SON DAKİKA

İsrafilin Sura üflemesini mi bekliyoruz?

Bu haber 30 Nisan 2013 - 22:04 'de eklendi ve 6 kez görüntülendi.

Çok kötü günlerden geçiyoruz. Terörün önünde diz çökmüş iktidar, milletin de diz çökmesi için ‘akil’lerini şehir şehir dolaştırıyor. Askerlerimizi şehit eden eli kanlı teröristler, sağ salim inlerine dönsün diye aylardır mütareke basını tarafından yapılan nümayişler dillendiriliyor.

“Teröristler sınır dışına nasıl çıkacak?” “Eli silahlı mı çıkacak, silahsız mı?” “Bu ay çıkacak…” “Yok, gelecek ay çıkacak… Az sonra çıkacak…” Şu kepazeliğe bakın… Karayılan Kandil’de toplantı yapıyor ve dünya basınının gözü önünde “biz Türkiye ile anlaştık” diyor. Devlet görüştü, hükümet görüştü derken nihayet “Çözülme Müzakeresi”nin ilk aşaması gerçekleşmiş oldu.

Karayılan her zaman ki gibi, devleti tehdit etmeyi de ihmal etmedi tabii… “Eğer Anayasa değişmez ise, kötü olur” dedi. Şimdi anlıyor muyuz Hükümetin Yeni Anayasa telaşının nedenini? “Mevcut Anayasa askerler tarafından yapıldı” diye vaveyla koparan tatlı su demokratları, ne hikmettir sus-pus… “Silah dayatarak Anayasa mı olurmuş?” diyenler, teröristin silah dayatmasından nedense, hiç rahatsız değiller. Silah zoru ile Anayasayı değiştirmek suç değil mi? Silahı doğrultan terörist olunca, suç olmaktan çıkıyor mu? Neticede Karayılan ak yılana dönüşmüş görünüyor.

Yılan bu, ne yapacağı belli değil mi? Devletin askeri, teröristlerin sağ salim çekilmesi için görev yerlerini terk ediyor. Güvenlik noktaları boşaltılıyor, Termal kameralar kapatılıyor, askerler karakollara toplatılıyor. Merak ediyorum çekilen terörist mi, yoksa asker mi? Bir devlet düşünün ki, topraklarının bir kısmını kendisinden koparmak için kırk bin insanının hayatını elinden alan terörist örgütün, eli kanlı canilerini salıveriyor.

Bir Hükümet düşünün ki iş başına geldiği ilk günden beri vatandaşına iş ve aş bulup, güvenliğini sağlayacağına, ülkesi üzerinde hesabı olanları dinliyor ve onların taşeronu olan terör örgütü üyelerinin güvenliğini sağlıyor. Devletin ve kurumlarının içinde bulunduğu vaziyet ortada… Devlet direksiyonunda oturan iktidarın durumu da malum… Peki, bu hallere nasıl geldik? Öcalan’lara, Kara veya Ak yılanlara teslim edilişimiz nasıl gerçekleşti? Bunları bu gün dahi düşünmeyeceksek, ne zaman düşüneceğiz?

Ne zaman uyanacağız? Uyanmamız için daha nelerin olması gerekir? Türk isminin ayrılık unsuru sayılması, Türklüğün ayaklar altına alınması, Türklüğe hakaretin suç olmaktan çıkarılması ve hatta hakaretin sevap sayılması anlayışı bizleri uyandırmıyorsa… Bizleri ne uyandıracak?

Açık açık, “özerk bölge” haritalarının yayınlanması, terörist başının hapisten çıkarılmasının konuşulması, dağdan talimatlar verilerek anayasa dayatılması bile, bizleri uyandırmıyorsa… İsrafil’in Sur’a üflemesini mi bekliyoruz? Bu ölüm uykusundan uyanmak için… Bu gün şehirlerimiz olan bu vatan toprağının eyaletlere ayrılması, buralara pasaportla gidilmesi söz konusu olduktan sonra uyansak ne olur.

 

Dün Osmanlı toprağı olan ve bu gün ecnebilerin isyan ve işgalleri altında inim inim inleyen İslam coğrafyası bizim değil miydi? Dün cetvelle harita çizerek bölen emperyalistler, bu gün yeniden buralara ait haritaları değiştiriyorsa en büyük dersi bizim çıkarmamız gerekmez mi?

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.