SON DAKİKA

TÜRK MİLLETİ

Gündem Yazıları

METAL YORGUNLUĞU?

Gündem Yazıları

IŞİD, PKK, PJAK, PYD Hepsi Aynı Kavağın Kaşığı

Bu haber 13 Haziran 2014 - 10:08 'de eklendi ve 10 kez görüntülendi.

Neval KAVCAR

Dış ve iç politika birbirine çakışmalı. İktidarlar Türk Milli menfaatini korurken, komşularla da iyi geçinmeli. İyi geçinmeli kelimelerinin içi elbette karşılıklı menfaate dayanıyor.

AKP iktidar olduğundan beridir ‘çözüm’ deyip durdu. Çözüm ne kardeşim, fazla sorma karışır, dediler. ‘Kürt Açılımı ne?’ den ırkçı mısın, yoksa Ergenekoncu mu? Atılan adımları sadece Erdoğan ve yakın çevresi bildi. Demokrasinin en basit gereği, muhalefete bilgi verme gereğini duymadılar.

Her iş Arap saçına döndü mü? Döndü. Esad’la samimiyken, bir gecede Esad katil oldu. Kim istedi bunu? ABD elbette. Kürt açılımını kim tavsiye etti? ABD. ABD ile girilen çuvaldan, başına iş gelmeden çıkmak mümkün mü? Değil tabii.

Bir milyonun üzerinde Iraklı Müslümanı öldüren, tecavüz eden, sakat bırakan ABD ve koalisyon güçlerine ‘sağ salim geri dönmesi için duacı olan’ Erdoğan’ın Türkiye’sine de bu işlerin faturası kesilir değil mi?

İki yıldan fazladır, Suriye’de yüzbinlerce insanı öldüren adları muhalif olan vahşi batının paralı gurkalarının sınırlarımız içinde bulunduğu, onlara destek verildiği, Müslüman coğrafyada akan kanın vebalinin basın önünde camiye girmekle ödenmeyeceğini Müslüman olan herkes bilir. Kul hakkı basit bir şey değil. Hele can kaybı da varsa işin içinde.

Diyarbakır, Lice’de şanlı bayrağımızı indiren PKK ve ona açılımla yüz veren Erdoğan’ı konuşmağa fırsat bulamadan, daha doğrusu milletin ‘suçlu AKP iktidarı’ diye düşünmesine fırsat verilmeden, IŞİD denen caniler örgütü Musul’da Türkmenlere saldırdı. Tuzhurmatu’da ikisini öldürdüler. Tabi kaç iki o da meçhul?

Washington, Rusya’ya rağmen Suriye’de kıpırdayamayınca, ‘Büyük Kürdistan’ın’ Irak ve Türkiye parçalarını harekete geçirmeyi planlar gibi stratejiye geçti. Irak Türkmenlerini de, Musul ve bilhassa Kerkük’ten nüfus yolu ile püskürtemeyince devreye yeni katiller sürüsü IŞİD’i soktukları görülüyor.

Irak resmi ordusunun, IŞİD’e engel olmaması o tezi kuvvetlendiriyor. Irak, önümüzdeki dönem resmen parçalara ayrılmaya başlayacak demektir bu. Saddam heykelini iştiha ile yıkan çapulcular, turpun büyüğünü canları ile ödeyecekler demektir bu.

Musul başkonsolosluğunu basıp, diplomatların rehin alınmasının altında yatan Erdoğan’ın söz verip de yapmakta geciktiği hareket sebebiyle olabilir. Meselâ Kürt açılımında, Anayasa’yı değiştirip ‘Sözde Kürdistan’ın’ Kuzey Kürdistan diye adlandırılan Türkiye parçasına yasal özerkliği başaramadı Erdoğan. Sonra Öcalan hâlâ hapiste. PKK’nın hareketlenmesinin bir sebebi de müzakerelerde verilen sözlerin tutulmayışı diyor PKK.

AKP ise suskun. Öcalan kartı üzerinden, her zaman olduğu gibi PKK’yı tavizlerle durdurmaya çalışıyor. Almaya alışmış caniler sürüsü, hele ki tasmaları ABD’nin elinde iken ne zamana kadar bekler? Erdoğan öyle görünüyor ki, elini verdi kendini kurtaramıyor.

Her bakımdan sonunu getirebilir bu. Türkiye’nin menfaatini öne çıkarmak ve milli iradeye güvenmek yerine, yabancı el tutmanın bedeli topluma da çıkabilir. Seçmenin gözünü kapayıp, kulağının üzerine yatması, üç beş kuruşa mecburiyetten tav olmasının bedeli bakalım ne olacak?

Osmanlı bakiyesi topraklarda, yüz yıldır akan kan durmuyor.

Vahşi batı, her otuz yılda bir kartları baştan karıp, sınırları kendi menfaati doğrultusunda yeniden çiziyor. Türkiye gibi ülkelere de piyon olmak düşüyor.

Türkiye’nin içte – dışta zor duruma düşüren AKP iktidarının istifa etmesi ya da Cumhurbaşkanı Gül tarafından görevlerinden alınmaları icap eder. Bunu yapacak bir makam var mı?

O halde işimiz Allah’a kaldı ey Millet!

***

“MUSUL BAŞKONSOLOSLUĞU’NDA HER TÜRLÜ ÖNLEMİ ALDIK” – DIŞİŞLERİ BAKANI AHMET DAVUTOĞLU

AKP iktidarının her işi böyle. Ne olup bittiğini anlayabilmek için söylediklerinin tersinin olduğunu düşüneceksiniz. Musul içinde durum böyle.

Aslında Musul’un, Tuzhurmatu’nun seçilmesi ve Esad’ın da seçilmesi, Irak üzerinden, içinde Türkiye’nin olduğu yeni oyun mu başlatılıyor diye de düşündürmeli.

Lice’de indirilen bayrak, Musul başkonsolosunun kaçırılması, Türkiye’nin trajik halinin göstergesi. Konsolosluk Türk toprağı demektir. Teröristler, Türk Toprağını basıp başka bir devletin elçilerini kaçırmıştır.

Bu durumda AKP iktidarı ne yapar? İçişleri Bakanlığından müfettiş yollar bölgeye. Sonra ağır cezadan dava açar IŞİD’e. Başbakan çıkıp konuşur ‘bizi çekemiyorlar, çok ilerlemiştik’ diye.

IŞİD Musul’u ele geçirdiğinde yapılması gereken toplantı, başkonsolos kaçırıldıktan saatler sonra Çankaya’da başlayacaktı bu satırları yazarken.ı. Bir şey çıkar mı? Siz söyleyin. TSK bunca örselenmese, şimdi Musul Kerkük’e girilse olmaz mıydı?

Habertürk’te tarihin arka odasını seyrederken, konuk olarak bulunan Dr. Necdet Özgenel “Biz Türklerin yurt edindiğimiz bu coğrafyada kalıcı olacağımızı zannetmiyorum. Bu cehaletle, bu bilgisizlikle bu topraklarda hüküm sürmemize izin vermezler” dedi.

Moral bozucu. Oysa inanç olarak, fikir, kültür olarak ilimde, sanayide, ekonomide nal topladığımız, çökme gürültüleri duyulduğu halde AB ne derse yapmayı çağdaşlık olarak gördüğümüzden işin sonucu belli değil mi?

301 canın yitirilmesinden sonra geçiştirmeci yasalar ve aldatmaya dönük kavram karmaşasından sonra bile, iktidarın oy oranının %40’larda durmasının sorumlusu aynı zamanda olup biteni çözme kabiliyetini kaybetmiş vatandaştır.

***

Özetle AKP iktidarının cevaplaması için önerge veriyorum. J

· MİT müsteşarı Hakan Fidan Musul’da ne olup bittiğini öğrenememiş mi?

· Musul başkonsolos’u yaklaşan Cumhurbaşkanlığı seçimi kadar kendi güvenliklerini niye düşünmedi?

· Rehin alınan özel harekâtçılar için ne denmeli? Asıl meslekleri güvenlik değil mi acaba?

· AKP iktidarının, Barzani’den destek istediği doğru mu? Türkiye’nin, Türk toprağı konsolosluk için kendi atacağı durum yok mudur?

· Musul’un el değiştirmesine, bölgenin Kürdistan sınırları içine çekilme hamlesine Türkiye’nin yardım ettiği doğru mu?

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.