Asikurtlar©

“KAÇAK SARAY KADAR BAŞINIZA TAŞ DÜŞSÜN”

“KAÇAK SARAY KADAR BAŞINIZA TAŞ DÜŞSÜN”
20 Ekim 2015 - 18:33 'de eklendi ve 4120 kez görüntülendi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 17 Ekim 2015 günü Mersin’in Anamur İlçesi’nden Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne (KKTC) içme ve sulama suyu sağlayacak olan Projenin vana açılış töreninden muhalefete yönelik sarf ettiği “Türkiye’nin halkın oylarıyla seçilmiş bir cumhurbaşkanı olarak, yatıyorlar, kalkıyorlar ana muhalefeti kaçak saray, yavru muhalefeti kaçak saray. Kaçak saray kadar başınıza taş düşsün. Yahu ne kaçak sarayı be.

 

Bu ülkenin cumhurbaşkanlığı makamının bu tür şeylerle yıpratılması diye bir şey olabilir mi? Önce ne diyorlardı, biz oraya gitmeyiz, sonra çağrılırsak gideriz dediler. Ya eninde sonunda bunu yapacaksınız kuzu kuzu geleceksiniz.” Şeklindeki Sözlerine, MHP lideri Devlet Bahçeli Partisinin 18 Ekim 2015 günkü büyük İstanbul mitinginden “Kaçak saray kadar başımıza taş düşmesini isteyen Erdoğan da, şunu bilsin ki, biz taşa da toprağa da razıyız, ne de olsa hepsi bu vatanındır. Eğer kendisi adaletin hükmüne razı olursa mesele kalmayacak, hak ve hukuk yerini bulacaktır.

 

Erdoğan, sana sesleniyorum; hadi bize taş gelsin, senin semtine de, sadece hukuk gelsin; buna var mısın? Gözün kesiyor mu? Yüreğin yetiyor mu?” cevabını verdi.
Şimdi merakla beklenen şey, Devlet Bey’in bu meydan okuyuşuna sayın Erdoğan’ın her hangi bir cevap verip vermeyeceği. Elbette ki sonucu bekleyip göreceğiz. Eğer hukukun bir kırıntısı dahi var sa, Olması gereken; Sayın Cumhurbaşkanının Tepesinde bulunduğu ve de bir Hukuk devleti olan Türkiye cumhuriyetinde, evet benim ülkemde hukuk, değil benim semtime… evimin içine dahi girebilir demesidir.

 

Aksi bir durum Türkiye’de Hukukun dolaysıyla da Anayasanın rafa kalktığı anlamına gelecektir ki!.. bu durum ister istemez Finlandiyalı gazeteci Tom Kankkonen 14 Ekim 2015 günü sayın Erdoğan’a Cumhurbaşkanlığı sarayında sorduğu ‘Siz diktatörmüsünüz?’ tartışmasını yeniden gündeme getirecektir.

 

İşte tam da bu nokta da dönüp te 2 yıl öncesine giderek, zamanın Cevre ve şehircilik bakanı Erdoağan Bayraktar’ın 25 -12-2013 günü canlı bağlandığı NTV’de sarf ettiği “17 Aralık tarihinde yapılan operasyon dosyasında şahsımı rencide edecek veya izah edemeyeceğim hiçbir husus yoktur. Ancak Sayın Başbakan’ın istediği Bakanla çalışmak veya istediği Bakanı görevden almak en tabi hakkıdır ve yetkisidir.

 

Fakat rüşvet ve yolsuzluk ifadelerinin bulunduğu bir operasyon sebebiyle ‘istifa ediniz ve beni rahatlatacak deklarasyon yayınlayınız’ şeklinde tarafıma baskı yapılmasını kabul etmiyorum. Etmiyorum çünkü, soruşturma dosyasında var olan ve yasalara uygun olarak onaylanan imar planlarının büyük bir bölümü sayın Başbakan’ın talimatıyla yapılmıştır. Bu minval üzere bakanlıktan ve milletvekilliğinden istifa ettiğimi açıklıyorum.

 

Bu milleti ve vatanı rahatlatmak için sayın Başbakan’ın da istifa etmesi gerektiğine inandığımı ifade ediyor, yüce milletime saygılar sunuyorum.” Şeklinde ki sözleri, Spikerin nasıl bir baskı olduğu konusuna açıklık getirmek isteyip istemeyeceğini sorması üzerine de yaptığı ”Tarafıma baskı yapılmasını kabul etmiyorum.

 

Bugün bize bir istifa ve deklarasyon metni gönderildi. Böyle bir durumda bunun yanlış olacağını düşünüyorum. Hayırlı olsun” seklinde ki açıklamaları, sayın Tayyip Erdoğan’ın da bu güne kadar bu suçlamaları bir türlü Yargıya havale edemeyişi hatırlandığında, sonucun ne olacağı kendiliğinden ortaya çıkıyor. Ancak her şeye rağmen temennimiz; sayın Erdoğan’ın, Bahçeli’nin bu çağrısına kulak vererek, hukuk ve Adaletin semtine uğramasına müsaade edip bizleri yanıltmasıdır.
GÜNÜN SÖZÜ : ‘ BİZ HİÇ DANTELLİ KEFEN GİYENLERE BENZEMEDİK’
Devlet Bahçeli ( 18 Ekim 2015-İstanbul)

Yalçın Güzelhan

Etiketler :
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER