Asikurtlar©

Japonya’da Olsa Kabine Salhane Olurdu

Japonya’da Olsa Kabine Salhane Olurdu
11 Eylül 2015 - 7:56 'de eklendi ve 3921 kez görüntülendi.

Lan gardaş bu nasıl bir iş, nasıl bir dünya? Yapılanlarla, test edilmeye çalışılan Türk Milletinin sabrıysa çok yanlış bir yol izlenmektedir. Çünkü Türk Milletlinin sabır taşı çatlarsa hiç de iyi olmaz. Şimdi tüm kahpe döllerine sesleniyorum; katliamlarınızla bitmeyiz biz. Günü geldiğinde devran döndüğünde elbet en netinden, hesaba çekileceksiniz.

 

Ayrıca çözüm çözüm diye tutturan, sürecin kahramanları siz de çözümdeki çözümsüzlüğün hesabını vereceksiniz. Bugünkü kaosu bize yaşatan kim varsa, ekonomi deyip kendine yönlendiren kim varsa, ülkeyi bölmeyi amaçlayan kim varsa yargıdan kaçamayacak.

 

Ülkeye bakın, 2 ayda 120’ye yakın Asker ve emniyet mensubu şehit ediliyor. Şayet bu felaket Japonya’da yaşansaydı, hükümetin toplandığı yer salhaneye dönerdi. Çünkü hepsi harakiri yapardı. Biz hükümettekiler harakiri yapsınlar demiyoruz.
Fakat istifa etmelerini bekliyoruz.
Bazen kaza geliyorum demez. Ancak o ismi üzerinde kazadır. Bir de göz göre göre felaketin içine girenler, ülkeyi kaosa taşıyanlar vardır. Bunların varlıkları ülke için en büyük mesele, en büyük tehlikedir.
***
AKP iktidarını eleştiren gazetecileri ölümle tehdit eden, kendilerini haşa Allah’ın yerine koyarak hayat bahşeden saray düdüklerinden biri bakın nasıl da açık açık, utanmadan, sıkılmadan süreçte olanları nasıl anlatıyor:
“Cumhurbaşkanımız 2 gün önce bu ekranlarda iki yıl boyunca çözüm süreci başladığından beri bu şehir yapılanması ve diğer PKK’nın silah mühimmatı yaptığını asfaltların altına mayınlı tuzak kurduğunu söyledi. Ama o zaman iyi niyetten dostluk barış kardeşlik oluyor diye bunlar bir miktar görülmedi oysa yani bunlar devletin bilgisi dahilindeydi.”
İyi niyetmiş… Ya arkadaş adam Türkiye Cumhuriyeti Devletini öldürmek için her şeyi yapacak, her türlü hazırlıkta bulunacak sen bütün bu yapılanlara göz yumacaksın. Bunun nasıl bir sebebi olabilir?
Sizin de bu Devletin rejimiyle, TC ibaresiyle, bayrağıyla, Türk adıyla, Türkçesiyle, Cumhuriyetin kazanımlarıyla, kurucusu Atatürk’le, tarihiyle, şehitlik, gazilik kavramlarıyla, birlik ve beraberliği oluşturan Milli Devlet Üniter Yapısıyla sorununuz varsa yapılanlara göz yumarsınız. Bunlara açıktan saldıramayacağınız için, saldıracak olan bölücü terör çetesinin yaptıklarına göz yumarsınız.

 

***
Bir ülke ki, başta bulunan iktidarın bölücü terör çetesiyle, kendisinin başlattığı ve adını çözüm koyduğu süreci anlatırken başbakan “PKK 2 yıl boyunca yığınak yaptı” diyor, bu süreci başlatan şimdi Türkiye’nin muhtarı olduğunu söyleyen zat da, “PKK çözüm sürecinde silah depoladı” diye açık açık beyan ediyor.
İfadelere bakın, ‘yapmış, depolamış’ diye değil, kesin bir ifade şekli ‘yaptı, depoladı’ yani onlar bunları yaparken siz bunları bile bile ses çıkarmadınız. Eğer ses çıkarsaydınız, şayet göz yummasaydınız, adamlar 400 kilo bombayı, 1 ton bombayı nasıl olur da ülkeye sokup patlatacaklardı, nasıl ve ne şekilde?

Bunların taşınması var, yerleştirilmesi var… Bütün bunlar olurken Devlet neredeydi? İstihbarat birimleri, en önemlisi, savaş çıksın diye Suriye’ye girip, Türkiye’ye beş altı bomba fırlatmayı düşünen MİT neredeydi?
Türk Milleti bütün bunları sorgulamak zorundadır. 1 Kasım bu yüzden tarihi bir dönemeç olarak kabul edilmelidir. Bu dönemeçte herkes tarafını iyi belirlemeli, Milliyetçi Hareket Partisinin Lideri Devlet Bahçeli’nin söylediği şekilde ya huzuru seçmeli ya da ölümden yana tavrını koymaya devam etmelidir.

 

Ülkemize huzurun ne şekilde geleceği bellidir. Mevcut durum sürdürülürse ölümde karar kılınmış demektir. Ancak terörün ve başımıza bela olan PKK terörünün bitirilmesi, ekonomik yönden rahatlamak, ülkenin huzura kavuşması için 1 Kasım’da Milliyetçi Hareketi iktidar yaparsak, huzuru da, güvenli bir ortamı da, kalkınmayı da tesis etmiş olacağız.

***
Ey iktidar sahipleri, sırf Milliyetçi Ülkücü Hareketin Lideri Devlet Bahçeli sizi uyarıp önerdi diye sıkıyönetim ilan etmiyorsunuz. Lakin bunu yapmamakla çok kötü ediyorsunuz. Ülkeyi batırmak isteyenlere karşı sessiz kalıyor, bir kabullenmeyi yaşıyorsunuz… İşte o yüzden kara bulutlar, felaketler başımızdan eksik olmuyor. Yenin kibrinizi, bırakın kendinizi büyük görmeyi ve Lider Bahçeli’yi iyi dinleyin.

Sayın ‘Serok Ahmet’ hükümeti kurma görevini aldığınız halde 40 gün CHP’yle evcilik oynadınız. Yeni CHP’yi oyalayarak kandırmışsınız. Sizden istirham ediyorum, Lider Bahçeli’nin önünüze sunduğu şartlar nelerdi, Türk milletine sunun ve neden kabul etmediğinizi açıklayın. Açıklayın ki ak koyun, kara koyun kim oynuyor oyun çıksın meydana.
Sağlıcakla kalın!

Fikri Atılbaz

Etiketler :
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER