SON DAKİKA
istanbul bayan escort escort mersin

İsrail aşkına dönen pervaneler

Bu haber 20 Mayıs 2013 - 22:10 'de eklendi ve 37 kez görüntülendi.

Esad’ın iktidardan indirilmesini şahsileştiren ve adeta kan davası haline dönüştüren Başbakan Erdoğan’ın bu inadı herkesin hayretini ve dikkatini çekmiştir. İşte bu konuda dünya basınında çıkan değerlendirmeleri yorumsuz olarak aktarmak itiyorum. Başbakan’ın ünlü “van minut” tiyatrosunda haşladığı Amerikalı gazeteci David Ignatius, Washington Post’taki köşesinde şunları yazmış.

“Arap Baharı’nı yönlendirmek için geri planda kalmayı tercih eden Amerikan yönetimi, bu işe en uygun kişi olarak Tayyip Erdoğan’ı seçmişti. Çünkü İslam dünyasında saygın bir konumdaydı. Amerikan yönetimi, Başkan Obama’nın ilk yurtdışı gezisini Ankara’ya yapması bu sebeptendi. Obama, Erdoğan ile Mısır, Libya, Suriye ve İran konusunda sıkı bir işbirliği içindeydi. Sadece bu sene on üç defa görüştüler.”

Peki, kırk yıllık Esat, bir gecede nasıl Eset oldu? Washington Post’un yazarı, Beyaz Saray kaynaklarına dayanarak, bu sorunun cevabını da veriyor. “Bir zamanlar Esad’ın en yakın dostu olan Erdoğan, şimdi en sert düşmanı. Erdoğan olayı kişiselleştirdi. Çünkü Obama bastırıyor, Suriye meselesinde Türkiye devre yapıyor. Erdoğan, Esad’la geliştirdiği dostluğa güvenerek onu 72 saatte ikna edebileceğini söylüyordu. Ama Esad Erdoğan’ın beklediği adımları atmıyor. Türk Başbakanı Obama’ya mahcup oluyor ve çok öfkeleniyor. Bu öfke adeta bitmeyen bir kan davasına dönüşüyor.” Washington Post’taki yorumlar böyle. Kan davasının perde arkasını birde Arap medyası nasıl yorumluyor? Ona bakalım…

Filistin Halk Kurtuluş Cephesi Genel Komutanlık lideri Ahmed Cibril, Al Mayadeen Televizyonu Genel Yayın Yönetmeni Gassan Bin Ciddo’nun konuğu olarak soruları cevaplıyor. “Amerikalılar, Suriye’nin dik duruşundan sonra, Suriye’yi ya ele geçirip kontrol etmeye çalışacağız ya da tahrip edeceğiz dediler. Öncelikle Suriye’yi dizginlemeye çalıştılar. Bu Hamad var ya Hamad, Katar’ın Şeyhi… Suriye ile ilişkilerini geliştirmeye başladığında Şam’a sürekli geliş gidişlerini görmeye başladık. Ben Cumhurbaşkanı Beşşar’a bu konu hakkındaki düşüncelerimi açıkça söyledim. Bu adam sevgisinden dolayı gelmiyor, bu adam Amerika’nın mesaj taşıyıcısı dedim.

Hamad sana, Lübnan’daki Hizbullah’tan ve İran’dan uzaklaş ve dile bizden ne dilersen diyecek dedim. Katar Emirliğinin Şeyhi Hamad başarısız olunca aynı görevi üstlenen Erdoğan oldu. Erdoğan geldi ve Beşşar Esad ile görüştü. Ben de bu konuyu Dışişleri Bakanı Velid Muallim ile görüştüm. Ona, ‘Size gelenlerden Golan’ı isteyin. Önce Golan konusunda yardım etsinler sonra da taleplerinize bakarız’ deyin dedim.

Muallim de bana, şu an ki taktiğimiz tamamen budur, cevabını verdi. Erdoğan bu konu görüşülürken, elini göğsüne vurup, ‘Ben size Golan konusunda yardım edeceğim ama İran’dan uzaklaşmanız ve Filistin davasından ve Lübnan Hizbullah’ından desteğinizi kesmeniz şartıyla’ demişti.” Sunucunun “Bu talepleri Erdoğan mı dillendirdi?”^diye sorması üzerine Cibril, “Evet bu konuları açıkça konuşuyorlardı. Beşşar Esad ‘Önce Golan’ı istiyorum’ dedi. Erdoğan da ‘Peki müzakerelere hazır mısınız?’ diye sorunca Esad, ‘Biz müzakerelere hazırız ama aracılarla’ diye yanıtladı. Ardından dolaylı yollarla İstanbul ve Ankara’da görüşmeler oldu ve gerisini biliyorsunuz.

” Sunucunun ısrarla “Siz şimdi, bir Suriyeli yetkiliden, Esad mı başkası mı bilmiyorum ama Erdoğan’ın Suriyelilere Filistin davasından ve İran’dan uzaklaşmaları karşılığında Golan’ı önerdiğini mi söylüyorsunuz?” diye sorması üzerine Cibril şu yanıtı verdi: “Sadece bu da değil. Birleşik Arap Emirlikleri’nin Dışişleri Bakanını da gönderdiler. Bakan Suriyelilere harfiyen ‘Güvenliği sağlamak adına Bahreyn ve Umman’ın her birine, Körfez İşbirliği Fonundan 2 milyar dolar gönderdik. Sizin Suriye’de milyarlarca dolara ihtiyacınız var.

Biz 20 milyar dolar ödemeye hazırız’ dedi. Bunun karşılığında da ‘İran’dan, Hizbullah’dan ve Filistin direnişinden uzaklaşın’ diyordu. Cumhurbaşkanı Esad’ın cesur duruşu ve bütün önerileri reddedişi, Suriye’ye kurulan komplo operasyonlarının başlangıç noktasını oluşturdu. Tabi daha önceden Hariri’nin öldürülmesi ve diğer hazırlıklar vardı.” Ya, kıymetli okurlar! Görüyor musunuz olayı? İsrail aşkına dönen pervaneleri!..

Yusuf KARACA

 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.