SON DAKİKA

DAVUTOĞLU HORTLADI

Gündem Yazıları

Harcatan Harcanır!

Gündem Yazıları

KOMEDİ DANS ÜÇLÜSÜ

Gündem Yazıları

İT’TEN KURT, PERİNÇEK’TEN MİLLİYETÇİ OLMAZ

Bu haber 10 Şubat 2017 - 20:38 'de eklendi ve 14 kez görüntülendi.

Doğu Perinçek hakkında ne yazsak yeteriz kalır… Fakat gerek Kürtler, gerekse Türkler Doğu Perinçek’i iyi tanır..

“Lafın fazlası akılsıza söylenir” derler ya!.. Doğu Perinçek hakkında kıyaslama yapmak için çok fazla derine inmeye de gerek yok…

*

Doğu Perinçek’in, 1980-1993 yılları arasında yayınladığı “2000’e Doğru” ve “Yüzyıl” dergilerinin kapakları PKK ve PKK’lılara övgüler dizen kapak haberleriyle doluydu…

Doğu Perinçek’in Genel Yayın Yönetmeni olduğu “2000’ne Doğru” ve “Yüzyıl” Dergisinde PKK’lı teröristler için “gerilla”, bölücü kütler gibi “Kürdistan”, yine PKK’lı terörist için “şehitler” ifadedesini kullanırken, Türk askerine kan kusuyordu…

Doğu Perinçek için bölücü Kürt savunuculuğu, sempatiden de öteye gitmişti…

Başında olduğu Sosyalist Parti’nin Kürt sorununa yönelik çözüm önerisinde Eylül 1991 tarihinde açıkça Kürtlerin kendi kaderini tayin hakkından, Kürtçe’nin ikinci resmi dil olmasından, Kürtlerin kendi bayrağı ve marşı olmasından, Kürt ve Türklerin iki ayrı federal devletten oluşması gerektiğinden söz ediyordu…

“2000’e Doğru” dergisinin 15 Eylül 1991 tarihli ve 29. sayısının kapak haberi, ” Kürt Sorununa Çözüm, Demokratik Federal Emekçi Cumhuriyeti” başlığıyla çıkmıştı…

Doğu Perinçek tarafından yazılan “Sosyalist Parti’nin Kürt Sorununun Çözümü” bağlığı altında 15 maddeden oluşan “çözüm önerilerinde” Kürt halkının demokratik haklarının tanınması bir kenera bırakın, Doğu Perinçek; “Kürtlerin Türkiye’den ayrılması için referandum yapılması, açıkça bağımsız bir Kürdistan’ın kurulmasından” savunuyordu…

Doğu Perinçek’in, 1991 yılında “Kürt sorununa çözüm” için ve oluşturulacak “iki ayrı federel devletin yönetimi” konusunda ortaya koyduğu maddeler şunlardı:

“1– Kürt milleti, kendi kaderini tayin hakkına kayıtsız şartsız sahiptir. Eğer isterse ayrı bir devlet kurabilir.

Emekçilerin çıkarı, tam hak eşitliği ve özgürlük temelinde, gönüllü birliği gerçekleştirmededir. Ayrılma hakkı gönüllü birliğin her zaman vaz geçilmez koşuludur.

2- Birlikte veya ayrı yaşamak milletlerin özgür iradelerine bağlıdır. Bu özgür iradenin ortaya konabilmesi için, Kürt illerinde referandum yapılmalıdır. Referandumda ayrılmayı savunanlar da özgürce propaganda yapabilmelidir.

3- Bugünkü tarihsel koşullarda, iki milletin emekçilerinin yararına olan çözüm, iki federe devletin eşit olarak katıldığı, demokratik federal bir cumhuriyettir.

4- Federal Halk Meclisi iki meclisten oluşur; Temsilciler Meclisi ve Milletler Meclisi. Yasalar her iki mecliste çoğunluk kararıyla kabul edilir. Meclislerden birinin reddettiği yasa yürürlüğe girmez.

5- Her federe devlette azınlıkların çoğunlukta olduğu ilçe ve illerde halk isterse bölgesel özerklik uygulanır.

6- Federal Anayasa, iki milletin ortak anayasasıdır. Her iki milletin ayrı ayrı çoğunluğu tarafından referandumla kabul edilerek yürürlüğe girer.

7- Federal Cumhuriyet’in bayrağı ve marşı, Türklerin ve Kürtlerin ortak bayrakları ve marşlarıdır. Ayrıca her federe devletin kendi bayrağı ve marşı vardır. Federasyonun ismi tek bir millete dayandırılmazı.

8- Yurt savunması, savaş ve barış sorunları, uluslararası ilişkilerde temsil, anlaşmaları yapmak, federal organların yetkisindedir.

9- Her federe devlet, yabancı devletlerle ticari ve kültürel alanlarda doğrudan ilişkiler kurabilir, konsolosluklar açabilir.

10- Her yönetim kadamesinde iktidar, bütünüyle halk meclislerinde ve bu meclislere karşı sorumludur. Bu yönetim sistemi dışında, merkezi idarenin atadığı valilikler, kaymakamlıklar, emniyet ve jandarma örgütü kaldırılır. Yerel güvenlik örgütleri, yerel meclislere sorumlu olan yerel yönetimlerin emrindedir.

11- Ulusal ve toplumsal gelişme yanında kardeşliğin de önünde engel oluşturan toprak ağalığı, aşiret reisliği ve her türlü ortaçağ ilişkisi ortadan kaldırılır.

12- Her milletin, milli ve dini azınlıkların, dillerini ve kültürlerini geliştirme, siyasal çalışma ve örgütlenme hakları ve özgürlükleri güvence altındadır.

13- Resmi dil Türkçe ve Kürtçedir. Her federe cumhuriyette kendi dili esastır. Federal organların kararları iki dilde yazılır. İlkokuldan üniversiteye kadar ve bütün kültür kurumlarında, her iki dilden eğitim, araştırma, basın, yayın, radyo, televizyor vb. iletişim olanakları gerçekleştirilir.

14- Kürt milletinin demokratik kültürü, bugüne kadar uygulanan baskılara son verilmesi sayesinde özgürce serpilme olanaklarına kavuşur.

15- Bütün iktidar organları, toplum hayatında ve millletler arasında sorunları zor kullanarak çözen ve şiddeti kutsayan eski kültürün bütün temelleriyle tasfiyesi ve halk içinde barışçı, insana saygılı ve şiddeti hor gören enternasyonalist bir emekçi kültürünün yayılması için çalışır.” derken, 1991 Genel Seçimler öncesinde partisinin sloganlarını da, “Kürt halkına karşı özel savaşa son”, “Botan’ın insansızlaştırılmasına hayır, ayağa kalk”, “Sansürlere, sürgünlere, özel time, koruculuğa hayır” “Kürt milletinin kendi kaderini tayin hakkı tanınsın”, “İşçi-Botan elele, demokratik devrime…” olarak belirlemişti…

*

Yeni adı ile “Vatan Partisi”, eski adı ile İşçi Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek’in, 4 Kasım 2007’de PKK tarafından serbest bırakılan 8 asker için, “Keşke serbest bırakılmasalardı. Ailelerine tabutları gelseydi daha çok sevinirdim” açıklamasını yapıyordu…

Dün bölücü Kürtlere için “ayrı bir devlet kurma hakkı” olduğunu savunan Doğu Perinçek’in, bu gün “vatan, millet” naraları atması…

Dün, “Türk-Kürt kardeşliği”nden bahseden Doğu Perinçek’in, PKK tarafından teslim edilen 8 asker için, “Keşke serbest bırakılmasalardı. Ailelerine tabutları gelseydi daha çok sevinirdim” demesi, Türk düşmanlığında geldiği boyutu gösterirken, bu gün “Ergenekon, Balyoz” davaları üzerinden “TSK mensuplarına; askerlere biz sahip çıkıyoruz/çıktık” havası yaratması…

Dün, bölücü Kürtlerin emellerine ulaşması için yol hatırası çizen Doğu Perinçek’in, bu gün “ulusalcılık” adı altında, “vatan, millet”(!) demesi, “MHP’den daha milliyetçi olduğunu”(!) söylemesi, “Atatürk milliyetçiliği”nde(!) kimseyi tanımaması en basit ifadeyle yalandır!..

Çünkü Doğu Perinçek her dönem kendisine verilen rolü çok güzel oynamıştır!..

Anlayacağız üzere, Doğu Perinçek’in günümüz rolü, “Türk Milliyetçiği ve Atatürkçülük’tür…

Yerseniz…

 

Cengiz KORKMAZ

Cengiz Korkmazcengiz@asikurtlar.com

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.