SON DAKİKA

TÜRK MİLLETİ

Gündem Yazıları

METAL YORGUNLUĞU?

Gündem Yazıları

İsterseniz Bir Daha Düşünün!..

Bu haber 17 Eylül 2013 - 20:56 'de eklendi ve 15 kez görüntülendi.

Şükrü Alnıaçık

 

Tarih 16 Mart 1921, Yer Moskova: Son Osmanlı Mebuslar Meclisinin ve TBMM’nin “Misak-ı Milli”yi, yani “Ulusal sınırlar”ı kabul etmesinin üzerinden bir yıl geçmiş. Sovyetler Birliği’yle, Türklerin “Turan Harekatı’ndan vazgeçtiğini” ikrar ve tasdik eden Moskova Antlaşmasını imzalıyoruz. Madde-8:

 

“İmzalayan taraflar, toprakları üzerinde karşı ülkenin ya da ona bağlı topraklardan birinin Hükûmeti rolünü üstlenme iddiasında bulunan, imzalayan ülkeye karşı savaş amacında olan örgüt ya da grupların yerleşmesini hiç bir zaman kabul etmemeyi kabul ederler. Türkiye ve Rusya, “Kafkasya Sovyet Cumhuriyetleri” için de karşılıklı olmak koşulu ile özdeş yükümlülük üstlenirler.”

Burada “Kafkasya” ile kastedilen ülke, 15 Eylül 1918’de başkentine Osmanlı Sancağı çekilen Azerbaycan’dır. Ruslar, son iki yıl içinde 1917 Bolşevik Devriminin getirdiği kaostan çıkmış, Türkler, Mondros sonrasında bir Ulusal Kurtuluş Savaşı başlatmış ve yeni şartlara göre Sovyetler Birliği’nin desteğine ihtiyaç duyulmuştur.

O yıllarda diplomatik bir zafer sayılan “Moskova Antlaşması”nın 8. Maddesi, “bizim Turan’dan, Sovyetlerin de Türkiye’ye Sosyalizm ihracından vazgeçtiğinin” diplomasi diliyle izahıydı.

Ne var ki; 1921’de SSCB ile imzalanan bu antlaşma, 1991’de bu devletin yıkılıp, 1992’de Bağımsız Türk Devletlerinin ortaya çıkmasıyla geçersiz kalmıştır. Yani “Turan’ın kapısı” bize Cumhuriyetin ilk 70 yılında olduğu gibi “hukuken kapalı” değildir; hatta “ardına kadar açık”tır.

Tarih: 28 Şubat 2013, Yer: İmralı, Konuşan: Dünyaca ünlü terörist Öcalan…

“Hedefimiz ne? Kürt Türk ilişkilerini özgür bir temelde anayasal bir ifadeye kavuşturmak istiyorum. Peki biz ileride ne yapacağız. Kürtler kendilerini özgürce ifade edecek ve yönetecektir. Şu anda yasa dayatırsak büyük alerji yaratır. İleride olabilir. Mesela “AB yerel yönetim özerklik şartı” ki buna şerhi kaldırırlarsa bu mesele önemli ölçüde çözülür.”

Apo’nun kendisine , “bu şartın bağlayıcı olmadığını” hatırlatan Sırrı Süreyya Önder’le polemiğe girmesinden, tarafı olduğu “Barış Süreci”ndeki en önemli dayanağının “Avrupa Yerel Yönetim Özerklik Şartı” olduğu anlaşılıyor.

Apo’nun bu “Şart”a Türkiye’nin 1989’da koyduğu şerhi kaldırmaya çalışacağını, anayasayı ve mevzuatı “Şart”a uygun hale getirmek için direneceğini görmek için kahin olmak gerekmiyor.

Tarih: 14 Eylül 2013 (Bugün) Yer: Ankara, Gazeteler:

“Çözüm komisyonunun bugün Erdoğan başkanlığında yapılacak toplantısında, ‘anadilde eğitim ve YEREL YÖNETİMLER ŞARTINA KONULAN ŞERHİN KALDIRILMASI’ hükümlerinin ele alınacağı ifade edildi.”

Yani demokratikleşme paketindeki “Apocu beklentiler,” inatla ve ısrarla korunmaktadır. Kandil’in çekilmeyi erteleyerek, “15 Eylül’den sonra yakar yıkarız” tehdidi savurması da bu Apocu beklentilerden kaynaklanmıştır. 1923’te kurulan “ulusal devlet”in sınırlarını hallaç pamuğu gibi atabilecek bu “Şart”ın can alıcı noktası bize göre 10. Maddedir:

Avrupa Özeklik Şartı, Madde-10:

“Yerel makamların birlik kurma ve birliklere katılma hakkı:

1- Yerel makamlar yetkilerini kullanırken, ortak ilgi alanlarındaki görevlerini yerine getirebilmek amacıyla, başka yerel makamlarla işbirliği yapabilecekler ve kanunlar çerçevesinde birlikler kurabileceklerdir.

3- Yerel makamlar, kanunla muhtemelen öngörülen şartlar dahilinde, başka Devletlerin yerel makamlarıyla işbirliği yapabilirler.”

Dikkat!.. Bu maddelerdeki şerhin kaldırılması “Diyarbakır, Erbil, Rasulayn birleşebilir” anlamına geldiği gibi, “İstanbul, Ankara, İzmir, Erzurum, Trabzon, Bakü, Aşkabat, Bişkek, Astana ve Taşkent birleşebilir!” anlamına da gelir. Ey gizli Kürtçüler!.. Bence bir kez daha düşünün!

Bizim öyle belediyeler üzerinden Turan kurmak gibi bir ülkümüz yok tabii ki… Ancak Turan’dan asla vazgeçmeyiz. Bizim Misak-ı Milli’ye olan sadakatimiz, bir “tenzil-i muvakkate” yani geçici bir hedef küçültmedir. Bölünmektense büyümeyi akıl edebilenlerle birlikte Turan’a doğru yürümekten bir an bile geri durmayacağız.

Ancak AKP hükümeti bir aptallık yapar da Kuzey Irak’taki 3-5 Milyar dolarlık rant için Diyarbakır-Erbil hattında bu kafayla çalışmaya devam ederse bize devletler hukuku açısından 250 Milyonluk “Turan Yolu”nun çoktan açılmış olduğunu göstermekten de asla çekinmeyiz.

“Önümüzdeki yerel seçimler çok önemli” derken, işte bütün bunları da düşünmeliyiz.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.