Asikurtlar©

Kaçınılmaz akıbet: Fiyasko

Kaçınılmaz akıbet: Fiyasko
21 Haziran 2016 - 12:54 'de eklendi ve 4137 kez görüntülendi.

 

 

 

MHP Genel Başkanı sayın Devlet Bahçeli yine haklı çıktı. Muhalif isimlerin toplamaya çalıştığı kurultayı korsan olarak değerlendirmiş ve bir darbe teşebbüsü olduğunu söylemişti. Bütün Türkiye bu sözlerin haklılığını ve doğruluğunu ibretle ve kendi gözleriyle takip etti. Kurultay diye yaptıkları şey, açık bir oldu-bitti girişimi olmanın ötesine geçemedi. Genel merkeze ve özellikle sayın Genel Başkana karşı açık ve aleni bir darbe teşebbüsünde bulundular. Teşebbüs diyorum, kendi iddialarını kendileri çürüttüler ve birbirlerine düştüler. Dolayası ile yaptıkları bir teşebbüsün ötesine geçemedi, yok hükmünde kaldı.

DÖRT KOLDAN SALDIRDILAR
Bu açık fiyaskonun neresinden başlayıp neresini değerlendirelim. İlk düğmeyi yanlış iliklediler, sonrakilerin tamamı o yanlışı takip etti. Kendilerini daha iyi ifade edecekleri, delege seçimlerine müdahil olabilecekleri il ve ilçe kongrelerinin yapılmasını desteklemek ve MHP’nin olağan kurultayını beklemek yerine, yangından mal kaçırır gibi dört koldan saldırıya geçtiler. İmza topladılar, mahkeme kapılarına düştüler. Sonra o mahkemelerden nasıl kararlar çıktığını, hukukun nasıl yerle bir edildiğini bütün dünya hayretle izledi. Buna rağmen sayın genel başkan hukuka saygılı oldu. Tüzük değişikliğinin de yapılacağı seçimli olağanüstü kurultaya gidileceğini açıklayıp, tarih verdi. Yine razı olmadılar. Tarlalarda, parmaklıklara tutunarak kurultay toplamaya uğraştılar. TOMA’larla ülkücüleri karşı karşıya getirdiler.

DİNLEMEDİLER
Sayın Genel Başkan bu hazin görüntüye bir son vermek ve herkesin aklını başına alması için açık uyarılarda bulundu. Siyasi partiler kanununu, iç tüzüğü, hukuku, adabı, töreyi hatırlattı. İç tüzüğün son derece açık ve kesin olan 63 ve 64’ncü maddelerini önlerine koydu. Dinlemediler. Genel Merkezi, Genel Başkanı ve İç Tüzüğü yok sayarak, ülkücüleri bu mübarek Ramazan ayında sürüm sürüm ederek bir otel odasında toplamaya kalkıştılar. Asıl niyetin ne olduğunu, nereden gelip nereye gittiklerini bu vesileyle bir defa daha gördük.

BAŞTAN AŞAĞI YANLIŞ
Yapılan baştan aşağı yanlıştır, doğru, haklı ve geçerli tek bir şey yoktur. Maddeler halinde sıralayalım:
1-Genel başkan iç tüzüğün 63’ncü maddesinin kendisine verdiği yetkiyi kullanarak kurultay toplamayı gerekli görmüş ve 10 Temmuz olarak tarih açıklamıştır. Buna rağmen başka tarihte kurultay toplamaya kalkışmak içtüzüğü yok saymaktır.
2-Yine iç tüzüğün 64’ncü maddesi kurultayın başlayabilmesi için genel başkanın veya genel başkanın görevlendireceği bir yetkilinin açılışta bulunmasını şart koşmaktadır. Bu kesin hüküm de yerine getirilmemiştir.
3-Siyasi Partiler Kanununun 31’nci maddesi siyasi partilerin büyük kurultaylarını ancak Ankara il merkezinde toplayabileceklerini öngörmektedir. MHP iç tüzüğü de bunu emretmektedir. Bu kurula uyulmamıştır.
4-Bu yazıyı yazdığımız saatlerde henüz noter tasdikli bir delege sayısı ilan edilmemişti. Ancak, gelen haberler ve özellikle verilen önergelerdeki imza sayılarına bakılırsa, kurultay toplamak için salt çoğunluğa dahi ulaşamadıkları anlaşılıyor. En sağlıklı ve kesin gösterge verilen önergelerdeki imzalardır ve bu sayı 452’de kalmıştır. Yani salt çoğunluğun çok çok altındadır. Dolayısı ile bu kurultay girişimi, daha başlamadan bitmiştir.
5-Yine kanun ve iç tüzük gereği, değişiklik tekliflerinin kabul edilebilmesi için delege toplam sayısının üçte ikisinin onayı gerekmektedir. Bırakın bu oranı yakalamayı salt çoğunluğu dahi bulamamışlardır.
6-Ankara 12’nci Sulh Hukuk Mahkemesi tarafından verilen ve Yargıtay 18’nci Hukuk Dairesi tarafından onaylanmış karar, tüzük değişikliğini genel başkan seçimi yapılmasını öngören maddenin değiştirilmesiyle sınırlamıştır. Buna rağmen gündemin dışına çıkılmış ve tüzüğün 13 maddesi değiştirilmek istenmiştir. Bu açık şekilde genel merkeze ve genel başkana karşı bir darbe girişimidir ve hukuk ölçüleri içinde kabulü mümkün değildir. Zira, kendileri de bunun farkındadırlar ve böyle bir şeye hakları olmadığını, bunun yargıdan döneceğini ve hatta sözde kurultayın iptaline kadar gideceğini itiraf etmişlerdir.

ÖZEL HESAPLAR
Hukukçular bu saydığımız maddelere yenilerinin eklenmesinin de mümkün olduğunu söylemektedirler. Özellikle verilen önergelerin hiçbirinde iyi niyet bulunmamaktadır. Açık şekilde parti yönetimi ve Genel Başkan hedef alınmıştır. Diğer taraftan genel başkan adayı olarak ortaya çıkanlar, kendi aralarında büyük sürtüşmeler hatta restleşmeler yaşamışlardır. Bütün bunlar, maksadın partiyi yüceltmek ve yükseltmek veya söylendiği gibi iktidar olma yolunda yürümek değil, özel hesapları, şahsi hedefleri hayata geçirmek olduğunu ibret verecek biçimde ortaya koyuyor. Neresinden bakılırsa bakılsın 19 Haziran’ın iler tutar tarafı yoktur ve yok hükmündedir. Küçük bir fiske ile dağılıp gitmeleri kaçınılmazdır. Muhtemeldir ki, Sayın Genel Başkan bütün bu yaşananları bir kenara yazacak, ama buna sebep olanları muhatap dahi almayacaktır. Sonrasında da, bu darbe girişiminin gereği her neyse yapılacaktır.

ZEMİN HAZIRLIYORLAR
Burada akla gelen soru şudur. Kanun ve iç tüzük bu kadar açık olmasına rağmen, neden bu kadar aleni şekilde hukukun dışına çıkılıyor? Bütün şartları zorlamış, yargıyı dahi arkalarına almışlardır, ama ülkücü-milliyetçi iradeyi aşamamışlardır. Çaresiz biçimde son kozlarını oynamak ve bir oldu-bitti oluşturmak istemişlerdir. Maksat üzüm yemek değildir. Bu gidişin sonunun fiyasko olduğunu, hiçbir şanslarının bulunmadığını kendileri de görüyor ve biliyorlar. Zemin hazırlıyor, şimdiden bahane üretiyorlar. “Zorladık, ama olmadı, bize ayrılıp başka parti kurmaktan başka çare kalmadı” diyebilmenin şartlarını oluşturuyorlar.

Orhan Karataş

Etiketler :
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER