SON DAKİKA

İşte bölünmenin ayak sesleri

Bu haber 13 Şubat 2014 - 10:55 'de eklendi ve 4 kez görüntülendi.

PKK’nın siyasi uzantısı BDP’liler, siyasi ortamı iyi değerlendirip, özerklik yolunda bir adım atacaklarını söylüyor. AKP, yolsuzluk batağından kurtulmaya çalışırken, iktidar-Cemaat kavgasının tavan yaptığı bir ortamda BDP Eş Başkanı Selahattin Demirtaş’ın “Seçin sonunda özerkliğimizi ilan edeceğiz” açıklaması bizim için sürpriz olmadı. Çünkü AKP-PKK ortaklığı içindeki “barış süreci” içinde bunun adımlarının atılacağı biliniyordu.

Biz, bu konuyu günler önce “Hedefleri Özerk Kürdistan” başlığı altında yazıp ve konuyu sizlerle paylaşmıştık. Bu nedenle bu yazımızı yeniden sizlere sunuyoruz:

“Çözüm Süreci” ile başlayan çalışmalar, sonunda Kürtler’in Özerk Kürdistan kurması ile noktalanacak. Bunu sadece biz değil, süreci devam ettirenler de biliyor ve söylüyor. Özerk Kürdistan öncesi özerkliğin temel oluşturmasına geçilecek. Zaten, konu ile ilgili hazırlanan raporlarda da buna değiniliyor. Özerk Kürdistan’ın temellerini Suriye’de Rojava’da atılmış olması, sıranın diğer bölgelere geleceğinin de bir ayak sesleridir.

Kürt’lerin Rojava’da özerklik ilan etmeleri, bölgedeki tüm Kürt gruplar için çok önemli bulunuyor. Güneydoğu’daki bölgeyi de özerk ilan etmeye çalışan Kürt gruplar zaten bunu saklamıyorlar ve her fırsatta “Bizim de en büyük hedefimiz demokratik özerkliği ilan etmektir” diyorlar.

Suriye’de Kürtlere yönelik yayın yapan Rohani Televizyonu’nda geçenlerde bir program yayınlandı. Programa Suriye Demokratik Birlik Partisi (PYD) Başkanı Salih Müslim’in yanı sıra, Türkiye’den Mardin Bağımsız Milletvekili ve Mardin Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Ahmet Türk de telefonla bağlandı. Bakınız, önce Ahmet Türk’ün katıldığı programda söylediklerinin özetini okuyalım:

“Kuzey Kürdistan’da demokratik özerkliği oluşturma, inşa etme çabamız ve çalışmalarımız vardır. Kürtler örgütlülükleriyle, kurumlarıyla, çalışmalarıyla ben inanıyorum ki, kendi siyasetlerini de kendileri yapacaktır. Demokratik özerklik için altyapıyı öncelikle oluşturmak lazım. Ancak, Rojava (batı) ile Bakur’un (kuzey) şartları aynı değil. Rojava’daki oluşum Kürt hareketinden sonra ortaya çıktı. Kürtler orda kendini savunmaya mecbur kaldı. Kuzey Kürdistan’da yıllarca süren mücadele, çalışma, güçlü dinamikler, aktörler ve siyasetçiler vardır. Rojava’da verilen karar yerindedir. Biz de tabii ki çalışmalarımızı demokratik özerkliğe götürmek istiyoruz. Rojava’daki oluşumun etkisi Kuzey Kürdistan üzerinde de fazladır. Kürtler bütün parçalarda özgürlüğüne kavuşacaktır.”

İşin artık gizlisi saklısı kalmadı. Herkes kafasındakileri açık biçimde söylüyor. Bunlara bu cesareti bugünkü AKP Hükümeti verdi. Başbakan adeta PKK ile bir ortaklığa imza atarak, meydanı Kürt gruplara bıraktı. Türk ve Türk olmayı adeta suç sayar hale geldiler. Buralarda Türk bayrağı, Atatürk posterleri kullanılmıyor. İstikrar Marş’ımız okunmuyor. Güneydoğu’daki Kürt bölgeleri neredeyse şimdiden özerk hale gelmiş durumda. Hemen herkes Güneydoğu’da nelerin olup bittiğini çok yakından takip ettiği için burada uzun uzun bunlardan söz etmek istemiyoruz.

Ahmet Türk ile Aralık ayı içinde bir toplantıda ayaküstü sohbet etmiş ve durum değerlendirmesi yapmıştık. Konu ile ilgili olarak bize söylediklerinin de altını kalınca çizelim:

“ Türkiye’nin Güneydoğusu bizim için Kuzey Kürdistan’dır. Demokratik özerklik için bizim de çalışmalarımız vardır. Bu çalışmalarımızdan bugünkü AKP Hükümeti’nin de hali ile Başbakan’ın da bilgisi vardır. Ortadoğu’da 50 milyon Kürt vardır. Bunlar statüsüz yaşıyorlar. Artık Kürtler için yeni bir dönem başlamıştır. Barış Süreci, bizim için bu açıdan önem taşıyor. Süreçte bazı sıkıntılar yaşanıyor, bazı konular ağır işliyor ama biz sürecin sonundan memnun kalacağımızı görüyoruz. Öyle sanıyoruz ki, haklarımızın verilmesi konusunda Hükümet alıştıra alıştıra adımları atmaktadır. Sonunda özerkliği ilan edeceğiz. Bunun için de şartların oluşmasını bekliyoruz. Barış Süreci hızlı işlerse bu şartlar da hızla oluşur. Bu nedenle biz de şartların oluşmasını bekliyoruz.“

Güneydoğu’da seçim çalışmalarını izleyen gazeteci arkadaşlarımızın bize ulaştırdıkları notlara da bir göz atalım:

PKK ve terör örgütünün siyasi uzantısı BDP’liler bölgede ev ev dolaşıyorlar. Hedefleri blok oylarla bölgede güç kazanmak. Diğer siyasi partilerin izini silmeye yönelik çalışmalar yapıyorlar. Belediyeleri almanın yollarını araştırıyorlar.

Bölge halkına “Yakında özerkliğimize kavuşacağız ve kendi kendimizi yönetmeye başlayacağız” diyorlar. Kendi kendilerini yönetebilmenin yolunun da yerel seçimlerden geçtiği, bunun için kendi adayları dışındakilere oy verilmemesi gerektiği tembih ediliyor. Oyların başka partilere kaymaması için de komiteler oluşturulmuş.

Öcalan ve kendi bayraklarını bölgede dalgalandırıyorlar. Birçok yerde güvenliği de kendi kurdukları gruplarla sağlıyorlar. Sınırdan yapılan kaçakçılık konusunda da geniş bir alanı kullanıyorlar. Uyuşturucu trafiğinde de eskisi kadar sıkıntı yaşamıyorlar. Birçok bölgede karakolların kaldırılması, askerin çekilmesi de kendilerine rahat hareket alanları sağlamışlar. Bazı tüccar ve müteahhitlerden de “yardım” adı altında paralar toplanıyor.

Necdet Sivaslinecdetbuluz@gmail.com

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.