önce geçilmelidir…

Tecavüz mü etmiş?

Buna kalın bir kazık çakılmalıdır…

Zorla/gönül rızası olmadan yaşattığı ona tattırılmalı…

Hırsızlık mı yapmış?

Kolu kökünden kesilmeli…

Adamı öldürmüş?

Aynı yöntemle infaz edilmeli…

Uyuşturucu mu satmış?

Yüksek dozda uyuşturucu verilip infaz edilmeli…

Ki, Yukarıda da ifade ettiğim gibi, “üç beş yıl yatıp çıkarın” hesabı yapanlar, suç işledikleri zaman, cezasının kısasının ne olacağını iyi bilmelidirler!..

Küçücük iki yavrumuzun acısını yaşadığımız şu günlerde “Kader mahkûmları” na af çıkartılıp, bir daha af defterini açılmayacak şekilde kapatılmalı ve bu tarih bir milat olmalıdır…

Bu arada, “Beni yargılayan Hakim/Savcı FETÖ’cüydü” ayakları yapıp, cezadan yırtmaya çalışmaktan herkes vazgeçmelidir. Suç delilleri ile sabit ise, kanunda yazan cezası bellidir… verilen cezada…

“Denize düşen, yılana sarılır” misalinde anlatılmak istendiği gibi, suçu işleyip, FETÖ yılanına sarılmaktan vazgeçin…

Yukarıda örneklemesini yaptığım suçlar ve devlete karşı işlenen suçlara; “Kader Mahkûmları”na af verilebilir. Bu kimseyi rahatsız etmez…

Hatta işlediği suç bile olsa, işlediği suç kamu yararına ise, bunlara da af verilebilir ve hatta verilmelidir…

 

Fakat işlenen, suç sadece şahsa karşı işlenmiş suç olabileceği gibi, hem devlete, hem de şahsa; ikisine birlikte işlenen suçlarda devlet affetse bile, mağdur olan/suçtan zarar gören asli kişiler affetmediği sürece, -bana göre- devletin affetme yetkisi yoktur, olmamalıdır…

Af verilirken çok ince düşünülmeli; bir tarafın sevineceği kesinken, bir tarafın da infialine ve üzüntüsüne neden olunacağı unutulmamalıdır…

İyi ölçülüp, tartılması gereken hassa nokta burasıdır…

*

“Kader Mahkûmu”nun tanımı bellidir…

Kolluk kuvvetleri, suçluları camide namaz kılarken alıp, cezaevine tıkmıyor…

..ve şahsa karşı işlenen suçlarda, özellikle suçlu yakınları empati (kendisini mağdur yerine koymalı); aynı şey benim başıma gelse ne yapardım sorgulamasını) yapmalıdır…

Bugün veya yarın…

Veya ilerleyen günler içinde verilecek affa herkes razı olmalıdır…

Cengiz KORKMAZ

Cengiz Korkmazcengiz@asikurtlar.com

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.