SON DAKİKA

İşleri bu noktaya getiren sensin!

Bu haber 08 Ocak 2014 - 14:54 'de eklendi ve 6 kez görüntülendi.

Hükümet-Cemaat kavgasını seyrettikçe, seni düşünüyorum.

Acaba akıllandın mı? Diye…

Bunların kavga nedeninde, sen yoksun.

Farkında mısın?

Sürtüşme nedenleri sen değilsin. Birisi dershanelerini düşünüyor, birisi seçimleri…

Seni düşünen yok.

Oysa sen bunların arkasında durmayı “Allah’ın emri” gibi algıladın. “Hizmet” yalanına inanarak onlara zekâtını verdin.

Fitreni verdin, yardım ettin, bağışlar yaptın. Kurban derisi bağışladın.

Deri bağışlamakla kalmadın, deri de topladın. Binmeye kıyamadığın arabanı kurban derileriyle doldurup, haftalarca post kokladın. Bunu yıllarca yaptın. Çocuğunu yurtlarına ve dershanelerine teslim ettin. Üç dediler ama sen beş ödedin.

Niye diye soranlara “hizmet” dedin.

Çocuğun sömestri tatilinde evine döndü. Baktın çocuğun teslim ettiğin gibi tertemiz değil, oldukça kötü kokuyor. ‘Burnum yanlış koku alıyordur’ diyerek burnunu suç attın.

Sonra çocuğun “üç hak din var” dedi. Şaşırıp “oğlum bu nerden çıktı?” dedin. Çocuk “Hocaefendi böyle diyor baba…” demesine rağmen öz çocuğuna inanmadın.

Sen, “çocuk yanlış anlamıştır. Hocaefendi böyle şeyler söylemez. Koskoca hoca, sadece İslam’ın hak olduğunu bilmeyecek değil ya…” diyerek evladını suçladın.

Televizyon ekranlarında Hocaefendi’nin sağında Papaz, solunda Haham olduğu halde, afiyetle yemekler yediğini görüp, yine iyiye yordun.

“Olsun Papaz ve Hahamlarla da yemek yenebilir” dedin. Yetmedi, ekranlarda Papaz ve Hahamlarla birbirlerine ilanı-aşk ettiler. “Bir hikmet vardır” dedin.

Ne Allah’ın emrini duydun, ne Peygamber’in ölçüsünü hatırladın. Velhasıl; diyalog dendi, hoşgörü dendi; bir milletin imanı böyle yendi.

Hiç birinde ayıkmadın, uyanmadın.

Yetmedi…

Peygamber imanın şartlarından çıkartıldı. İslam’ın tesettür emri, “füruat” denilerek yok sayıldı. ‘Örtü imanın ve İslam’ın şartlarından değil’ denilerek İslam’a darbeler indirildi.

Hepsini içine sindirdin. Bir gariplik olduğunu bile bile…

Bu sözlerin hepsinin, insanı küfre götüreceğini göre göre…

Seni uyaranların uyarılarına kulak tıkadın.

Sonra AKP geldi.

AKP çatısını neredeyse Peygamberin sancağı ilan ettin. Tüm BOP’tan icraatları “ilahi” buyruk gibi yorumladın. Irak’ta Haçlı askerlerine dua edilmesini duymazdan ve görmezden geldin.

Camilere pisleyen Coniler’in mataralarındaki suyu bile temin eden bu iktidara, bakışını hiç bozmadın. Ne yaptılarsa savundun, destekledin.

Zina suç kapsamından çıkartıldı, savundun. “Suç olarak kalsa zina olmayacak mıydı?” gibi bir mantıksızlıkla, ne kadar ölçüsüz olduğunu gösterdin. Domuz eti satışının serbest olmasının, yanlış olduğunu söylemeye dilin varmadı. İktidar kötülenmesin diye “domuzca” hareket ettin.

“Arap Baharı” furyası başlayınca, ABD-İsrail-AKP ile aynı safta ‘sap’ gibi durdun. Merhum Kaddafi’ye “kâfir” Obama’ya Müslüman dedin. Kaddafi, bir hayvana bile reva görülmeyecek işkencelerle, öldürülürken of çektin.

Safını bozmadın.

Sıra Suriye’ye gelmişti. İsrail’in korkulu rüyası Lübnan Hizbullahı’na desteğinden ötürü Esad’ın kellesi istendi. Küresel kelle avcıları Suriye’ye doluştular. Eli silahlı, dili tekbirli ‘çakma haçlı askerleri’ydi bunlar.

Desteklediğin iktidar, bunlara destek kapısını ardına kadar açtı. Teröristler Müslümanları öldürüp Esad’ın üstüne attılar. Sende inanıp bu fitneye alet oldun. İktidar teröristlere bir yandan yiyecek, bir yandan silah yolladı. Halen yollamaya devam ediyor. İşte tüm icraatlara şartsız destek oldun.

Görerek, bilerek…

Duydum ki, şimdi hayal kırıklığına uğramışsın. Peşinde koştuklarından birisi güç derdine düşmüş, birisi yolsuzlukları örtme derdine…

Diyormuşsun ki “bunlar nasıl liderler?”

E, be kardeşim!

Sende hiç mi hata yok?

Senin gönlündeki ve kafandakilerle bu liderlerle ne zaman örtüştü?

Bunlar ne olduklarını hiç gizlemediler ki?

Çünkü buna gerek duymadılar. İhtiyaçları olmadı. Ne verdilerse, sen hazmettin. Sen bunların yanlışlarını hep görmezden geldin. Takiyye’yi sen yaptın kabul et. Onlar oldukları gibi davrandı ama sen göründüğün gibi olmadın. Her halttan “hikmet” arayan sendin. Yenilen her naneye “hizmet” diyen sendin. Faize “kâr payı” diyen sendin.

Zalime mazlum, mazluma zalim diyen sendin.

Hiç kusura bakma, bu ikiliyi bu noktaya getiren de sensin.

Tüm bu icraatlara sebep olan da…

İşleri bu noktaya getiren sensin.

Yusuf KARACA

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.