SON DAKİKA

Plastik Top Gibi

Gündem Yazıları

Işıd’i Gösterip Kürdistan’a Razı Etmek

Bu haber 18 Ağustos 2014 - 10:32 'de eklendi ve 13 kez görüntülendi.

İsmail Özdemir

Irak’ta son haftalarda yaşanan gelişmeler şimdilik ülkenin belli başlı bölgelerini etkilese de, sonuçları itibarıyla bölgesel tüm denklemlerin sonucunu değiştirebilecek bir etkiye sahip olduğunu işaret ediyor.

IŞİD’in Suriye’nin ardından saldırılarını Irak’a taşıması ve özellikle Musul’u ele geçirmesi yeni yüzyılda Ortadoğu üzerinde hesap kuran herkes için mutlaka dikkat edilmesi ve tedbir alınması gereken bir gelişme oldu.

IŞİD, saldırılarını Türkmenlerin yoğun olarak yaşadıkları Irak Türkmen coğrafyası üzerine yoğunlaştırmışken sessiz kalanların, şimdilerde IŞİD’in Barzani kontrolündeki alanlara doğru harekete geçmesi ile bu örgüte karşı takındıkları statik tavırlarını birden bire dinamik bir hale çevirdiğini gördük.

Irak siyaseti için ABD’nin başını çektiği ülkelerin hali hazırdaki öncelikli gündemi IŞİD’in Barzani kontrolündeki bölgelere geçmesinin mutlaka önlenmesi yönünde.

Bunun için geride bıraktığımız günlerde ABD yönetimi, Erbil’e doğru ilerleyen IŞİD unsurlarına karşı hava harekatı düzenlediğini duyurdu.

ABD’nin Barzani’ye sağladığı bu askeri destek şimdilik netice vermiş olsa da IŞİD’in ilerleyişini durduramayacağı da görülmüş oldu.

Bir konunun altını çizmekte yarar var. Her ne kadar IŞİD, Irak’ın kuzey bölgesine doğru saldırılarını taşıyor görüntüsü verse de sonuç itibarıyla yaşanılanların, Kürt devleti kurma projesine doğrudan hizmet ettiği açık bir şekilde anlaşılıyor.

* * *

Bağımsız Kürt Devleti Projesinin Koşulları Oluşturuluyor

Bunun üç nedeni var:

Birincisi, Suriye üzerinde ilişkileri geride bıraktığımız aylarda gerginleşen PKK-PYD ve Barzani taraflarının, IŞİD karşısında aralarındaki anlaşmazlığı bir kenara bırakıp, daha da ileri gitmeleri ve IŞİD’e karşı ortak hareket etmeleridir.

Bu süre içerisinde hem Suriye’nin kuzeyinden hem de Kandil dağından çok sayıda PKK’lı terörist, Barzani ile beraber IŞİD’e karşı çatışmış, IŞİD’in Mahmur kampına yönelik başlattığı kuşatmayı durdurmuştur.

Sonraki günlerde Barzani’nin bizzat PKK’lı teröristlerle bir araya gelmesi ve Erbil’de Irak’lı komutanların ve ABD’li askeri danışmanların da içerisinde olduğu “ortak operasyon odası” bünyesinde bazı PKK’lıların da yer alması, kimi yorumcular tarafından Barzani ve PKK arasındaki anlaşmazlığın ortadan kalktığı ve bunun ileriki dönemlerde siyasi bir birlikteliğe dönüşebileceği değerlendirmelerine sebep olmuştur.

Hatta daha önce birkaç kez toplanması için girişimde bulunan ancak başarılı olunamayan “Kürt Ulusal Kongresi’nin” IŞİD saldırılarının püskürtülmesinin ardından, bu kez toplanabileceği de bu değerlendirmelere eklenmektedir.

* * *

ABD ve Avrupa PKK’ya Silah Yardımı Yaptı!

İkincisi, IŞİD’e karşı saf tutan Barzani’ye yönelik ABD ve Fransa öncülüğünde başlatılan sonrasında Fransa’nın da dahil olduğu ülkelerin yaptığı silah yardımları olmuştur.

Bugünlerde diğer Avrupa ülkelerine yapılan çağrılar bu ülkeler aracılığı ile yoğunlaştırılmış ve diğer bazı Avrupa ülkelerinin de benzer tarzda silah yardımı yapacağı duyurulmuştur.

Bu sırada Irak’ın kuzeyinden yayın yapan Basnews adlı haber ajansı da 14 Ağustos 2014 tarihinde Avrupa ülkelerinden ilk silah yardımının kendilerine ulaştığını belirtmiştir.[1]

Hatta kimi haberlere göre AB’nin destek grubunda “Türkiye’nin de aralarında” bulunduğu Ürdün ve Suudi Arabistan gibi ülkelerinde olduğu ifade edilmektedir.[2]

IŞİD’in ilerleyişi karşısında her yönden koruma altına alınmaya çalışılan Barzani’nin, kendisine ulaşan kimisi ağır ve son nesil olan silahları PKK ile paylaştığına yönelik bazı verilerde mevcuttur.

Mesela yine 14 Temmuz 2014 tarihinde BBC Türkçe servisinde yayınlanan ve IŞİD’e karşı çarpışanlardan olduğu ifade edilen üst düzey bir PKK’lı teröristin yaptığı açıklamada, ellerindeki silahlarını geliştirdiklerini, bu yönde Barzani ile dayanışma içerisinde olduklarını ve sonraki günlerde de silahlarını geliştirmeye devam edeceklerini açıklamıştır. [3]

Şimdilik silah yardımının hangi boyutta olduğu tam olarak bilinmese de yardım paketinin içerisinde sadece Barzani’nin değil, PKK’nın da elinin güçlenmesine neden olacak son nesil silahlar olduğuna yönelik işaretler vardır. Örneğin Vatan gazetesine dayanılarak servis edilen bir habere göre PKK’nın, ABD menşeli son nesil M82 Keskin Nişancı Tüfeği’ne bu süreç içerisinde sahip olduklarına işaret edilmektedir. [4]

PKK’nın elindeki silahları bu konjonktürel gelişmeyi kullanarak yenilemesi ve takviye etmesinin Türkiye için yaratmış olduğu risk ise ne yazık ki hesaplanmış değildir.

PKK silahlanırken, AKP iktidarından herhangi bir açıklama gelmemiştir. Sadece geride bıraktığımız haftalarda açılımdan sorumlu bakan olarak ünlenen Beşir Atalay “sürecin en iyi konumunda” olduğunu ilan etmiştir! [5]

* * *

ABD’ye Göre MHP Kürt Devleti Projesi’ni Engelliyor

Kürt devleti kurulması projesinin üçüncü belirgin göstergesi de ABD’nin tutumunda saklı. ABD yönetimi, Barzani ve Maliki arasında yaşanılan gelirlerin paylaşımı ve petrol konularında tavan yapan gerginliğin ardından Barzani’nin “bağımsızlık” ilanın karşısında olduğunu ilan etmişti. Ancak bunun nedeni ABD’nin böylesi bir fikre sıcak bakmaması değildir. Bilakis ABD Kürt devleti kurma projesinin Ortadoğu’nun yeni yüzyıldaki hatlarının en önemli ayağı olduğuna inanıyor. ABD’nin bu düşüncesinin bir sır olmadığının herkes farkında. Ancak bunun için “koşulların uygun olması” gerektiğine dikkat çekiyor.

Peki bu koşullar nelerdir? Bunun cevabını ABD’nin Kürt politikası konusunda önde gelen isimlerinden olan Henry Barkey’in açıklamalarında bulmak mümkün. 03 Ağustos 2014 tarihinde Hürriyet Gazetesi Vaşington temsilcisi Tolga Tanış’a, Irak’taki gelişmelerle ilgili değerlendirmede bulunan Barkey, Kürt devletinin kurulmasının ve hayatta kalmasının yolunun tek taraflı ilan şeklinde olamayacağını ancak diğer tarafların bu sonuca Barzani’yi itmesi gerektiğini söylemiştir.

Barkey’e göre Barzani’nin bunu başlatması başta Irak’ta yaşayan Araplar olmak üzere, diğer bölge ülkelerinin de tepkisini doğuracaktır. Buna dikkat edilmemesi halinde de yaşanacakları “Ayrılacaksan bunu başlatan sen olma, seni başkaları buna itsin. Çünkü sen başlatırsan, Arap ülkeleri mesela ‘Arap topraklarını alıyorlar, Arap petrollerini alıyorlar.’ diye bakacak. Yeni Kürdistan doğar doğmaz bir sürü düşman edinmiş olacak. Halbuki Irak’ın beraberliğini sen sağlamaya çalıştıktan sonra çözülürse kimse Kürtleri haksız bulmayacak ve bağımsızlık daha yumuşak karşılanacak” şeklinde ifade etmektedir. [6]

Burada bir parantez açarak Barkey’in aynı açıklaması içerisinde, Kürt devletinin hayata geçmesinin zorluklarından bahsederken MHP’nin duruşunun Türkiye’nin ve dolayısıyla bölgenin konumunu etkilediğini de belirtmek gerekir. Barkey’e göre MHP’nin yürüttüğü politika ile Türk kamuoyunun Kürt devletine sıcak bakmadığı ve bunun Kürt devleti kurulması projesinin tehdidi arasında yer aldığı açıkça ima edilmektedir.

* * *

IŞİD’in Asıl Amacı Nedir?

Tüm bu gelişmeleri üst üste koyduğunuzda, Irak’ta da kendisini gösteren IŞİD’in asıl amacının Kürt devletinin kurulmasına yönelik paravan olarak çalışan bir terör örgütü olduğu ortaya çıkıyor.

Zaten örgütün lideri konumundaki Bağdadi’nin Mossad ajanı olduğu yönündeki iddialar, ABD’nin eski başkan adaylarından ve hali hazırdaki senatörlerinden John McCain ile katıldığı bir toplantıda açıkça görülmesi ve adı ABD’nin küresel dinleme skandalıyla ünlenen eski NSA ajanı Snowden’in de IŞİD’in arkasında ABD, İsrail ve İngiltere’nin olduğunu belirtmesi, buğulu halde olan fotoğrafın netleşmesini sağlamaktadır.

Anlaşılıyor ki yeni yüzyılda küresel sistemin en büyük tehdidi olarak terör örgütlerini gören ülkeler, aslında terör örgütleri aracılığı ile projelerini hayata geçirmeyi amaçlıyorlar.

Türkiye bu cendere içerisinde ne yapacak? Bunun cevabı ülkemizin geleceği için mühim.

AKP ile bu projeye hizmet edildiği artık taraflı tarafsız herkesin ortak görüşü.

Belli ki Kürt devleti projesini hayata geçirmek isteyenler Türkiye’yi buna ikna etmek, kamuoyunu hazırlamak için olağanca gayretleri ile çalışıyorlar. Ancak MHP var oldukça bunda muktedir olamayacaklarını, Devlet Bahçeli liderliğindeki MHP’nin Kürt devleti projesinin en büyük engelleyicisi olduğunu açıkça ifade ediyorlar.

Dolayısıyla MHP’nin başında olduğu bir Türkiye, bölgedeki aktörler, yaşanılanlara dolaylı veya doğrudan taraf olan ülkeler nezdinde tüm bölgesel denklemlerin silinip yeniden yazılması mecburiyetini doğuracak, tarihin akışını değiştirecek, dahası bölgemizde yaşanan şiddet ve kaos ortamının son bulmasını sağlayabilecek bir potansiyele sahiptir.

Bu açıdan bakıldığında, MHP sadece Türkiye ve Türk Milleti’nin değil, tüm Türk-İslam coğrafyasının ümididir.

Farkındamısınız?

Kaynaklar:

1- Bas Haber, Avrupa Ülkerlinin Askeri Yardımı Kürdistan’a Ulaştı, http://basnews.com/tr/News/Details/Avrupa-ulkelerinin-askeri-yardimi-Kurdistan-a-ulasti/30381

2- Al Jazeera Türk, AB’de Peşmerge Toplantısı, http://www.aljazeera.com.tr/haber/abden-kurtlere-silaha-yesil-isik

3- BBC, PKK Komutanı IŞİD’e Karşı Savaşı Anlattı, http://www.bbc.co.uk/turkce/haberler/2014/08/140814_pkk_isid.shtml

4- Milliyet, PKK’ya Keskin Nişancı Silahı Takviyesi, http://www.milliyet.com.tr/pkk-ya-keskin-nisanci-silahi-/dunya/detay/1926171/default.htm

5- İnternethaber, Beşir Atalay Açıladı! İmralı Görüşmeleri İçin Kritik Karar, http://www.internethaber.com/besir-atalay-acikladi-imrali-gorusmeleri-icin-kritik-karar-706999h.htm

6- Hürriyet, Tolga Tanış, Kürdistan Meselesi, http://sosyal.hurriyet.com.tr/Yazar/197/Tolga-Tanis/41430/Kurdistan-meselesi

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.