Asikurtlar©

Kâbe’nin örtüsü

Kâbe’nin örtüsü
15 Haziran 2016 - 12:10 'de eklendi ve 4170 kez görüntülendi.

 

 

 

İktidar yetersizliklerini, bitmiş, tükenmiş halini ve bu millete ağır bedel ödeten sicilini örtebilmek için gerginliği daha da arttırıp, ülkeyi yeni felaketlere sürüklüyor. Yaptıkları açıklamalar sorunu daha da ağırlaştırmaktan, felaketi daha da yakınlaştırmaktan başka bir sonuç doğurmuyor. Nitekim, ülkede iyi olan, ümit veren hiçbir şey yoktur. Bu hazin tablo partilerin grup toplantılarına da yansıyor. Genel Başkan Sayın Devlet Bahçeli’nin MHP grubundaki konuşması ülkenin içinde bulunduğu duruma bir ayna tutmak olmuştur.

EKONOMİNİN HALİ

İktidar sahiplerinin milleti afyonlamakta kullandıkları en önemli argüman ekonomidir. Ekonominin ne durumda olduğunu sayın Bahçeli’nin şu sözleri net şekilde ortaya koyuyor: “Türkiye ekonomisi AKP’yle beraber geriye sarmaya başlamış, risk ve belirsizlik sarmalına girmiştir. Ve bu çok açıktır. Kim ne derse desin; büyüme ekonomide değil, ahlaksızlıktadır. Büyüyen yalan ve yolsuzluktur. Büyüyen ekonomiden ziyade, sayıları 95 bini bulan milyonerlerdir. İşsizlik büyümüş, hayat pahalılığı büyümüş, faiz büyümüş, rant ve ihanet lobisi güçlenmiştir. Ve bunlar Adalet ve

Kalkınma Partisi’nin karanlık icraatlarının eseridir. Küresel kapitalizme hizmetkâr olanların, yanını yöresini, eşini dostunu, akraba ve yandaşlarını abat etmesi, emek vermeden dolar milyarderi olması unutulacak ve affedilecek bir rezillik değildir. Şehit gelince yükselen, Obama konuşunca sallanan veya FED açıklama yapınca düşen bir borsa mantığına; Küresel sermayeyi kontrol eden, hem gözü aç hem de zalim bir azınlık tarafından siyasi ve ekonomik operasyonlar için silah gibi kullanılan döviz kuruyla; Ülkeler arası etnik, dini, mezhebi, jeopolitik fay hatlarıyla oynayarak faiz oranlarını bir indirip bir çıkaran küresel çete ve lobilerle mücadeleyi kazanmadan bu ülkenin belini doğrultması mümkün değildir.”

AKP İLE PKK GÖRÜŞÜRSE

Terör ve ihanet, AKP’nin bu millete en ağır bedelidir. Şehitler geliyor, yürekler yanıyor. İki hanım polisimizi çok yakın zamanda toprağa verdik. Bu hazin tablo sayın Bahçeli’nin de gündemindeydi: “Kadın etek giyer, eğer erkek giyerse ya korkudan ya da sapıklıktandır. Şehit kadın polislerimiz eteğe saklanmak yerine fitneye meydan okudular; Kandil’de etek diktirip şehirlerde giyen şerefsizlere gerçek anlamda ders verdiler, fistanlarını başlarına geçirdiler. Kuşkumuz odur ki, AKP, PKK ile masaya oturmak için fırsat aramakta, gerekçe oluşturmaktadır. Başbakan’ın PKK’yı kast ederek, ‘görüşme teklif ettiler, kabul etmedik’ sözleri bizi haddinden fazla işkillendirmiştir. Bu kuşkumuz doğru çıkar, AKP ile PKK’yı kuytu köşelerde görüşürken yakalarsak; bu vatanı bu iktidara dar ederiz, dünyayı da başlarına yıkarız.”

ŞEHİT CENAZELERİ

AKP döneminin bir ağır sonucu da toplumsal bölünmenin artması ve şehit cenazelerinde dahi protestolar yapılmasıdır. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nu yapılan protestoları doğru okumak gerekiyor. MHP liderinin bu konudaki tespit ve telkinleri de şu şekilde olmuştur: “Camide saf tutan cemaati bölmek, birbirine düşürüp hasım etmek bu millete yapılacak en büyük kötülüklerden birisidir. AKP, bu taşkınlıklara prim vermiştir. AKP’li milletvekillerini ve Merkez Karar Yönetim Kurulu’nu toplayıp işlediği Anayasa suçlarına yenilerini ekleyen

Cumhurbaşkanı, cami avlularındaki arbedeleri daha da tetiklemiştir. Aralarında AKP’li ve CHP’li üyelerin de yer aldığı, İnsan Hakları Komisyonuna bağlı Cezaevleri Alt Komisyonunun bazı denetim faaliyetleri kasten çarpıtılmış ve kutuplaşma malzemesi olarak gösterilmiştir. Türkiye’de cami avlusunda kavga edilirse, namaz kılmayanlara hayvan suçlaması getirilirse, sorarım sizlere, birlikte ve kardeşçe nasıl yaşayacağız? Cami avlusunda ana muhalefet liderinin önüne mermi kovanı atmak bize göre organize ve planlı siyasi bir hamledir. Bu edepsizliğin hesabı sorulmalı, işbirlikçileri deşifre edilmelidir. Kahramanlarımızın aziz naaşlarının önünde kavga çıkarmak, fitneye çanak tutmak PKK’ya hizmetkârlık, şehide ve yakınlarına hakaret, milli ve manevi geleneklerimize küfürdür. Buna da hiç kimsenin hakkı yoktur.

RAHATSIZ EDİCİ

Malum, sayın Cumhurbaşkanımız Muhammet Ali’nin cenaze törenine katılmak üzere ABD’ye gitti ve oradan içimizi burkan görüntülerle döndü. Sayın Bahçeli bu hazin tabloya sessiz kalmadı: “Sayın Erdoğan’ın ABD ziyareti Türk devletinin itibarının adeta ayaklar altına alındığı bir ortama dönüşmüştür. Kana susamış canilerin İstanbul Vezneciler ve Mardin Midyat’ta düzenlediği saldırılar yüreklerimizi kavururken, Erdoğan’ın ABD’ye gidişi bizim nezdimizde son derece düşündürücü ve rahatsız edicidir. Kendi evlatlarımıza helallik vermek dururken, başka cenazelerde sırf şöhret olsun diyerek boy göstermenin makul hiçbir yönü da olmayacaktır. Bir gün olsun kutsal mabedimiz olan Kâbe’nin örtüsünü bir tek şehidimizin tabutuna koymamışken, siz hangi akla hizmet bu davranışı başka bir cenaze için uygun buldunuz? Ne yaptığınızın, ülkemizin prestijini hangi seviyelere düşürdüğünüzün farkında mısınız?

BİR UYARI

Sayın Bahçeli bu tespitleri yaptıktan sonra bir de uyarıda bulundu: “Sayın Cumhurbaşkanı ve AKP’nin değerli bakan ve yöneticilerini uyarıyorum, dost nasihati veriyorum: Ne olur ne olmaz, gelin şu sıralar ABD’ye pek gitmeyin, oralarda pek görünmeyin. Hele bir sular durulsun, hele bir ortalık yatışsın. Yeni Başkan seçilinceye kadar başınızı gömdüğünüz kumdan çıkarmayınız. Sık sık ABD’ye giderseniz, karşınıza neyin çıkacağı, kimin ne yapacağı belli olmaz, Alimallah İranlı kaçakçı alayınızı ele verirse okyanus ötesinde yandaş hakim ve savcıda bulamazsınız, büyük bir skandalın faili olmaktan kurtulamazsınız. Şansınızı fazla zorlamayın. Tehlikeli sularda kulaç atmayın. İnat etmeyin, 17-25 Aralık dumanının ta Okyanus ötesinden tüttüğünü cümle alem görüyor, rüşvet ve yolsuzluğun yüksek hava basıncı kıtalar dolaşıyor, benden söylemesi.

HAHAM BOZUNTUSUNA CEVAP

Aynı cenazede Türkiye’ye kin kusan Haham bozuntusu, şu sözleri iyi dinlesin: “Küstahlaşan bir Haham ve zihniyetine diyorum ki: Türkiye’de ölen Türk vatandaşlarıdır, öldüren ise Siyonizmin tasmalı bekçisi PKK’dır. Malum Haham ahmak değilse, gitsin hemen ulaşabileceği katiller kataloğuna dikkatle baksın, orada Gazze’yi, Ramallah’ı, Kudüs’ü, Ortadoğu’yu kan gölüne çeviren, vaat edilmiş topraklara konmak için Kandil’e silah yağdıran emmioğlularını görecek ve hepsini şıp diye eşkâllerinden tanıyacaktır.”
Orhan Karataş

Etiketler :
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER